Anahtar kelimeler: Adavacı Gözaltı Tutukluluk Görüşü Koruma İstemlerinin Tedbirleri Sınırının Kesinlik Neticesinde
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., ████████ K.
    DAVA
    : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
    HÜKÜM
    : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
    İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
    A.Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
    Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 238.130,00 TL olduğu; haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunan davacı lehine İlk Derece Mahkemesince 5.310,17 TL maddi, 7.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi üzerine kararın davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi nedeniyle, reddedilen toplam 20.000,00 TL tazminat miktarının davacı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ile reddedilen tazminat miktarına göre davacı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
    B.Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
    Davalı vekili, davacı tarafın temyiz dilekçesinin kendisine tebliği üzerine süresinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin sebeplerini bildirerek temyiz isteminde bulunmuş ise de, davalı tarafın temyiz isteminin, esasen davacı tarafın temyiz istemine bağlı olarak doğan tamamlayıcı temyiz dilekçesi mahiyetinde olduğu, bu kapsamda, davacının temyiz talebinin miktar bakımından kesin olması nedeniyle reddine karar verilmesi karşısında, davalı tarafın katılma yoluyla hükmü temyiz etmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    10.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!