Anahtar kelimeler: Büro Bürosunun Eylemden İlamsız Yazildiği Arabuluculuk Borca Görüşmede Borçlular Ödenmeyen

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu aleyhine kaçak elektrikten kaynaklanan ödenmeyen elektrik kullanım bedelinin tahsili için Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı dosya kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlular tarafından yasal süresi içerisinde takibe ve borca itiraz edildiğini, bu kapsamda arabuluculuk sürecine başvuruda bulunulmuş olup, İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun ...... Büro Numarası ve .....Arabuluculuk Dosya Numarası ile yapılan görüşmede "ANLAŞMAMA" şeklinde arabuluculuk sürecinin tamamlandığını, ancak borçlu tarafından haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz edildiğini, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasının dayanağı ...... Seri Nolu 06.03.2024 Tarihli Kaçak /Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı ile bu tutanağa bağlı olarak düzenlenen 18.03.2024 son ödeme tarihli 230.774,21 TL. bedelli ve 18.03.2024 son ödeme tarihli 335.918,52 TL.bedelli fatura düzenlendiğini, borçlunun EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42.maddesi 1/c bendine göre "..ilgili kullanım yerinde sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanıldığı.." tespit edildiğini, davalının ticarethanesinde kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, bu kapsamda kaçak elektrik tespit tutanağı tutulduğunu ve usulüne uygun olarak tahakkuk düzenlendiğini, kaçak elektrik sebebiyle düzenlenen tahakkuka rağmen herhangi bir ödeme olmaması sebebiyle icra takibi açıldığını, davalı borçlunun icra takibinde talep edilen borca ve ferilerine ilişkin itirazların haksız olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 26.maddesinin 1-a.fıkrasında “Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak , perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi’’ hükmünde belirtildiği üzere davalı borçlunun kaçak elektrik tüketmiş olup 28.maddede belirtilen esaslara uygun olarak tutanak ve tahakkuklar hazırlandığını, buna rağmen aynı yönetmeliğin 31.maddesinde belirtildiği üzere; “ödeme bildiriminde yer alan son ödeme tarihine kadar ödemekle yükümlüdür.” hükmünün hiçbir şekilde yerine getirilmediğini ve dava konusu olan icra takibinin açılışına sebebiyet verdiğini iddia ederek; tensiple beraber, davalı borçluların mallarına tedbir amaçlı öncelikle teminatsız olarak, Mahkeme aksi kanaatte ise teminat sunulmak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesine, borçlunun Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyada yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile asıl alacağa uygulanan %54,00 yıllık ( ve 6183 Sayılı Yasa gereği değişecek oranlar üzerinden) gecikme zammı, işbu gecikme zammına işbu gecikme faiz tutarına işleyecek %20 KDV (değişen oranlarda) ile birlikte takibin devamına, haksız ve mesnetsiz kötü niyetle takibe itiraz ederek takibi durduran borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesine, Mahkeme masrafı ile ücret-i vekaletin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...... yönünden husumet itirazları bulunduğunu, dava konusu ..... abone numaralı sayacın tüzel kişilik olan ..... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketine ait olduğunu, müvekkiline karşı iş bu takibin başlatılmasının kötü niyetli olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkiline ait " ..... Mah. ..... Cad. NO:5 İstanbul " adresinde bulunan ..... abone numaralı sayaca, ..... Elektrik Dağıtım yetkilileri tarafından kaçak elektrik tutanağı düzenlendiğini, bahse konu kaçak elektrik tespit tutanağının tamamen, mesnetsiz ve haksız çıkar sağlamaya yönelik gerçek dışı iddialar sonucu düzenlendiğini, kaçak elektrik tespit tutanağında ileri sürülen hususların ve istemlerin hiçbirinin kabule mümkün olmadığını, müvekkilinin, sayacın bulunduğu iş yerinde düğün davet ve organizasyon işi ile uğraşmakta olup işyerindeki tüm organizasyon aşamasının elektrik enerjisi ile çalışmakta olduğunu, davacı taraf çalışanlarının 29.01.2024 tarihinde müvekkili şirketin şubesinin bulunduğu ..... Mah. ..... Caddesinde bakım onarım çalışması yaptığını, yapılan çalışma esnasında müvekkili şirkete ait elektrik panosu ve jeneratörlerinde yanma, arıza ve hasar meydana geldiğini, oluşan hasarın