Anahtar kelimeler: Bulunarak Bildirerek Görüşü Ret Koruma İstemlerinin Tedbirleri Neticesinde Hmknın Esastan

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.DAVA
: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM
: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Esastan retİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 07.07.2020 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 08.07.2020 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunarak davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince davacının haksız tutuklama nedeniyle 150.000,00 TL maddi, 790.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 10.333,33 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının hükmedilen manevi tazminatın 15.000,00 TL'ye yükseltilmesi ve hükmedilen tazminatlara dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİDavacı vekilinin temyiz sebepleri; bilirkişi raporu tebliğ edilmeden ve UYAP sistemine kaydedilmeden yokluklarında hüküm kurulduğuna, maddi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, bilirkişi raporunun tebliğ edilmemesinden dolayı adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, hükmedilen tazminat miktarının yüksek olduğuna, hükmedilen vekâlet ücretinin fazla olduğuna, ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas- ████████ karar sayılı ceza dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 01.08.2017-05.01.2018 tarihleri arasında 157 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 19.06.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile 06.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğu ve yasal faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğu gerekçeleriyle düzeltilerek esastan ret kararı verildiği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARARYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;1.Tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ile infaz edilen tutuklama müzekkeresine dair suç bilgisinin, infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Kabule göre de;1.İlk Derece Mahkemesince dosyanın maddi zararın belirlenmesi bakımından bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi raporunun 22.03.2019 tarihli havale ile dosya arasına alındığı, hükmün ise bilirkişi raporunun dosyaya havalesinden önce 25.02.2019 tarihinde verildiği anlaşılmakla tarafların bilirkişi raporundan haberdar olmadığı, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmeden dosyanın karara çıkarıldığı, davacı vekiline ve davalı vekiline bilirkişi raporunun mevzuata uygun şekilde tebliği yapılıp içeriği konusunda bilgilenmesi sağlanmadan karar verildiğinin anlaşılması karşısında tarafların savunma hakkının kısıtlandığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,2. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.02.2025 tarihinde karar verildi.