Anahtar kelimeler: Dereköy Kula Zmm Şirketçe Manisa Mesuliyet Fiilden Hasarlı Mah İhtiyari

T.C.
İZMİR2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİDOSYA NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜİDDİA
: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "...13.03.2023 tarihinde Manisa ili Kula İlçesi Dereköy Mah. müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı şirketçe KASKO İhtiyari Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç arasında gerçekleşen kaza neticesinde müvekkiline ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı şirketçe sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğunu, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı tutulduğunu, taraflarca tutulan tutanağa istinaden davalı aracın ZMM sigorta şirketine karşı Sigorta Tahkim Komisyonun...başvuru numaralı dosyasında dava açıldığını, Uyuşmazlık Hakeminin █████/2024– ... sayılı kararı ile, "...Başvuru sahibine ait araçta meydana gelen hasar miktarının 100.000,00 TL olduğu, değer kaybı bedelinin 50.000,00 TL olduğu kusurlu aracın ZMM Sigorta Şirketince 22.05.2023 tarihinde limit dahilinde 100.000,00 TL hasar bedeli ödenmiş olduğu ayrıca Uyuşmazlık hakeminin kararı sonrası poliçe limitleri dahilinde 20.000,00 TL değer kaybı bedeli ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Sigorta kuruluşunun sorumluluğu, kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limiti olan 120..000,00 TL ile sınırlı olduğuna ve teminat limitinin tamamı, başvuru sahibine ait aracın Kasko sigortacısına (100.000,00 TL HASAR BEDELİ) ve kendisine (20.000,00 TL DEĞER KAYBI BEDELİ) ödenmiş olduğuna göre, poliçeden kaynaklanan sorumluluğu sona eren sigorta kuruluşu aleyhine yapılan başvurunun reddine karar vermek gerekmiştir” şeklinde karar verildiğini, müvekkiline ait araçta 100.000,00-TL hasar meydana geldiğini, ZMM sigortacısı şirketçe limit durumu gözetilerek 100.000,00-TL' hasar bedeli ve 20.000,00 TL değer keybı bedelinin ödenmesi sonrası limitin dolduğunu, araçta oluşan değer kaybının tazmini için davalı Kasko sigortacısı şirkete karşı dava yoluna başvurma zorunluluğu doğduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla değer kaybı bedeli yönünden HMK 107/1. Madde gereğince belirsiz alacak davasının kabulü ile 100,00-TL değer kaybı ücretinin 13.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini" talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
: Davalı tarafın mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; "...Davacı yanın talepleri zamanaşımına uğramıştır. bu nedenle davanın usulden reddi gerekmektedir. Dava belirsiz alacak davası olarak açılamaz. davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerekir. davacı tarafından var olduğu öne sürülen bakiye değer kaybına ilişkin olarak ktk 97 uyarınca müvekkil sigorta şirketine usulüne uygun olarak müracaat edilmemiştir. bu nedenle davanın usulden reddi gerekmektedir.1.müvekkil şirket kazaya karışan aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısıdır. bu husus şirketten celp edilecek kasko poliçesi ile sabittir. bu nedenle müvekkil şirketin sorumluluğu ancak karayolları zorunlu mali sorumluluk sigortası limitinin dolmasından sonra başlamaktadır. Müvekkil şirketin zarardan kaynaklı bir sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle davanın esastan reddi gerekmektedir.2.hmk 121 md. gereği delillerin tarafımıza tebliği gerekir. Kusur oranlarının tespiti için sayın mahkemenizce dosyanın istanbul adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine sevk edilmesi gerekmektedir. Davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerekmektedir.davacı taraf değer kaybı bilirkişi raporu doğrultusunda davacıya ödenmiştir. Davanın öncelikle usuli nedenlerle reddine, dosyadaki delillerin tarafımıza tebliğine, Dosyanın kusur tespiti için ATK'ya sevk edilmesine, Usule uygun başvuru yapılmamış olması nedeniyle müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden müvekkil şirket aleyhine yargılama giderlerlerine hükmedilmemesine, Haksız davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasınakarar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep ederiz." şeklinde talep ettiği görülmüştür.GEREKÇE
: Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir.Mahkememizce yargılamanın sürdüğü sırada davacı vekilinin UYAP sistemi üzerinden █████/2025 tarihinde gönderdiği dilekçesiyle davadan feragat ettiğini beyan etmiştir. Dosya içerisinde yer alan vekaletname incelendiğinde davacı vekilinin feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.Feragat; HMK'nun 307. maddesine göre davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ile, feragat eden taraf dava dilekçesinin istem bölümünde istemiş olduğu haktan tamamen veya kısmen vazgeçer feragat mahkemeye karşı yapılacak tek taraflı bir açıklama ile olur bunun geçerliliği için karşı tarafça ya da mahkemece kabul edilmesine gerek yoktur. Çünkü, davacı feragatle istemiş olduğu haktan vazgeçmektedir.Feragat; bir usul işlemidir ve aynı zamanda bir maddi hukuk işlemidir. Davadan feragatla maddi olarak istenen haktan da feragat edilmektedir. HMK'nın 309 maddesi gereğince, feragat davanın görüldüğü mahkemeye karşı, hüküm verilmeden önce olabileceği, hüküm verildikten sonra da kesinleşinceye kadar dilekçe veya sözlü olarak yapılabilir. HMK 312. maddesine göre feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Keza HMK. 311 madde gereğince feragat kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğurur.Şu halde, davacının davasından feragat etmek istediğini belirttiği görülmekle ve feragat kesin hüküm sonuçlarını doğurup davaya son veren taraf işlemlerinden olduğu hususu da gözetilerek işbu davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davalı vekili, █████/2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat edilmesi nedeniyle davacı taraftan yargılama gideri ve AVUKATLIK ÜCRETİ TALEBİ BULUNDUĞUNU beyan etmiştir.Taraf vekillerinin arabuluculuk ücretine ilişkin olarak herhangi bir beyanda bulunmamış olmaları ve davacının davasından feragat etmiş olması nedeniyle zorunlu arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır.Uyuşmazlık ön inceleme zaptı imzalanıncaya kadar feragat ile sona erdiğinden DAVALI LEHİNE Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6/1. maddesi hükmü uyarınca tarifeye göre hesaplanan vekalet ücretinin yarısına hükmedilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,2- Davadan feragatin İLK DURUŞMADAN ÖNCE gerçekleşmesi nedeniyle Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre alınması gereken 427,60-TL harcın 1/3'ü olan 142,54-TL'nin, peşin alınan 427,60-TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 285,06-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,3- 6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL Arabuluculuk Giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,4-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 100,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5- Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,6-.Kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana İADESİNE,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...¸e-imzaHakim ...¸e-imza