Anahtar kelimeler: Ettirmek Bulunacak İbareli Şahıs Sinaî Fikri Tanınmış Yazildiği İhtimali Karıştırma

T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİT.C.ANKARA3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... -VEKİLLERİ
: Av. ... - ...Av. ... -...DAVALILAR
: 1- ... -( T.C.:...) ...Av. ... - ...: 2- ... ...Av. ...- ... ...DAVA
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2023GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2023DAVA
:Davacı vekili █████/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla ÖZETLE: Müvekkili şirketin ... sayılı "...", "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şahıs bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... ... ...+..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ... Kurumuna (...) başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan başvurunun, ... ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... (...) tarafından reddine karar verildiğini, ancak kararın hatalı olduğunu, “...” kelime markasının ... nezdinde ... sayı tahtında “tanınmış marka” statüsüne alınmış bulunduğunu, davacının 2021 yılı itibariyle Türkiye’nin 81 ilinde hizmet veren 2565 adet ... mağazasının bulunduğunu, davacının tescilli ve tanınmış “...”lu markalarına dayalı olarak davalı şahsın tescil edilmek üzere ilan edilen ... başvuru sayılı “... ... ...”lu markasına karşı dosyalanmış olduğu itirazlarının diğer davalı ... tarafından bütünüyle ve nihai olarak reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira söz konusu kararda taraf markalarının kapsamına giren hizmetlerin benzerliğine ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmamış olduğunu, ayrıca davacının markalarının tanınmışlığı nedeniyle daha geniş bir korumadan yararlanması gerektiği hususunun da göz ardı edilmiş olduğunu, halbuki dava konusu edilen markanın davacının tescilli ve tanınmış olan markalarına görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın derecede benzediğini, dava konusu edilen markada geçen “...” ibaresinin neredeyse gözle görülemeyecek derecede küçük puntolarla yazılmış olduğunu, ayrıca bu ibarenin ...’nın bir ilçesinin adı olması nedeniyle markasal hüviyette ayırt ediciliğinin bulunmadığını, dolayısıyla söz konusu markanın esas ve baskın unsurunun tek başına “... ...” kelime öbeği olduğunun kabulü gerektiğini, ayrıca bu kelime öbeğinin davacının tanınmış markalarında olduğu gibi beyaz bir zemin üzerine aynı turuncu renkli ve kalın harflerle yazılmış olduğunu, işarette geçen alışveriş arabası görselinin de davacının ana faaliyet alanına işaret ettiğini, nitekim davacının tanıtımlarında alışveriş sepeti figürünü sıklıkla kullanıyor olduğunu, “... ...” ve “...” ibarelerinin de sadece başlangıç kısımlarının farklı olduğunu, aralarındaki harf ve dizin ortaklığı nedeniyle her iki markanın okunuşlarının da ayniyete yakın benzer olduğunu, bu özellikleri haiz dava konusu edilen markanın doğrudan davacının tanınmış “...” markasına benzetilme amacıyla oluşturulduğunun açık olduğunu, bu haliyle tescil edilmesi durumunda davalı şahsın davacının markalarının tanınmışlığından haksız bir fayda elde edeceğini ve davacının tanınmış markalarının itibarına zarar vereceğini, davalının markasının tescili kapsamına alınmak istenilen 35. sınıftaki hizmetler yönünden davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markalarının tescilli olduğunu, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta emtia ayniyeti/ benzerliği/ türdeşliği şartının da gerçekleşmiş olduğunu, davalı şahsın böyle bir markayı tercih etmesinin davalının kötü niyetinin açık bir tezahürü olduğunu ileri sürerek, ... sayılı kararının iptaline ve ... sayılı "... ... ...