Anahtar kelimeler: Başaknlığı Tutulan Saklı Ankara Sayisi Atılan Adliye Derece Davada Bölge

MAHKEMESİ
: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, ███████ KararDAVA TARİHİ
: 03.12.2021KARAR
: Yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 33. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı ... Başaknlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; davacılar vekilince İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığı gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesince yeniden kurulan hükümde davacılar aleyhine düzeltilen hususlarla sınırlı olarak temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, Keçiören ilçesi, ...Mahallesi, 91758 ada 8 parsel sayılı taşınmazın davalılar tarafından tasarruf haklarının kısıtlanması üzerine Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasıyla kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemli dava açtıklarını, dosyanın aynı parselde hissedar olanların açtığı Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasıyla birleştirildiğini, dava konusu taşınmaza 12.11.2018 tarihi itibarıyla 1.450,00 TL/m² değer biçildiğini, Mahkemece talep ile bağlı kalınarak 150.000 TL üzerinden hüküm kurulduğunu, müvekkillerinin hisselerine göre ... için 1.965,310,74 TL, ... için 211.205,76 TL, ... için 442.983,51 TL'nin 12.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizi ve ödeme tarihine kadar paranın değerinde meydana gelebilecek değer kaybı ile birlikte davalı idareden tahsili ile taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen taşınmazda müvekkili tarafından herhangi bir kamulaştırma çalışması bulunmadığını, herhangi bir fiili el atma olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı davanın Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sırasında görüldüğünü, davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, taşınmazın spor alanı olarak planlanması sebebiyle parselin yetki ve sorumluluğunun müvekkili idareye ait olmadığını, husumet itirazında bulunduğunu, Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı dosyasında aynı taşınmaz için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin kararıyla müvekkili belediyeye husumet yöneltilemeyeceğine karar verildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... aleyhine yönünden kabulü ile taşınmaz bedelinin ilk dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 2013 tarihinde özel spor alanı iken 1/5000 lik planın iptal edildiğini 1/1000 lik planın ise ayakta olup, el atma anlamında husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini, ilk davada Keçiören Belediyesi yönünden kabul kararı verilip taşınmazın tescilinin de Keçiören Belediyesi adına yapıldığını, eldeki bu ek davada kendileri adına tescil yapılamayacağı da gözetildiğinde tazminattan sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığını, ek dava yönünden de sorumlu idarenin Keçiören Belediyesi olduğunu, Keçiören Belediyesi aleyhine hüküm kurulması gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan ilk davada alınan ve kesinleşen hükmün dayanağını teşkil eden bilirkişi raporunun kısmi dava tutarını aşan bölümü için açılan eldeki ek dava yönünden hem tarafları hem de mahkemeyi bağlayacak nitelikte husumet de dahil olmak üzere kesin hüküm mahiyetini almış olması ve yine bu karara istinaden davacı tarafın dava konusu parselde kayıtlı hisselerinin kesinleşen ilk dava sonucunda davalı idare ... adına tescil edildiği, bu itibarla davacı tarafın tazminata ilişkin ... aleyhine ek dava açmakta davacı sıfatı ve hukuki yararı bulunduğu da dikkate alınarak, kesinleşen ilk dava dosyasındaki husumete göre davacılar payına düşen saklı tutulan fazlaya ilişkin bedel üzerinden davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkeme tarafından yerinde olmayan gerekçeyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi, doğru görülmediğinden davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın ... yönünden kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulü ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle hükmolunan tazminat alacağının, Anayasa' nın 46 ncı maddesi doğrultusunda dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, ilk dava da davacı payları idare adına tescil edilmiş olsa da asıl sorumlunun Ankara Büyükşehir Belediyesinin kamulaştırmasız el atma tazminatını ödemesi halinde, Ankara Büyükşehir Belediyesine devir işlemlerinin yapılabileceğini, aksi halde Mahkeme kararı ile aynı sonuca ulaşılabileceğini, bu sebeplerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “...Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna; ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.4. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.03.2022 tarihli ve 2020/4-58 Esas, ████████ Karar sayılı ilâmı:“ ...kısmi davada kesinleşen hükme esas alınan rapor tümüyle inceleme ve itiraz konusu yapılıp, tüm yargısal denetim yollarından geçerek toplam alacak miktarını ortaya koyacak şekilde kesinleşmiş ve taraflar yönünden yargısal denetim yolları tüketilerek usulü kazanılmış haklar gerçekleşmişse kesin delil olarak değerlendirilmesi gerekeceği de ortadadır.“3. Değerlendirme1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı kalan harcın davalıdan alınmasına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.