davacı şirket ile paylaşıldığını ve davacı şirket tarafından arızanın kendi çalışmalarından kaynaklı olduğunun tespit edilip kabul edildiğini, davacı kurumun oluşan hasarın tamirinin yapılması ve hasar faturasının da kendisine iletilmesini istediğini ve bunun akabinde de müvekkili şirket tarafından onarım çalışmaları yaptırıldıktan sonra hasarın davacı tarafa fatura edildiğini ve davacı tarafça da müvekkiline fatura tutarlarının 08.03.2024 tarihinde ödendiğini, daha sonrasında 07.03.2024 tarihinde (ödeme yapılmadan önceki gün) davacı şirket çalışanlarının müvekkili işyerine geldiklerini ve giriş katta bulunan sayıcı kontrol ederek buradaki bir kablonun yandığını bunun tamir edilmesi gerektiğini belirtip oradan ayrıldıklarını, müvekkili şirket yetkilisi tarafından tamiratlar yeni yapıldığından bu tamiratları yapan elektrik ustasının hemen çağrıldığnıı ve ilgili kablonun tamirinin aynı gün içerisinde yapıldığını, yanan kablonun tamiratı yapıldıktan sonraki gün yani 08.03.2024 tarihinde müvekkili şirket yetkilisine kaçak elektrik kullanımdan dolayı da toplamda 566.692,73 TL' lik kaçak kullanıma ilişkin iki ayrı mesaj geldiğini, müvekkilinin bunun akabinde davacı kuruma giderek bir yanlışlık olduğunu kaçak kullanımın söz konusu olmadığını ve gelen ekiplerin kendisine bu durum ile ilgili herhangi bir bilgi vermediğini ve herhangi bir işlem yapmadığını belirttiğini, fakat müvekkilinin yapmış olduğu bu başvurunun sonuçsuz kaldığını, davacı kuruma başvurunun sonuçsuz kalması akabinde davacı kurum tarafından müvekkilinin elektriklerinin kesildiğini, daha sonrasında taraflarınca öncelikle elektriğin tedbiren açılması için İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... D.İş sayılı dosyası ile dava açıldığını ve teminat karşılığında davanın kabulüne karar verildiğini, daha sonrasında da süresi içerisinde müvekkili şirketin borcunun bulunmadığının tespiti için İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını ve halen derdest olduğunu, müvekkili şirketin uzun yıllardan beri ..... Elektrik Dağıtım A.Ş. abonesi olup düzenli bir şekilde faturalarını ödemekte olduğunu, ödenen elektrik faturalarının incelendiğinde tutarlı olacağının anlaşılacağını savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; Kaçak elektrik kullanım bedeline dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; " kaçak elektrik kullanım bedeline dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, davalının işyerinde kaçak elektrik kullanılıp kullanılmadığı, davacı tarafından tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin yerinde olup olmadığı " hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
6100 sayılı Yasa’nın “Davaların Birleştirilmesi “ başlıklı 166. maddesinde :
“(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.
(2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.
(3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.
(4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.
Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Mahkememize açılan işbu dava ile İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı davası arasında hukuki sebep ve deliller yönünden bağlantı bulunduğu, ayrıca konu birliğinin mevcut olduğu, dayanılan delillerin ve maddi vakıaların müşterekliğinin delillerin birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği, yapılacak değerlendirme sonucunda dosyalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve taraf vekilleri tarafından birleştirme talep edildiği anlaşılmakla usul ekonomisi de nazara alınarak HMK.nun 166/2, 4 madde ve bendleri uyarınca mahkememiz dosyasının, daha önce açıldığı anlaşılan İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememiz dosyası ile İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan mahkememiz dosyasının daha önce açıldığı tespit olunan İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Mahkememiz esasının birleştirme nedeniyle KAPATILMASINA,
3-Yargılamanın İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE,
4-Birleştirme kararı verildiğinin HMK 166/3 maddesi uyarınca derhal İstanbul ..... ATM'nin ...... Esas sayılı dosyasına Uyap üzerinden bildirilmesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile davalı vekilinin huzurda yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024
Katip
Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!