Anahtar kelimeler: Yanılma Yolunun İtiraza Merciinin Merciince Müdafinin Görüşü Kaldırmayacağından İhlali Başvuranın

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.ŞİKAYETÇİ
: ...SUÇLAR
: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İade, onama, bozmaI- Sanığın mala zarar verme suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun ██████. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık müdafinin temyiz istemi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin Tebliğname'ye uygun olarak mahalline İADESİNE,II- Sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Suç tarihinin karar başlığında 17.02.2016 yerine 17.05.2016 olarak gösterilmesi suretiyle yapılan maddi hatanın mahallinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiştir.Sanığın hırsızlık suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;Sanığın, şikâyetçinin iş yerine girerek tablet, deri ceket gibi değerli eşyalarla birlikte haksız olarak ele geçirdiği kasa anahtarı ile kasayı açıp içinden para çalma eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d kapsamında kalan suç ile birlikte aynı zamanda 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h kapsamında kalan bina dahilinden hırsızlık suçunu da teşkil ettiği sanığın 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h,d maddelerine göre cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi, sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,III. Sanığın iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulun hükmün yapılan incelemesinde;Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;1. Sanık hakkında iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesinin uygulanması istenmediği halde 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden anılan madde uygulanarak savunma hakkının kısıtlanması,2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddesi uyarınca belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 119/1-c maddesi uyarınca bir kat arttırım yapılırken cezanın 2 yıl 12 ay hapis cezası olarak belirlenmesi gerekirken 3 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.