Anahtar kelimeler: Acentecilik Fesihnamesi Davatazminat Hizm Acentelik Aşden Elinden Mağduriyete Feshettiğini Akdedilen

T.C.
İSTANBUL11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:... EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2023KARAR TARİHİ
:█████/2024Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 06.03.2015 tarihinde imzalanan acentelik sözleşmesinin, davalı şirket tarafından 24.10.2022 tarihinde .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı fesihnamesi ile herhangi bir gerekçe gösterilmeden feshettiğini, bu fesih ile müvekkili şirketin tüm yetkileri elinden alındığını, maddi olarak büyük bir mağduriyete sebep olunduğunu, ... Sigorta Aracılık Hizm. Ltd. Şti, Acentelik hizmetleri verdiği dönemde sorumluluklarına uygun hareket ederek kusuru olmaksızın faaliyet gösterdiğini, davalı şirket lehine müşteri çevresi oluşturduğunu, davalı ile akdedilen Acentecilik Sözleşmesi kapsamında ... Sigorta A.Ş.'den müvekkili şirkete portföy devredilmemiş ve müvekkili şirket kendi çabasının sonucunda müşteri çevresini sıfırdan oluşturmuş olduğunu, bu yeni müşteri çevresi yılda bir sigorta sözleşmesini yenileyerek sürekli müşteri haline geldiğini, 7,5 yıllık üretim raporundan da görüleceği üzere müvekkili şirket; sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar yüzlerce sigorta sözleşmesinin yapılmasına aracılık ettiğini, bahsi geçen yeni ve sürekli müşterilerin gelecekte de ... Sigorta A.Ş. lehine menfaat oluşturması kuvvetle muhtemel olduğunu, davacı müvekkilin, davalı şirket lehine oluşturduğu müşteri çevresinden davalının gelecekte de menfaat elde edecek olmasına rağmen bunun karşılığında ücrete hak kazanmaması müvekkilinin ücret kaybına uğramasına neden olduğunu, mevzuatta öngörülen tüm şartlar gerçekleştiğinden davacı acente portföy tazminatına hak kazanmış olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak davanın kabulüne ve şimdilik 5.000 Türk Lirası denkleştirme (portföy) tazminatına dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili █████/2024 tarihli dilekçesi ile; bilirkişinin tanzim ettiği rapor sonucunda toplam 97.150,65 TL denkleştirme tazminatı olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle, 6100 sayılı HMK 107. md. uyarınca dava değerini, 92.150,65 TL arttırarak, 97.150,65 TL tazminat talep ettiklerini, denkleştirme tazminatını 109.975,45 TL’ye arttırıp, muhatap şirketin temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiği görüldü.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı, alacak talebine havi dilekçesi ile müvekkili şirket aleyhine huzurdaki davayı ikame ettiğini, kanuni noksanlıklar içeren dava dilekçesi usul ve yasaya aykırı olduğun, dava dilekçesi haricinde müvekkili şirkete herhangi bir belge gönderilmediğini, bu aşamada sadece dava dilekçesinden anlaşılan hususlara karşı itirazlarını bildirdiklerini, dava konusu taleplerin belirsiz alacak davası ile ileri sürülmesi olanaksız olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte; davacı acente, yaptığı işin niteliği gereği davanın açıldığı tarihte ileri sürdüğü bu dava ile talep ettiği portföy tazminatını hesaplayabilecek yetkinlikte ve durumda olduğunu, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında hukuki hiçbir yarar olmadığını, dava dilekçesi bu şekliyle HMK m. 107'deki şartları da taşımadığını, davacı taraf müvekkili şirketin acentesi olarak faaliyet gösterirken acentelik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği, davacı tarafın müvekkil şirket portföyüne katmış olduğu müşteri portföyünden önemli menfaatler elde ettiğinden bahisle portföy tazminatı talebinde bulunmadığını, davacı tarafın iddia ve talepleri haksız ve dayanaksız olduğunu, taraflar arasındaki Acentelik Sözleşmesi’nin “Sözleşmenin Feshi” başlıklı 25nci maddesinde, “hasar prim oranının şirket tarafından negatif olarak değerlendirilmesi ve üçer