+..." ibareli markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; Somut uyuşmazlıkta karşılaştırılan markalar arasındaki iltibas ihtimali değerlendirilirken, mal/hizmetlerin hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin dikkat ve özeninin esas alınması gerektiğini, taraf markalarının tescili kapsamına giren 35. sınıftaki hizmetlerin yüksek dikkat düzeyine sahip kişilere hitap ettiğini, ayrıca içerdikleri farklı unsurlar, yarattıkları bütünsel algı ve kapsamlarında yer alan çekişme konusu hizmetlerin niteliği birlikte göz önüne alındığında, aralarında iltibas ihtimalinin bulunmadığını, dava konusu edilen markada “...” ve “...”ibarelerinin ayrı iki kelime olarak yazıldığını ve aralarına logo eklenmek suretiyle kelimelerin ayrı kelimeler olduğunun vurgulandığını, “...” ibaresinin yerleşik anlamı nedeniyle, tüketici kitlesinin bu ibareyi ayrı bir kelime olarak okuyup algılayacağının ve davacı markasındaki “...” ibaresinin ikinci hecesiyle bir ilişki kurmayacağının açık olduğunu, ayrıca okumanın soldan sağa doğru yapıldığı gerçeği göz önüne alındığında, markadaki “...” ibaresinin esas unsur konumunda olduğunun kabulünün gerektiğini, davalının faaliyet gösterdiği tek yer olan ...'nın ... ilçesinde de ilgili tüketici kitlesinin gerek turistler gerekse orada yaşayan yabancılardan oluştuğunu ve ortalama tüketici kitlesinin bunlar olduğunun ve taraf markalarını karıştırmayacaklarının kabulünün gerektiğini, davalının markasında turuncu rengi tercih etmesinin sebebinin ...'nın narenciyesinin ilgili tüketici kitlesi tarafından bilinmesi olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.MUHAKEME
: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLARDava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/4, 6/5 ve 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, █████/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi markalardan ... sayılı davacı markaları açısından SMK 6/4 maddesine göre ... Sözleşmesi'nin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamında tanınmış marka olup olmadığı iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının ve SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.İptali istenen ... kararının davacıya █████/2022 tarihinde tebliğ olduğu, █████/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu, 6769 sayılı SMK 156 ncı maddesine göre görevli ve yetkili mahkemeye dava açıldığı anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... ... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "...", "... " ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir........Yapılan incelemede "... ... ..." ibareli başvuru ile "..." ibareli/ibaresini içeren itiraz gerekçesi markaların görsel, işitsel ya da kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı kanaatine varıldığından işbu itirazın reddi gerekmiştir.....Somut olayda, başvuru ile itiraz gerekçesi markalar karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzer görülmediğinden, başvurunun tescili halinde 6769 sayılı SMK'nın 6/4 ve 6/5 maddelerinde belirtilen koşulların ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmış ve tanınmışlık gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır.Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddianın ise somut delillerle ispatlanamadığı tespit edilmiş, ayrıca markalar arasındaki benzerlik iddiası, tek başına kötü niyetin kabulü için yeterli görülmediğinden (aynı yönde bkz. AB Adalet Divanı Genel Mahkemesi, █████/2012 tarih, ... sayılı kararı, para. 90) kötü niyet gerekçeli itirazın reddi gerekmiştir. Son olarak, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi haklı bulunmamıştır. İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.KARAR
: İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (█████/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.....(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir....(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir."Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.SMK 6/4 maddesi anlamında ... Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi;Tanınmış markanın karışıklığa meydan verebilecek şekilde aynısının, taklidinin veya tercümesinin aynı veya benzer ürünler için başkası tarafından tescilini re’sen veya ilgilinin isteği üzerine ret veya hükümsüz kılma ve kullanımını yasaklama konusunda üye ülkeleri yükümlü kılmıştır.SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için;Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.... içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.SMK 6/9 maddesi anlamında kötü niyet hususunda;Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜ NİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında şu şekildedir:Davalı başvuru Markası"...."