Anahtar kelimeler: Knowhow Dizaynı Mağaza Mutabakata Kadıköy Sınai Boyunca Adreste Görüşme Fikri

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 16.02.2019 tarihinde müvekkili şirkete başvurarak öncelikle müvekkili şirketin markası, mağaza dizaynı ve know-how vb. ile ilgili olmak üzere görüşme talep ettiğini, yapılan görüşme sonrasında mutabakata sağlanarak 06.03.2019 tarihinde “...” markasının .../Kadıköy adresinde davalının tayin ettiği adreste davalı tarafından 5 yıl boyunca kullanılmasını ve benzeri hak ve yükümlülükleri içeren “Franchise Sözleşmesi” akdedildiğini, müvekkilinin sözleşmesel yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak davalı tarafın sözleşmesel yahut yasal olarak hiçbir dayanak öne sürmeden ihlale yöneldiğini, mağazasını açmamaya ve müşteri şikayetlerine neden olmaya başladığını, devam eden süreçte ödemelerinde temerrüde düştüğünü ve icra takibine sebebiyet verdiğini ve öncesinde mağazasında sürdürme yükümlülüğü bulunan faaliyetlerini tek taraflı olarak sözleşmeye aykırı şekilde sonlandırdığını, davalının müvekkilinden aldığı malzemeler ile bir kısım ödemlerinde temerrüde düşmesi nedeniyle hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borcun davalı tarafından ödenerek dosyanın kapatıldığını, davalının sözleşmeyi ihlale yönelen davranışlarının çekilmez hal alması nedeniyle müvekkili tarafından 04.08.2020 tarihinde Kadıköy ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ilk olarak ihlal edilen sözleşmesel yükümlülükler ile ödemelerin davalının kendisine hatırlatıldığını, işbu sözleşmeye aykırılığın giderilmesi amacıyla 15 günlük süre tanındığını, tüm bu süreler içerisinde ahde vefa ilkesine aykırı olarak ihlalini sürdüren davalıya durumun hal ve koşulları gereği yeterli süre tanınarak beklenildiğini ancak kötü niyetli tutumun sürmesi nedeniyle 06.10.2020 tarihinde Kadıköy ... Noterliğinin ... numaralı ihtarnamesi ile davalının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiğini, feshin haklı olduğunu, davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalının kötüniyetli tutumlarına karşılık müvekkilinin iyiniyetli olarak reklam ve tanıtım faaliyetlerini yürüttüğünü, davacının sözleşmeye güvenerek yükümlülük altına girdiğini, davalının haklı nedenle fesihten dolayı cezai şart, olumlu zarar/mahrum kalınan kardan sözleşme kapsamında sorumlu olduğunu beyanla, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı olarak feshi sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000TL cezai şart, 3.000TL mahrum kalınan karın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşıldı.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Sözleşmeyi ihlal eden tarafın davalı olmadığını, diğer hususlarda sorunların kaynağının davacı şirket olduğunu, davalı gibi onlarca kişinin mağdur olduğunu, zarara uğradığını, taraflar arasındaki sözleşmenin yapıldığı günden bu yana müvekkilinin sözleşmede ve dava dilekçesinde belirtildiği şekilde bir destek almadığını, davacının dönemin gerektirdiği rekabet şartlarına ayak uydurmaması ve gerekli yenilikleri yapmaması sonucu zarara uğradığını, davacının adresinin görüleceği üzere plaza olduğunu, fabrikanın olmadığını, kendisinin dahi bu işi bıraktığını, yaklaşık 100 kişiye yakın işbu davaları açarak ne kurtarsam kardır mantığı ile bu davaların ikame edildiğini, davacının pazarlamaya yönelik yeni ürün ve satış yolları geliştirmediği, gerekli yatırım ve tanıtımları yapmadığını, davacının müvekkili de dahil olmak üzere pek çok şirkette dava ve takip açtığını, bu şekilde ihmalkarlığının sonucu olan zararı isim hakkı verdiği esnaf ve tacirlerden aldığı tazminatlarla karşılama yoluna gittiğini, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen tanıtım ve reklamların yetersiz olduğunu, davacının iddia ettiği gibi sözleşmenin haklı nedenle feshedilmediğini, dolayısıyla cezai şart talep edemeyeceğini, davacının denetleme ve destek yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bununla birlikte şubelerde bulunması gereken demirbaşlar ve ürünlerin piyasa fiyatının çok üzerinde fahiş fiyatlarla müvekkiline satıldığını, müvekkilinin bu ürünleri almak zorunda bırakıldığını, isim hakkı tanına şubelerde belli bir standardın sağlanmadığını, şubelerin asıl iş konusu olan lokma ürünleri satmaya zorlandığını, müspet zararın söz konusu olmadığını, müvekkilinin zarar ettiği bilinmesine rağmen ödeme talep edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme şartları incelendiğinde müvekkiline ağır sorumluluklar yükleyen maddelerin yer aldığının görüleceğini, tarafların sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde sözleşmenin konusunu belirlemekte özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğunun söylenemeyeceğini, diğer bir ifade ile Anayasa'nın ve BK'nun anılan hükümleri gereğince sözleşme özgürlüğünün sınırlarının çizildiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.MAHKEME KARARI; İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2024 tarihli ████████ E- ████████ K sayılı kararıyla; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, -85.000,00 TL cezai şartın dava tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -3.000,00 TL olarak talep edilen zarara ilişkin talep bakımından davanın reddine, karar verilmiştir.