aylık üretim oranları dikkate alınmak süretiyle belirlenen üretim yetersizliğinin şirket için acentelik ilişkisinin devamını çekilmez hale getirmesi,” Sözleşme’nin haklı nedenle feshini gerektirir nedenlerden sayılmış olduğunu, tarafların, acentenin Şirket’in yaptığı ticari faaliyetin amacına uygun olarak üretimini arttırması gerektiği, karlı olması ve Şirket’in vereceği satış hedeflerine ulaşmak zorunda olduğu hususunda mutabık kalındığını, bu noktada, özellikle karlılık ve büyüme üzerine tesis edilmiş olan bu ticari ilişkinin üretim yetersizliği, hasar prim oranının yüksekliği, karlılık gibi olumsuz gelişmeler nedeniyle çekilmez hale geldiği durumlarda sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi halinde acentenin portföy mülkiyeti veya başka bir nam altında herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağı kabul edildiğini, müvekkili şirket ile davacı acente arasında 01.04.2022 tarihinde ek protokol imzalanmış olduğunu, davacı acente tarafından protokoldeki taahhütler yerine getirilmediğini, Acentenin protokolü Nisan-Eylül arasında olup, Oto Dışı’nda verilen 75 bin tl protokol hedefine karşılık ilgili dönemde 16.774 TL prim üretimi ile hedefinin %22’ sine ulaşmıştır. Aynı şekilde, Kasko protokol hedefinin ise 150 bin TL olduğu sözleşmede, 43.515 TL üretim ile %29 protokol hedefi gerçekleştirilmiş olduğunu, Protokol yapılan ürün gruplamasının toplamında ise 225 bin TL protokol hedefi bulunduğunu, acentenin üretimi ilgili dönemde bu ürünlerde toplamda 60.289 TL’dir ve protokolün sadece %27’sini tamamlamış olduğunu, Protokol maddelerinde yer alan yıllık H/P oranının %70 altında olması maddesine göre incelendiğinde ise, acentenin 1 Ekim 2021 – 30 Eylül 2022 (1 Yıllık) Brüt Kar Zararı -1.287.026 TL zarar ile %354,9 Hasar Prim oranına sahip olduğunu, Acente 2022 Eylül sonu verilerine göre trafik dağılım oranı %87,8’ olduğunu, Acentenin Mart 2022 sonu verilerinde trafik dağılım oranı ise %71,1 olduğunu, Acente Protokol döneminde (Nisan-Eylül) Mart sonunda %71,1 olan trafik üretim ağırlığını, %90’a çıkartmış olduğunu, Protokol maddeleri arasında “Trafik branşı lehine üretim arttığı tespit edildiği takdirde, Acente, iş bu protokolün acentelik sözleşmesi ile birlikte fesih edileceğini peşinen kabul ve taahhüt eder” ibaresine göre de 6 ay içerisinde trafik dağılımını Eylül sonuna kadar %16,7 arttırmış olduğunu, acente, imzalayarak maddelerini kabul ettiği protokolün, protokol hedeflerini yerine getirmemiş, karlılık koşullarını sağlayamamış ve üretim ağırlığını trafik üzerine arttırmış olduğunu, protokoldeki taahhütlerin hiçbiri davacı tarafından yerine getirilmediğini, üretim raporu da beyanları desteklediğini, davacı acentenin ek çalışma protokolündeki taahhütlerini yerine getirmemesi ve üretim raporlarında da görüleceği üzere verimsizliği sebebiyle acentelik sözleşmesi ....Noterliğinin 24.10.2022 Tarihli ve ... yevmiye numaralı azilnamesi keşide ve tebliğ edilerek sözleşme sonlandırılmış olduğunu, gerek sözleşme ve gerekse TTK hükümlerine uygun olarak, müvekkili Şirket, davacı taraf ile yapmış olduğu “belirsiz süreli” acentelik sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetmiş olduğunu, davacı taraf acente, kanun maddesinde sayılan hiçbir menfaati sağlamadığı gibi, müvekkili Şirkete de bir verim sağlamadığını, aksine dosyaya sunmuş olduğu ilgili tablodan da görüleceği üzere acentenin hedeflerini tutturamadığı ortada olduğunu, müvekkili Şirket haklı olarak verimsiz acenteyi kanunda ve sözleşmede hak verilen şartlara dayanarak acentelik sözleşmesini fesih edildiğini ileri sürerek tüm dava, talep hakları ve itiraz hakkı ve fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, mahkeme tarafından resen nazara alınacak sebeplerle; haksız ve mesnetsiz, hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLER
:Davacı taraf delil olarak; 06.03.2015 tarihli Sözleşme Yapma ve Prim Tahsiline İlişkin Yetkili Acentelik Sözleşmesi, .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı fesihnamesi, Son 7,5 yıla ait üretim raporları, 7,5 yıllık poliçe listeleri, Ticari Defterler, Bilirkişi raporu, Keşif, Sözleşmenin başlangıç tarihinden fesih anına kadar elde edilen kazancı gösterir Sigorta Komisyon Gider Belgeleri ve her türlü delile karşı delillere dayanmıştır.Davalı taraf delil olarak
: Fesih Bildirimi, Acentelik Sözleşmesi,üretim raporları, Emsal Yargıtay Kararları, Bilirkişi incelemesi, ve yasal açıdan geçerli her türlü delillere dayanmıştır.S.M. Mali Müşavir Bilirkişi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu sonuç kısmı özetle; dosya mevcudu, davalı şirketin 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterleri, dava dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel ve hukuki yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle; davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi için dosyanın tarafımıza tevdii edildiği tarihten, rapor düzenleme tarihine kadar davacı şirketin mali müşaviri (GSM ...) ile telefon üzerinden iletişime geçilmiş olup, davacı şirketin ticari defterlerinin hazırlanmamasından ve defterlerin incelemesi için tarafıma bir gün bildirilmemesinden dolayı davacı yanın ticari defterlerinin incelenemediği, incelenen davalı şirkete ait 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davalı şirketin 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalının haklı sebeple fesih iddiasının sigorta sektöründe uzman bir bilirkişi tarafından incelenmesi gerektiği, davacının davalıya kazandırdığı müşterilerin davalı ile ilişkiye devam ettiği ve bu sebeple davalının önemli menfaatler elde ettiği yönündeki iddiasına yönelik ispat faaliyetine girişmediği, denkleştirme tazminatı şartlarının oluştuğu kanaati ortaya çıkarsa davacının talep edebileceği denkleştirme tazminatın tavanının 97.150,65 TL olabileceği sonuç ve kanaatlerine varıldığının bildirildiği görüldü.Sigortacı-Aktüerya Hesap Uzmanı bilirkişi ...tarafından hazırlanan bilirkişi raporu sonuç kısmı özetle; rapor içeriğinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, dava dosyası, davalı yana ait ticari defter ve belgeler ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, █████/2024 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak değerlendirildiğinde; Portföy tazminatı hesabında üç aşamalı bir model uygulanması gerektiği, İlk aşama Davacının kayıp (ileriye yönelik projeksiyon) tutarının belirlenmesidir. İkinci aşama bu kazanç ve kayba göre belirlenen tutarın hakkaniyet denetiminin yapılmasının ardından, üst sınır denetiminin yapılarak sonuca varılmasıdır. Bu kapsamda portföy tazminatı hesabı; a.Davacının elde edeceği olası menfaat ve acentenin kaybı hesap edilerek ham karşılık bulunması sonrası; b. bu miktardan somut olayda hakkaniyet gereği indirimlerin yapılması ve c. bu şekilde bulunan meblağın TTK m. 122/2’de belirtilen üst sınırauygunluğuna göre tespit edilebileceği,... Sigorta’nın, 27 Ağustos 2020 itibarıyla faaliyet göstermeye başlayan sigorta şirketi olduğu, ... bünyesinde bulunan kamu sigorta şirketleri ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.Ş'nin ... Sigorta A.Ş. ile birleştirilmesiyle kurulduğu, Davacı ... Sigorta Aracılık Hizm. Ltd. Şti. ile davalı Eski Unvan; ... Sigorta A.