Anahtar kelimeler: Olarakilk Haksızlık Sektöründe Cezalı Tekstil İkame Aboneliği Tedbir Bakirköy İhtiyati

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ E - ████████ K
DAVANIN KONUSU
: İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: İhtiyati tedbir talep eden vekili başvuru dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin kullanımında olan ... Sözleşme Hesap Numaralı elektrik aboneliği hakkında haksız ve hukuk aykırı bir şekilde cezalı kaçak faturalar düzenlenmiş olduğunu ve bu haksızlık neticesinde mevcut dosyanın ikame edildiğini, müvekkilinin tekstil sektöründe çalışmakta olduğunu dava konusu elektrik kaçak bedelinin ödenmemesi sebebiyle tarafına kaçak elektrik faturası düzenlemiş olduğunu, hali hazırda yoğun tekstil siparişleri olan müvekkilinin bu hukuka aykırı düzenlenmiş kaçak elektrik faturasına dayanarak iş yerinde enerji kesilmesi sebebiyle telafisi imkansız zararlar ortaya çıkacağını, müvekkilinin aboneliği bulunan elektrik hiçbir zaman kesilmemiş olduğunu, fatura borçlarından kaynaklanan tüm ödemeler düzenli olarak yapıldığını, ancak buna rağmen, ilgili elektrik hizmetinin fiziken kesildiği ve bu kesinti sonrasında müvekkilinin elektrik sayacına müdahale ederek hukuka aykırı bir şekilde işletmesine enerji sağladığı iddiasıyla, elektriğin kaçak kullanıldığının ileri sürüldüğünü, bu iddialar, hem gerçeklik hem de hukuki dayanak bakımından asılsız olduğunu, müvekkilinin elektrik aboneliği düzenli olarak aktif tutulmuş olduğunu ve hizmetin kesintisiz bir şekilde sağlanmasına yönelik tüm yükümlülükler yerine getirilmiş olduğunu, müvekkilinin tek geçim kaynağı, kendi işlettiği tekstil atölyesi olduğunu, işletmedeki tüm makinelerin elektrik gücü ile çalışması nedeniyle, davalı şirket tarafından elektrik enerjisinin kesilmesi durumunda telafisi güç ve ciddi zararlar meydana geleceğini, mevcut durumda ortaya çıkabilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği, gecikmesinde sakınca bulunacağı veya ciddi bir zararın doğacağı endişesi, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak HMK Madde 389 gereğince kabul edildiğini, bu çerçevede, mahkemece ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları göz önünde bulundurularak, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak nitelikte bir tedbire karar verilmesinin mümkün olacağını belirterek, açıklanan nedenlerle müvekkilinin aleyhine hukuka aykırı bir şekilde düzenlenen kaçak elektrik faturalarına karşı taraflarınca yasal yollara başvurulduğunu henüz dava şartı arabuluculuk aşamasında olduğunu, iş bu sebeple müvekkili adına tazmini imkansız zararlar ortaya çıkmaması adına elektrik kesme işleminin mahkemeniz tarafından durdurulması kararı verilmesinin elzem olduğunu bu doğrultuda taleplerinin kabulü ile, müvekkilinin ... Mahallesi ... Caddesi No:... Bağcılar adresindeki ... Sözleşme Hesap Numaralı elektrik aboneliğine ilişkin enerji kesme işleminin tedbiren durdurulmasını, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin borçlulara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince █████/2024 tarihli kararla "HMK 389 md. gözetilerek ticari işletmenin faaliyetlerinin sekteye uğramaması ve ileride telafisi imkansız zararların doğmaması için talep edilen taşınmazda elektrik kesme işleminin fatura bedelinin %15 oranında teminat alınmak suretiyle durdurulmasına karar verilerek aşağıdaki gibi karar oluşturulmuştur." gerekçeleriyle 1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile; dava konusu ... hizmet noktalı, ... hesap numaralı, ... fatura seri numaralı, █████/2024 ödeme tarihli 174.718,93-TL bedelli 1 adet faturadan dolayı, devam eden sözleşmede sonraya ilişkin kullanımdan ötürü düzenlenecek fatura ve ödemeler ayrı tutularak, isteme konu 1 adet faturaya dayalı olarak yapılacak elektriği kesme işleminin faturalardaki aboneliklerin istemde bulunanlara ait olması halinde fatura tutarının %15'i oranında teminat karşılığında tedbiren durdurulmasına, fatura bedelinin %15'i oranında teminat yatırıldığında ilgili kuruma yazı yazılmasına, karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi karara itiraz üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda; "Tüm dosya kapsamına göre; kaçak elektrik kullanımına yönelik fatura, protokol ve ara buluculuk tutanakları, talep dilekçesi ve ekindeki yer alan belgeler ile yaklaşık ispat koşulları gerçekleştiği kanaatiyle Mahkememizce █████/2024 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verildiği, uyuşmazlık konusu olan davacı şirkete ait elektriğin kesilmesi halinde telafisi güç veya imkansız bir zararın sözkonusu olabileceği, toplanacak deliller ve değişen koşullar gözetilerek haklılık durumuna göre esas mahkemesince her zaman tedbir kararının kaldırılmasının veya değiştirilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla,talep ve delil durumu dikkate alınarak davalının ihtiyati tedbir kararına yaptığı itirazın reddine karar verilmiş, ayrıca teminatın %100 oranında alınması talep edilmiş ise de bunun yargılama yapmadan hüküm mahiyetinde alacağın tahsili anlamına geleceği" gerekçeleriyle ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, karşı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Aleyhine tedbir talep edilen vekili istinaf başvurusunda özet olarak; ihtiyati tedbir ve yaklaşık ispat şartlarının oluşmadığını, teminatın yetersiz olduğunu, talep edenin kaçak elektrik kullandığının sabit olduğunu, kaçak tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Talep, kaçak elektrik tahakkuku nedeniyle nedeniyle elektriğin kesilmemesi için ihtiyati tedbir talebine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (HMK)'nın 389/1. maddesi, "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir. Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir. İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD █████████ E., ██████████ K.; █████████ E-████████ sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava konusu faturalara dayalı borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, işin niteliği gereği elektriğin talep edenin işletmesi için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olacağı, bu haliyle talep edenin ağır ekonomik kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin talep eden aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı olarak işletmede elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği, bunun yanı sıra alacağın miktarına göre karşı taraf şirketin de ihtiyati tedbir isteminde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira talep edenin mal varlığında gelebilecek bir değişim nedeni ile ilerde belirlenecek alacaklı şirket zararının elde edilmesi zorlaşabileceği gibi tamamen imkansız hale de gelebilecektir. Bu haliyle mahkemece, talebin kabulüne karar verilmesinde ve belirlenen teminat miktarında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda usule aykırılık tespit edilmediğinden, aleyhine tedbir talep edilenin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Aleyhine tedbir talep edilenin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!