(...)35. sınıfDavacı Markaları"...", "... "(...)01-32. sınıflar arası ile 35-45. sınıflar arasıBilirkişi heyetinden alınan █████/2023 havale tarihli raporda özetle; "1)Karşılaştırılan işaretlerin görsel ve bilhassa işitsel açılardan benzer olduğu, kavramsal açıdan ise yeterli derecede farklılaştıklarının söylenebileceği,2)Davacının muhtelif markaları özelinde, davalının markasının kapsamına giren tüm hizmetler açısından, emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği,3)Davalının markasının kapsamına giren hizmetlerin hitap ettiği alıcı kesiminin, bu hizmetleri satın aldıkları anda bilgi/bilinç/dikkat/özen/ algı seviyelerinin düşük olmadığı,4)(1) ve (2) nolu bentlerde yer alan sebeplerden dolayı, (3) nolu bentteki tespite rağmen, dava konusu edilen markanın kapsamına giren tüm hizmetler yönünden, karşılaştırılan markalar arasında, iltibas tehlikesinin/karıştırılma ihtimalinin bulunduğu,5)Davacının “tanınmışlık” iddiasının, dava konusu markanın kapsamına giren, 35. Sınıf altındaki genel mağazacılık/perakendecilik/satış hizmetleri yönünden, yani kısmen tesciline/ hükmüne engelinin/etkisinin olabileceği,6)Davacının “kötü niyet” iddialarının değerlendirmesinin hukuki niteliği yüksek olduğundan Sayın Mahkeme tarafından yapılması gerektiği,7)Dava konusu edilen 28.12.2022 tarihli ve ... sayılı ... Kararının, (4) ve (5) nolu bentlerdeki değerlendirmeler ile uyumlu olmadığı,8)Davacının hükümsüzlük isteminin, (4) ve (5) nolu bentlerdeki değerlendirmeler ile uyumlu olduğu" ifade edilmiştir.Davalı vekilinin, yeni bir heyetten rapor veya aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.Yukarıda da ifade edildiği gibi, dava konusu "... " ibareli marka başvurusunun 35 inci sınıflardaki alt gruplar yönünden tescilinin talebi ile davalı kurum tarafından yapılan ilana, davacı tarafından 01-32. sınıflar arası ile 35-45. sınıflar arası sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetin alt gruplarında tescilli "...", "... " ibareli markaları mesnet gösterilerek itiraz edilmiştir.Yukarıda açıklanan nedenle, davacı iddiaları bakımından Mahkememizce, dava konusu markanın karıştırılma ihtimaline dayalı olarak ileri sürülen iddialar kapsamında değerlendirme yapılabileceği kanaatine varılmış olup, bu minvalde yapılan değerlendirmeler şu şekildedir:TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRMELER1.6769 Sayılı SMK 6/1 Maddesi Yönünden Yapılan DeğerlendirmeA)Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında DeğerlendirmeDava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusu 35'inci sınıflardaki:"35. Sınıf
: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (burada 1-34'e giren tüm emtialar listelenmektedir) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ise "...", "... " ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamında 01-32. Sınıflar arası ile 35-45. Sınıflar arası arasındaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.Yukarıda davalının markasının kapsamına alınmak istenilen hizmetlerin tamamının, davacının tescilli muhtelif markaları kapsamında birebir yer aldığı veya aynı hizmetlerin farklı şekilde ifade edildiği, aynı zamanda benzer/ türdeş hizmetler olduğu tespit edilmiştir.Öte yandan benzer olan emtiaların benzer alıcı çevresine hitap ettiği, birbirleri yerine ikame edilebilen ve birbirini tanımlayıcı nitelikleri olduğu, benzer ihtiyaçları giderdiği anlaşılmakla davalı başvuru markası kapsamında yer alan tüm emtiaların, davacının muhtelif markaları kapsamında yer alan emtialar ile aynı tür/ benzer olduğu sonucuna varılmıştır.B)Hitap Eden Tüketici Kitlesi Bakımından Değerlendirme Somut davada; dava konusu edilen markanın kapsamına giren satış hizmetleri haricindeki 35. sınıftaki hizmetlerin hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilinç/ dikkat/ özen/ seçicilik seviyesi incelendiğinde; bu alıcıların