Ş. arasında06.03.2015 Tarihinde Acentelik Sözleşmesinin akdedilmiş olduğu, 09.08.2017 tarihli acenteliksözleşmesinin bulunduğu, işbu sözleşmenin █████/2020 ... Sigorta çatısı altında sigorta şirketlerinin birleştirilmesinden hemen sonra; 31.08.2020 Tarihli acentelik sözleşmesi ile yenilendiği, davacı sigorta şirketinin birden fazla şirketle acentelik sözleşmesinin bulunduğu, KKTC ‘de dahilolmak üzere, çok sayıda acente / şube ile birlikte faaliyetine devam ettiğinin uyuşmazlık konusu olmadığı, https://.../ yürürlükte bulunan 31.08.2020 tarihli sözleşme incelendiğinde; 11 sayfadan oluştuğu, davacı ve davalıtarafından imzalandığı, Mustafa ... imzasının kefil sıfatıyla alındığı, acentenin kendisine yetki verilen branşlarda sigorta sözleşmelerini davalı adına kurmaya yetkili olduğu, sözleşmenin 1 yıl süreli olarakakdedildiği (Madde 25), her bir tarafın üç ay önceden bildirimde bulunmak kaydıyla sözleşmeyi T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. bilirkişi raporu feshedebileceği, süre sonunda devam eden sözleşmenin aynı süre ile yenilenmiş sayılacağı, aynı hükümde, “hasar prim oranının şirket tarafından negatif olarak değerlendirilmesi ve üçer aylık üretim oranları dikkate alınmak suretiyle belirlenen üretim yetersizliğinin şirket için acente’lik ilişkisinin devamınıçekilmez hale getirmesi, hususu sözleşmenin derhal feshi için haklı sebep olarak öngörülmüş olduğu, mevcut üretim komisyon listeleri dikkate alındığında; acentenin 2018 yılında net komisyon geliri 59.206,00 TL iken, 2019 yılında 260.000,00 TL ye ulaştığı ancak- 2020 yılında 50.000,00 TL ‘ye, 2021 yılında 41.000,00 TL ye düştüğü, elbette bu dönemdeki düşüşün pandemi döneminin de etkisinin olduğunun kabulü gerektiği, ancak 2021- 2022 yılları birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketinin mevcut portföyündeki yenilemeleri ve acentelikleri ve sektörel olarak yapmış olduğu tüm yeniliklerle birlikte davalı sigorta şirketine trafik poliçelerini ağırlıklı olarak verdiği ve elbette sektörel olarak yaşanan gerçekler dahilinde teknik karının negatif olarak sonuçlandığı, % 90'ı trafik poliçesi olan bir portföyde teknik karın dosyada bulunan belgelerden de görülmekle, % 70'in üzerinde olmasının beklenemeyeceği, zorunlu poliçe kapsamında teknik yönden zamanaşımları da göz önüne alınarak ayrılan paylar ve ödenen tazminatlar dahilinde acentenin her zaman sigorta şirketi için somut uyuşmazlıkta da görüldüğü üzere (%354,9 Hasar Prim oranın bulunduğu) zarara neden olacağı, bu durumda, bize davacının davalı sigorta şirketine vermiş olduğu portföyünün karlı ve yenilemeye değer bir portföy olmadığını, zarara neden olan bir portföyde /Teknik karılılığı terse dönen bir acentenin portföyününsigorta şirketi tarafından yenilenmekle yüksek oranda menfaat edilebileceğinin mümkün olmadığını gösterdiği, yukarıda da ayrıntılı olarak açıklanmış olmakla; mevcut portföyün % 90'nın trafik poliçesi olması ve teknik zararın % 350'lerin üzerine çıkmış olması nazara alındığında, sigorta şirketinin davalının davacı acentenin portföyünden önemli bir menfaat elde ettiğinden söz edilemeyeceği, (menfi) TTK 122.maddesi gereği acentenin müşterileri sayesinde sözleşmenin sona ermesinden sonra da davalının sigorta poliçe portföyü içerisinde önemli bir paya sahip olup olmadığı, “davacı Sigorta Şirketi Resmi Defter Kayıtlarının Sunulmaması ve İncelenememesi Sebebi İle” tespit edilemediği, ispat külfetinin davacıya ait olduğunun hukuki takdirinin elbette Yüce Mahkemeye ait olduğu, 6102 sayılı TTK’nın 122. Maddesi gereği, Sayın Mahkemenizin Portföy Tazminatı hesaplanması yönünde karar vermesi durumunda; evvelce de ifade edildiği üzere Mali yönden yapılan incelemeler neticesinde, Mahkemece davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde/olasılığında rapor içeriğinde yapılan tespitler ışığında, davacıya yapılan son 5 yıl içerisindeki ödemeler dikkate alındığında hesaplanan portföy tazminatı tutarının ise 97.150,65 TL olduğu, bu bedelin üst sınır teşkil ettiği ve bu nedenle hakkaniyet indirimi yapılıp yapılamayacağının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğunun bildirildiği görüldü.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:Dava; Acentelik sözleşmesinin haksız feshi iddiasına dayalı portföy (denkleştirme) tazminatı istemine ilişkindir.Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında █████/2015 tarihinde acentelik sözleşmesinin akdedilmiş, █████/2020 tarihinde ise bu sözleşme yenilenmiştir.