Anahtar kelimeler: Çakır Süreç Müdafileri Vasfi Eşit Görüşü Hukukî Taksirle Öldürme Neticesinde
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ - ████████
    SUÇ
    : Taksirle öldürme
    HÜKÜM
    : Mahkumiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Dairemizin bozma kararı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanıklar müdafileri ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Yerel Mahkemece sanıkların mahkumiyetlerine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlerin katılanlar lehine hükmedilen vekalet ücretinin eşit olarak tahsili ile sanık Vasfi Çakır hakkında hükümden TCK'nın 53/6. maddesinin çıkarılması suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği, Dairemizin 03.04.2024 tarihli ilamı ile sanık ... hakkında fazla ceza tayin edilmesi, sanıklar ... ve ... hakkında ise bilinçli taksir hükümleri gereği arttırım yapılırken, asgari hadden makul oranda ayrılarak arttırım yapılması gerektiği gözetilmeksizin azami oranda artırılmak suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini sebepleriyle bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, TCK'nın 85/2, 22/3. maddeleri gereğince 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanıklar ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, TCK'nın 85/2, 22/3, 62. maddeleri gereğince 5 yıl 10 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar hakkındaki hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, eksik inceleme ile karar verdiğine, ceza miktarına, tahliye talebine, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, ceza miktarına, suç vasfına ve illiyet bağına, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, kusur durumuna, bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığına, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuyla hüküm kurulduğuna, suç vasfına ve illiyet bağına, bilinçli taksir sebebiyle cezada fazla arttırım yapıldığına, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... yönünden cezanın az olduğuna, sanıklar ... ve ... yönünden cezanın az olduğuna, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
    III. OLAY VE OLGULAR
    Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde katılan ... ile eşi ... ve 2021 doğumlu oğlu ...'in birlikte yaşadıkları Salihli İlçesi Gülnar Sitesinde akşamüstü saatlerinde dolaşmak amacıyla site içerisinde bulunan yürüyüş yollarından hareketle parka ve çimenlik alana gittikleri, ...'in bir süre parkta oynamasından sonra dönüş yoluna geçtikleri, saat 17:40 sıralarında ...'in olay tarihinden yaklaşık 5-6 ay kadar önce site içerisindeki ağaçların sulanması amacıyla açılan yaklaşık 60 metre derinliğe, 31 cm genişliğe sahip kaçak olarak açılan sondaj kuyusuna düştüğü, ...'in ise bu sırada kuyuya düşen oğluna yardım etmek için kuyuya atladığı, katılanın sesini duyanların yardıma koştukları, bir süre ...'in sesinin duyulduğu ancak sonrasında ses gelmemeye başladığı, olay yerine yardım ekiplerinin gelerek çalışmalara başladıkları, yapılan paralel kazılar neticesinde 06.01.2023 tarihli Olay Yeri İnceleme ve Ölü Muayene Raporuna göre saat 02:30 sıralarında ...'in; saat 04:00 sıralarında ...'in cenazelerine ulaşıldığı, İzmir Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen otopsi raporlarına göre; ... ve ...'in solunum yollarının yabancı cisim (toprak, çamur) ile tıkanmasına bağlı mekanik asfiksi sonucu vefat ettiklerinin anlaşıldığı olayda, sanık ...'in olayın meydana geldiği sitenin yöneticisi, sanık ... ve ... site yöneticisinin yardımcıları olduğu, kaçak olarak açılan kuyuyu 6 aya yakın bir süre boyunca çocuk parkına ve yürüyüş yollarına oldukça yakın bir mesafede hiç bir koruyuculuğu olmayan kuru ağaç dallarıyla kapatarak tehlike arz eder halde, bir uyarı ve ikaz lehvası konulmaksızın bırakmaları nedeniyle site yönetiminin asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanıklar hakkında TCK'nın 85/2. maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilmiştir.
    IV. GEREKÇE ve KARAR
    1-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyizen incelenmesinde;
    Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümde ... cezanın 5 yıl hapis cezası olarak tayini ile TCK'nın 22/3 maddesi gereğince 5/12 oranında arttırılması sırasında, cezanın 5 yıl 25 ay hapis cezası yerine hatalı şekilde 7 yıl 1 ay hapis cezası olarak tayin edilmiş ise de, sonrasında TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilmesi ile netice cezanın doğru şekilde 5 yıl 10 ay 25 gün olarak belirlenmesi sebebiyle, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanıklar müdafileri ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
    2-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyizen incelenmesine gelince;
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
    A-Dairemizin 03.04.2024 tarihli bozma ilamında; "...Asli kusurlu olarak iki kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi gereği iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan İlk Derece Mahkemesince, suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı göz önüne alınarak alt sınırdan makul oranda uzaklaşılarak ... ceza tayini gerekirken, orantılılık ilkesine aykırı biçimde ... cezanın 12 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi..." sebebiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen, bozma ilamını etkisiz kılacak şekilde ... cezanın 10 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi ve bozma doğrultusunda hareket etme zorunluluğuna aykırı olacak biçimde karar verilmesi;
    B-Sanık hakkında bilinçli taksir hükümleri gereği arttırım yapılırken TCK'nın 22/3. maddesinde cezanın üçte birden yarısına kadar arttırılabileceği amir hükmü doğrultusunda, asgari hadden makul oranda ayrılarak arttırım yapılması gerektiği gözetilmeksizin azami oranda artırılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
    Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık Hazma Akiş müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    15.01.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!