söz konusu hizmetleri satın alma kararını verdikleri süreçte daha uzun vakit geçirdiği, muhtelif bilgi kaynaklarından bilgi sağlayarak/makul süreli bir araştırma yaparak yanlış/eksik/kalitesiz hizmet alma riskini azaltmaya çalıştığı, yani bir süre düşünüp değerlendirerek daha çok zahmete ve gayrete katlanarak satın alma kararını verdiği düşünülmekle, söz konusu alıcı/tüketici kitlesinin bu mal ve hizmetleri satın alırken sahip olduğu seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin ortalamanın üzerinde olduğuna Mahkememizce kanaat getirilmiştir. (Mağazacılık/satış hizmetleri hariç. Dava konusu edilen marka kapsamında bu hizmetler 01-34. sınıflara giren, çok çeşitli emtialar yönünden tescil edilmek istendiğinden, bu denli farklı/çeşitli emtiaların satışı hizmetleri yönünden böyle bir genelleme yapmak mümkün görülmemektedir.)C.Marka İşaretlerinin Görsel,İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirmeİşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/ hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. İşaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.Davacının markaları, baskın birer ... unsurunu ihtiva etmeyen, kelime markası hüviyeti ağır basan markalar olduğu, işaretlerin bir kısmında ise düz yazım karakterindeki siyah renkli büyük harfler, diğerlerinde ise turuncu ve yeşil renkli büyük harfler kullanıldığı, işaretlerde ortak olarak geçen “...” ibaresinin “...” gibi, markasal hüviyette ayırt edici niteliği haiz olmayan tanımlayıcı/cins isimlerle: “...” gibi, yaygın olarak kullanılan/kullanılabilecek pazarlama sloganlarıyla veya “...”, “...” gibi, tek başına markasal hüviyette ayırt ediciliği haiz olamayacak harf ve rakamlarla birlikte kullanıldığı, ayrıca davacının markalarının hepsinde geçen “...” ibaresinin davacının çatı markası olduğu anlaşılmıştır.Halk tarafından bilinen ve belirli bir firmanın ürünlerinin çoğunluğunda yer alan bir çatı markası veya bir firmanın ticaret unvanının ayırıcı unsuruyla birlikte kullanılan ikincil kelime unsurlarından oluşan markalara uygulamada sıklıkla rastlanmaktadır. Bu tip markalarda yer alan ikincil kelime unsurlarının aynısının veya benzerlerinin başka bir markada yer alması halinde, markaların benzerliği değerlendirmesinde çatı markası (veya ticaret unvanının ayırıcı unsuru) arka planda bırakılarak inceleme yapılması gerekir. Ancak; davacının “...” ibaresini tek başına ihtiva eden ya da bu ibarenin görsel açıdan ön planda olduğu, veyahut da bu ibarenin markasal hüviyette ayırt ediciliği haiz olmayan kelimelerle bir arada kullanıldığı markaları özelinde, davacının markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğunun, diğer bir ifadeyle bu işaretlerin tescili ile marka hüviyetinde esas koruma altına alınmış olan unsurun “...” kelimesi olduğunun kabulünün gerektiği değerlendirilmiştir.Dava konusu edilen marka ise renk, ... ve kelime unsurlarının bir arada kullanıldığı karma bir markadır. İşarette “...” kelime öbeği, düz yazım karakterindeki turuncu renkli kalın harflerle büyük puntolarla/işarette geniş bir yer kaplayacak şekilde yazılmış, bu kelime öbeğinin sol üst kısmına, çok küçük puntolarla “...” ibaresi ve kelime öbeğinin ortasına da mavi renkli basit bir alışveriş arabası figürü konuşlandırılmıştır. Öncelikle; bu işarette kullanılmış olan basit figürünün, işaretin markasal hüviyette ayırt ediciliğine katkısının düşük olduğu değerlendirilmektedir, zira; böyle basit ... unsurları yanında baskın kelime unsurları ihtiva eden markalarda “söz görünümden daha yüksek sesle konuşur”. Ayrıca; potansiyel müşteriler somut olaydaki gibi kelime ve ... içeren karma markalarda kelime unsuruna diğer unsurlara göre daha fazla önem vereceklerdir.Dava konusu edilen markanın kelime unsurları incelendiğinde; bunlardan “...” kelime öbeğinin, “...” ibaresine nispeten oldukça büyük puntolarla yazıldığı görülmekle; işarette görsel açıdan ön plana çıkartılan unsurun “...” kelime öbeği olduğu değerlendirilmektedir. Zaten de; “...” ibaresi, ...’nın çok tanınan/bilinen bir ilçesinin adı, yani bir coğrafi yer adı olduğundan, markasal hüviyette ayırt ediciliği haiz değildir. Sonuç olarak; dava konusu edilen markada esas unsurun “...” kelime öbeği olduğu değerlendirilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, taraf markalarında esas unsur konumunda kullanılmış olan “...” ve “...” kelimelerinin mevcudiyetinden ve işaretlerde baskın olarak kullanılan rengin turuncu olmasından hareketle, taraf markalarının benzer olup olmadığı hususu, ...'