█████/2020 tarihli Acentelik Sözleşmesi’nin 25. Maddesinde: "İş bu acente sözleşmesi █████/2020 tarihinden itibaren 1 yıl süreli olarak yapılmıştır. Taraflardan her biri üç ay evvel noter aracılığıyla veya iade taahhütlü bir mektup ile bildirmek kaydıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir. Ancak, sözleşme süre bitiminde feshedilmediği takdirde aynı şartlarla yenilenmiş sayılır. Acente sözleşme hükümlerine, kanun ve nizamlara ve şirketçe verilecek talimatlara uymazsa veya hasar pirim oranının şirket tarafından negatif olarak değerlendirilmesi ve üçer aylık üretim oranları dikkate alınmak suretiyle belirlenen üretim yetersizliğinin şirket için acentelik ilişkisinin devamını çekilmez hale getirmesi, mevzuata aykırı davranışlarda bulunması, işine gereken dikkat ve özeni göstermeme yada kasıtlı davranışları sonucu şirketi zarara uğratma, acente ile şirket/şirket çalışanları arasında şahsi davaların mevcudiyeti gibi durumlar ihbarsız derhal fesih için haklı bir sebeptir. Şirket, şi bu acentelik ilişkisini kar amacı güden bir ticari işletme olarak kurmuş olup, acentenin gerek olumsuz iş yapış şekli ve eylemleri gerekse üretimi ve/veya portföyünün şirkete zarar veriyor olması, bu ilişkinin devamını çekilmez hale getiren sebeplerden olup, bu gibi durumlar sözleşmenin haklı fesih sebepleridir.Acente, şirketin yaptığı ticari faaliyetin amacına uygun olarak üretimini artırmak, karlı olmak ve Şirketin vereceği satış hedeflerine ulaşmak zorundadır. acente, iş bu sözleşme imzalanırken bu taahhütlerde bulunduğu için kendisine acentelik verilmiş ve iş bu sözleşme imzalanmıştır. şirket, ticari faaliyeti kapsamında daha çok üretim yapan ve daha karlı acentelerle çalışma felsefesi gütmektedir ve bu hususlar şirket’in hem doğal hem ticari hem de hukuki beklentisi ve aynı zamanda hakkıdır. Taraflar bunun bilincinde ve farkındadır. Dolayısı ile karlılık ve büyüme üzerine tesis edilmiş olan bu ticari ilişki de artık bu ilişki diğer taraf için çekilmez bir hale gelmişse, yani üretim yetersizliği/üretim hedeflerinin tutturulamaması/hasar prim oranının yüksekliği/karlılık gibi olumsuz gelişmeler nedeniyle ya da primlerinin ödenmemesi, gibi haklı nedenlerle veya diğer sözleşmeye aykırılık nedenleri ile ŞİRKET tarafından sözleşmenin fesih edilmesi halinde, ACENTE portföy mülkiyeti veya başka bir nam altında herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağını peşinen kabul beyan ve taaahhüt etmiştir.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Sözleşme eki niteliğindeki █████/2022 tarihli ek çalışma protokolü başlıklı belgede ise davacı acentenin █████/2022-█████/2022 tarihleri arasında kasko branşında 150.000 TL oto dışı branşta 75.000 TL toplam 225.000,00 TL üretim taahhüdünde bulunduğu, acentenin hasar/prim oranının %70'in altında olması gerektiği, branş bazında dağılımın, asgari üretim miktarlarının ve hasar/prim oranının gerçekleşmemesi halinde sözleşmenin haklı olarak feshedileceğinin, ayrıca branş dağılımının trafik branşı lehine arttığının tespiti halinde sözleşmenin feshedileceğinin düzenlendiği anlaşılmıştır.Sözleşme her ne kadar 1 yıl süreli yapılmış ise de; süre bitiminde feshedilmediğinden yenilenmiş sayılmış son olarak davalı şirket tarafından .... Noterliğinin █████/2022 tarih ... yevmiye nolu azilname ve fesih ihbarnamesi ile önelsiz feshedildiği, bu ihbarnamede her hangi bir fesih sebebi gösterilmediği, davacı tarafça, feshin haksız olduğu iddiasıyla acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle denkleştirme tazminatının ödenmesine karar verilmesi istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalının ise davacının taahhütlerini yerine getirmediğini, müvekkil şirketine verim sağlamadığını, hedefleri tutturamadığını, sözleşmenin 25. Mad. Uyarınca sözleşmeyi feshetme hakkının