İSTİNAF BAŞVURUSU; Davalı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; mahkemece alınan █████/2022 tarihli ve █████/2022 tarihli bilirkişi raporlarının müvekkilinin lehine olmasına rağmen gerekçeli kararlarda bu bilirkişi raporlarına yer verilmediğini, heyette sektör bilirkişisi bulunmasına rağmen görüş bildirmediğini. -Mahkemenin davacının haksız olduğunu, müvekkilinin satışlarının düşmesinde ve zarar etmesinde davacının rol aldığını, davacının sözleşmeyi açıkça ihlal ettiğini tespit edemediğini, sözleşmenin davacının iddia ettiği gibi haklı nedenle feshedilmediğini, dolayısıyla cezai şart talep edilemeyeceğini, sözleşme şartlarını davacının ihlal ettiğini. -█████/2022 tarihli raporda, bilirkişinin müvekkilinin sorumlu olmadığını, kar elde edemeyeceğini, zarar eden şirketin zorla çalıştırılamayacağını ifade ettiğini, bilirkişi raporunda sözleşmeye göre davacının 5 km çapında alanda şube açmamayı taahhüt ettiğini beyan ettiğini, dosyaya navigasyon çıktısı ibraz ettiklerini, müvekkilinin BK hükümleri ve Anayasaya göre işletmeyi açık tutma zorunluluğunun bulunmadığını. -Mahkemenin belirtilen hususları incelemediğini, davacının pazarlamaya yönelik yeni ürün ve satış yolları geliştirmediğini, gerekli yatırım ve harcamayı yapmadığını, müvekkili de dahil pek çok şirkete dava açtığını, davacının yaptığını ileri sürdüğü tanıtım ve reklamların yetersiz olduğunu, denetleme ve destek yükümlülüğünü yerine getirmediğini, şubelerde bulunması gereken demirbaş ve ürünlerin piyasa fiyatının çok üzerinde fahiş fiyatla müvekkiline ve şubelere satıldığını, müvekkilinin asıl iş konusu lokma dışında ürünler satmaya zorlandığını. Davacının müspet zararının bulunmadığını, müvekkilinin zarar ettiğinin bilinmesine rağmen ödeme talep ettiğini beyanla mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilesini talep etmiştir. Davacı vekilinin istinaf dilekçesine cevabında; mahkemece sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin, cezai şart talebinin haklı olduğunun ve davalının yükümlüklerini yerine getirmediğinin tespit edildiğini, istinaf başvurusunun reddi gerektiğini beyan etmiştir.GEREKÇE; Davanın taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin haklı olarak feshedildiği iddiası ile, cezai şart ve tazminat talebiyle açıldığı, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.Davanın ilk olarak İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında açıldığı, mahkemece █████/2022 tarihli ████████ Karar sayılı kararla, Franchise Sözleşmesinin incelenmesinde, davacının tescilli markası olan "..." markasını davalıya kullandırdığı gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın taraflardan birinin süresinde talep etmesi halinde görevli İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, kararın taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmaması üzerine █████/2022 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin talebi üzerine İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır. Franchise Sözleşmeleri somut uyuşmazlıkta olduğu gibi, karma nitelikli sözleşme olup içeriğinde franchise verenin hak sahibi olduğu markanın yada başka bir sınai mülkiyet hakkının kullanılmasına ilişkin lisans sözleşmesi bulunduğu gibi, taraflara yüklenen edimlerin niteliğine göre satış ve hizmet ilişkisini de barındırmaktadır. Bir uyuşmazlığın Franchise Sözleşmesinden kaynaklandığı durumlarda, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin her halde görevli olduğu söylenemeyecektir. 6769 Sayılı SMK'nın "Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 156/1 maddesinde; " Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir..." hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda, davaya konu uyuşmazlığın nereden kaynaklandığına bakılarak mahkemenin görevli olup olmadığının değerlendirilmesinin gerekecektir. (bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2014 tarihli █████████ Esas-█████████ Karar sayılı kararı) Somut uyuşmazlıkta, davacının sözleşme gereğince edimlerini yerine getirmediğinden haklı sebeple feshedildiğini ileri sürerek, cezai şart ve müspet zararının tazminini talep ettiğinden, sözleşme gereğince davacının “...” markasından kaynaklı bir ihlal iddiasında bulunmadığı, davalının işyerini açmadığı, müşteri şikayetleri geldiği ve ödemelerini aksattığının ileri sürüldüğü anlaşılmakla, yargılamanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilerek, bu hususun HMK 1., 114/1-c Maddesi gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, istinaf başvurusunun HMK 355. maddesi gereğince resen gözetilen sebeplerle kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1-a-3. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın görevsizlik kararı verilmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2024 tarih, ████████ E. ████████ K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2025