ın aralarında bir/birkaç harf farkı olan sözcüklerin, birbirleriyle “benzer işaretler/sözcükler” sayıldığına dair emsal kararları olduğu gerçeği de göz önüne alınarak değerlendirildiğinde: “...” kelimesi ve “...” kelime öbeğinde, sadece baş harfleri farklıdır; her ne kadar “...” ibaresindeki “G” ve “S” harfleri dava konusu edilen kelime öbeğinde ikişer defa kullanılmışsa da bu kullanımın ardışık yapılmış olması, harf dizinlerinde fark edilebilir bir değişiklik yaratmamaktadır ve ibareler aynı şekilde okunmaktadır. Bu kelimenin/kelime öbeğinin markasal hüviyette ayırt edicilikleri incelendiğinde; “...” ibaresinin Türkçe’de ve yaygın olarak bilinen dillerde yerleşik herhangi bir anlamı yoktur; “...” tamlamasında geçen kelimeler ise İngilizce’de “büyük” anlamını haizdir; ancak bir arada kullanılmış olmaları, tamlamasının bütünsel olarak orijinal hale gelmesini, dolayısıyla da markasal hüviyette ayırt ediciliği haiz olmasını sağlamamaktadır.Davacı tarafından orijinal olarak türetilmiş/ markasal hüviyette ayırt ediciliği yüksek “...”lu markalarla davacının “seri marka” yarattığı ve bunun sonucunda da davalı markası ile benzerliğin/ortaklığın meydana geldiği kuşkusuzdur. Davalının markasının, davacının markalarının serisinin bir devamı olarak algılanabilecek nitelikte bir türemeye sahip olduğu ve alt marka algısı yaratmaya uygun nitelikte olduğu değerlendirilmiştir. Bu benzerliğin; potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak tekrar marka tercihi yaptıkları ve bu nedenle de markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları gerçeği gözetildiğinde, davacının, turuncu rengin hâkim renk olarak tercih edildiği “...”lu markalarını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının aynı turuncu rengin tercih edildiği “...” ibareli markasıyla karşılaştığında bu markaları benzer bulmasının ihtimal dahilinde olduğu değerlendirilmiştir.Bu açıklamalar doğrultusunda markaların fonetik/duyusal/işitsel olarak karşılaştırılmasında, taraf markalarında esas unsur hüviyetinde kullanılmış olan kelimeler arasında sadece baş harfleri yönünden farklılık bulunduğundan ve ibarelerde geçen diğer harflerin, dizinleri de dahil aynı olduğundan, ayniyete yakın bir biçimde okunan bu ibarelerin varlığının, markaları kulakta bıraktıkları “tını” itibariyle işitsel açıdan da yakınlaştırdığı değerlendirilmiştir. Diğer taraftan; yukarıda da değinildiği üzere, “...” ibaresinin yerleşik bir anlamı/ kullanımı olmadığından, tüketicilerin zihninde “anlamsız bir kelime” algısı yarattığı, “...” tamlamasının ise tüketici zihninde “büyük” algısı yaratması nedeniyle taraf markalarının kavramsal açıdan yeterli derecede farklılaştığının söylenebilecek ise de karşılaştırılan markalar arasında kavramsal açıdan gerçekleşen bu farklılaşmanın, görsel ve bilhassa işitsel yakınlaşmanın önüne geçmesi ve markaları farklı kılması mümkün görülmemiştir.Somut olay açısından bakıldığında, karşılaştırılan işaretlerin görsel ve bilhassa işitsel açılardan benzediği; davalının markasının, davacının “...”lu markalarının serisinin bir devamı olarak algılanabilecek nitelikte bir türemeye sahip olduğu ve alt marka algısı yaratmaya uygun nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır. Bu benzerliğin; potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak tekrar marka tercihi yaptıkları ve bu nedenle de markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları gerçeği de gözetildiğinde, davacının “...”lu markalarını görmüş ve tanımış olan bir alıcının, davalının “...”lu markasıyla karşılaştığında bu markaları benzer bulmasının ihtimal dahilinde olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca, davalının markasının