bulunduğunu, denkleştirme tazminatı koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun █████. maddesi hükmüne göre, sigorta acentesinin denkleştirme tazminatı talep edebilmesi için; "sigorta acenteliği ilişkisinin sona ermesinden sonra sigortacının acentenin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi, hakkaniyetin tazminat verilmesini gerektirmesi, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmemiş olması yada kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olmaması" gerekir. Acentelik sözleşmesinin feshi ile ilgili olarak 6207 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 121/1. maddesi; "Belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir. Sözleşme belirli bir süre için yapılmış olsa bile haklı sebeplerden dolayı her zaman fesih olunabilir." düzenlemesini haizdir.5684 sayılı Sigortacılık Kanununun █████ hükmüne göre, sigorta acentesinin denkleştirme talep edebilmesi için, sigorta acentelik ilişkisinin sona ermesi nedeniyle sigortacının acentenin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi, hakkaniyetin tazminat verilmesini gerektirmesi, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmemiş olması yada kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olmaması şarttır. Bu şartlardan birinin mevcut olmaması halinde sigorta acentesi denkleştirme talep edemez. Bu şartları açıklanacak olursa;Sigortacının acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaat elde etmesi, acentenin aracılık ettiği veya akdettiği sözleşmeler dolayısıyla acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da prim elde etmeye devam etmesini ifade eder. Sigortacı tarafından önemli menfaat elde edilip edilmediğinin tespitinde, sigorta acentesinin ahdettiği yeni ya da yeni sayılabilecek sigorta sözleşmelerinin sayısı yanında bu sözleşmeler dolayısıyla elde edilen prim miktarı da esas alınmalıdır; zira sigortacının önemli menfaat elde edip etmediği hususunda acentenin portföyünün ekonomik değeri de belirleyicidir. Acentenin portföyünün ekonomik değeri acentenin aracılık ettiği veya ahdettiği sigorta sözleşmeleri dolayısıyla tahsil edilen veya edilecek olan prim miktarına göre belirlenir.Sigorta acentesi, hakkaniyet gerektirdiği takdirde ve oranda denkleştirme talep edebilir. Bu koşul, somut durumun tüm özellikleri dikkate alınarak denkleştirme ödemesinin adil bir sonuç olup olmayacağının belirlenmesini ifade eder.Sigortacılık Kanununun █████. maddesi uyarınca sigorta acentesinin denkleştirme talep edebilmesi için sigorta acenteliği ilişkisinin sona ermiş olması şarttır. Ancak sigorta acentesi, haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmiş olması ya da kendi kusuruyla sözleşmesinin feshine neden olması halinde denkleştirme talep edemez. Buna göre tarafların karşılıklı anlaşma ile acentelik sözleşmesini sona erdirmeleri ya da taraflardan birinin üç aylık ihbar süresine riayet ederek sözleşmeyi feshetmesi acentenin ölümü veya kısıtlanması sebebiyle acentelik sözleşmesinin sona ermesi denkleştirme talep hakkını ortadan kaldırmaz. Sigortacının haklı nedenle sözleşmeyi feshetmiş ve haklı neden teşkil eden durumun acentenin kusurlu bir eyleminden kaynaklanmışsa acentenin denkleştirme talep hakkı düşer. Yaşlanma yada sağlık sorunları dolayısıyla acentenin çalışamaması sigortacı açısından haklı sebep teşkil etse de, bu haller acentenin kusurundan kaynaklanmadığından denkleştirme talep edilebilir. (Yazıcıoğlu, Emine, Sigorta Aracıları Hukuku, s. 2370 vd)Müşterileri sebebiyle sigortacının önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerindedir. Buna mukabil sigortacı, denkleştirme talebinin hakkaniyete uygun olmadığını veya bedelin indirilmesi gerektiğini ispat yükü altındadır.(Yargıtay 11. HD'nin █████/2020 Tarih ve █████████ E.