Anahtar kelimeler: Süreç Görüşü Hukukî Koruma Tedbirleri Bendi Neticesinde Hmknın Geçildi Sayisi
12. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    DAVA
    : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
    HÜKÜM
    : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu belirlenmiştir.
    6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki davacı vekilinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    İlk Derece Mahkemesince davacının haksız infaz nedeniyle 150.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunan davacı lehine İlk Derece Mahkemesince 18.919,38 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi üzerine kararın davalı vekili ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının 11.856,54 TL'ye, manevi tazminat miktarının 50.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının ve vekalet ücretinin az olduğuna, ilişkindir.
    Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna, ilişkindir.
    III. DAVANIN KONUSU
    İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ Esas - ███████ Karar sayılı ceza dosyasında davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yapılan yargılama neticesinde 5 yıl hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 21.07.2011 tarihinde kesinleştiği ve 09.09.2011 - 31.01.2013 tarihleri arasında 510 gün infaz gördüğü, davacının mahkumiyet kararının kendisine tebliğ edilmemesi sebebiyle temyiz süresini kaçırdığına ilişkin beyanı ile birlikte temyiz talebinde bulunduğu, temyiz incelemesi neticesinde mahkumiyet kararının bozulduğu, bozma üzerine Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ Esas - ████████ Karar sayılı ceza dosyasında yapılan yargılama sonunda davacının beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 26.05.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının indirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan ret kararı verildiği anlaşılmıştır.
    IV. GEREKÇE VE KARAR
    A. Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden;
    Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 107.090,00 TL olduğu ve davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 61.856,54 TL olması nedeniyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle;
    Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
    B. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
    Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
    Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    20.01.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!