kapsamına giren, 35. sınıftaki tüm hizmetler yönünden somut uyuşmazlıkta emtia ayniyeti/benzerliği/ türdeşliği şartının da gerçekleştiği, her ne kadar bu hizmetlerin hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyeleri düşük olmasa da söz konusu hizmetlerde “.../...”lu işaretlerin markasal hüviyette farklı kişi ve kuruluşlar tarafından kullanılması halinde alıcıların söz konusu hizmetlerin aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalinin mevcut olduğu, alıcıların iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları halinde bile, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu veya ortak bir çalışma/iş yapıldığını düşünebilecekleri, davalının markasının davacının hedef pazarındaki tüketici/müşterikitlesi nezdinde karışıklık yaratabileceği; bütün bunlara göre somut olayda, karşılaştırılan markalar arasında, dava konusu edilen markanın kapsamına giren 35. sınıftaki tüm hizmetler yönünden iltibas tehlikesinin/karıştırılma ihtimalinin bulunduğuna Mahkememizce kanaat getirilmiştir.2)SMK 6/5 Uyarınca Tanınmışlık Hususunda Yapılan DeğerlendirmeTescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.Somut olayda ise her ne kadar davacının “...” markasının ... tarafından ... sayı tahtında “tanınmış marka” statüsüne alındığı anlaşılıyor ise de; ...’ın yeni tarihli içtihatlarında isabetli bir şekilde vurgulandığı üzere; bir markanın tanınmışlık özelliği sabit bir olgu değildir ve herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığı ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerekir. Davacı taraf “...” markasının tanınmışlığını dosya kapsamında ispatlayamamıştır. Yine de, “...” markasının marketçilik/ perakendecilik sektöründe tanınmışlığı, dosya içeriğinde yeterli delil olmasa dahi, herkes tarafından bilinen fiili bir olgu olduğundan, bu tanınmışlık göz ardı edilerek somut uyuşmazlığın ele alınması da mümkün görülmemektedir. Bu halde ve dahi somut uyuşmazlıkta karşılaştırılan markaların benzer olması nedeniyle, davalının davacının markalarına benzeyen, turuncu renginin hâkim olduğu “...”lu markayı, davacının markasının tanınmış olduğu perakendecilik/genel mağazacılık sektöründe kullanması halinde, haksız bir yararın sağlanması, tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi veya tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi şartlarının gerçekleşebileceği ihtimalinin söz konusu olabileceği, bu nedenle davalının aynı sektörde bu markasal kullanımının davacı ile ilişkilendirilebileceği göz önüne alındığında, 35. sınıfa giren satış/mağazacılık hizmetleri özelinde, davalının davaya konu markasının, davacının “...” markasının bu sektörel tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi ve ayırt ediciliğini zedelemesi durumlarından birinin oluşabileceği ihtimal dahilindedir. Bütün bu nedenlerle Mahkememizde, davacının tanınmışlıkla ilgili iddiasının, davalının markasının, kapsamına giren, perakendecilik/mağazacılık hizmetleri yönünden tesciline/hükmüne engel olabileceği yönünde kanaat oluşmuştur.3)Kötü Niyet Hususunda (SMK 6/9) Yapılan DeğerlendirmeSomut olayda, davalı şahıs tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şahsın kötü niyetli olmadığı kanaatine Mahkememizce varılmıştır.Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:1-Davanın KABULÜNE,2-... 'nun ... sayılı kararının iptaline,3-... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,4-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,95 TL harcın düşümü ile 89,95 TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 4.186,40 TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,7-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,Dair verilen karar, davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı gerçek kişi vekilinin yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2023Katip ...¸Hakim ...¸¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu gereğinceDYS üzerinden E-İmza ile imzalanmış olup,Ayrıca fiziki olarak imzalanmayacaktır.Davacı Masraf Dökümü
:İlk Masraf 385,40.-TLPosta Masrafı 501,00.-TLBilirkişi Ücreti 3.300,00.-TLToplam 4.186,40-TL