- █████████ K. Sayılı kararı).TTK 122 m. uyarınca, acentenin talep edebileceği denkleştirme tazminatı miktarı, son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı tüm ödemelerin (komisyon, prim vs.) yıllık ortalamasını aşamaz. Beş yıldan daha az süren acentelik ilişkilerinde talep edilebilecek denkleştirme tazminatında azami miktar, faaliyet gösterilen sürenin yıllık ortalamasıdır.Davacının talep ettiği denkleştirme yani portföy tazminatı belirlenirken, tazminatı belirleme noktasında, sözleşmeden kaynaklanan menfaatler, sözleşmenin tarafları arasındaki risk paylaşımı, acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmek için harcanan emek ve zaman, sözleşme dışı kazanç ve kayıplar, tarafların mal varlığı ve gelir ilişkileri, kişisel durum (Yaşlılık, sağlık durumu, çalışma yeteneği), işin önemi, acentenin tek firma-çok firma acentesi olması, kazandırılan müşteri sayısı, markanın etkisi (unvanın), rekabet yasağının ihlal edilmesi, sözleşmenin sona erme nedeni ve varsa kusur oranları gibi hususlar bir bütün olarak dikkate alınması gerekir (Yargıtay 11. HD'nin █████/2020 Tarih ve █████████ - █████████ E-K sayılı kararı).Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davacı sigorta acentesinin portföyünün özellikle ZMMS/trafik poliçelerinden oluştuğu, Kara Taşıtları Kasko Sigorta Poliçelerinin de bazı aylarda üretildiği, diğer bir ifadeyle portföyünün oto kaza branşından oluştuğu, nadiren dask ve yangın (ev paket poliçesi) üretildiği, tarım sigortasının da bulunduğu görülse de protföyün yüzdesel oranlarda etkileyen bir istihsal olmadığı, bu kapsamda davacı acentenin davalı sigorta şirketi nezdinde üretmiş olduğu sözleşmelerin davalı sigorta şirketi tarafından yenilenme değerinin olmadığı, dolayısıyla davalı sigorta şirketinin bu poliçelerden menfaat elde edemeyeceği özellikle trafik poliçelerindeki hasar ve prim oranları dikkate alındığında sektörün en büyük zarar ettiği branş olduğu, █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda açıklandığı üzere portföyün %90'ı trafik poliçesi olan acentenin teknik karının %70'in üzerinde olamayacağı %354,9 hasar prim oranı olan acentenin her zaman sigorta şirketi için zarara neden olacağı, bu durumda davacı acentenin davalı sigorta şirketine vermiş olduğu portföyün karlı ve yenilemeye değer bir portföy olmadığı, ayrıca trafik sigortasında sigortalıların hangi sigorta şirketinin primi düşük ise o şirkete yöneldikleri yani sağdık bir müşteri olmadıkları, öte yandan ispat yükü üzerinde olan davacının ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediğinden bilirkişi incelemesinin yapılamadığı bu nedenle TTK'nın 122. Md uyarınca acentenin müşterileri sayesinde sözleşmenin sona ermesinden sonra da davalının komisyon ödemelerini devam ettirip ettirmediği ve davalının sigorta poliçesi portföyü içerisinde önemli bir paya sahip olup olmadığı, davalının önemli menfaatler elde edip etmediği hususunun tespit edilmediği, ancak yukarıda izah edildiği üzere mevcut portföyün %90' trafik poliçesi olması ve teknik zararın %350'lerin üzerine çıkmış olması dikkate alındığında, davacı acentenin ek çalışma protokolünde üstlendiği taahhütlerini yerine getirmediği, bu halde davalı şirketin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, davalı şirketin davacı acentenin portföyünden önemli bir menfaat elde ettiğinden de söz edilemeyeceği, bu halde denkleştirme tazminatı için gerekli koşulların oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcının, 1.879,90-TL peşin/ıslah harcından mahsubu ile fazla alınan 1.452,30-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafında yapılan 25,60-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT nin 13. Maddesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00- TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak maliyeye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı (e duruşmadan) gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.█████/2024Katip ...e-imzalıHakim ...e-imzalı