Anahtar kelimeler: Kulaklarından Güngören Bacağından İlçesinde Valiliği Israr Sol Müşaviri Süreci Gören

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No
: ████████Karar No
: ████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALILAR)
: 1- ... BakanlığıVEKİLİ
: Hukuk Müşaviri V. ...2- ... ValiliğiVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: █████/2008 tarihinde İstanbul ili, Güngören ilçesinde meydana gelen terör saldırısında sol bacağından ve kulaklarından zarar gören davacı tarafından, uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemlerin iptali ile 150.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;Davacı vekili tarafından, █████/2017 tarihli başvuru dilekçesi ile davalı idareye maddi ve manevi tazminat istemiyle başvuruda bulunulduğu, olayın █████/2008 tarihinde meydana geldiği dikkate alındığında, eylem tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde idareye başvuru şartının Kanun'da düzenlendiği, bu süreden çok sonra yapılan başvurunun reddi üzerine açılan bu davada süre aşımı bulunduğundan, davanın esasının incelenmesine imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;█████/2008 tarihinde İstanbul ili, Güngören ilçesinde meydana gelen patlamada yaralanan davacı hakkında, en son Edirne Devlet Hastanesinin ... tarih ve ... sayılı sağlık kurulu raporuyla %45 oranında sürekli tüm vücut fonksiyon kaybı bulunduğunun belirtildiği, ancak olay nedeniyle oluşan zararın arttığına yönelik başkaca bir sağlık kurulu raporunun bulunmadığı, bu durumda, bahsi geçen sağlık kurulu raporuyla, oluşan bedensel zararın tüm sonuçlarının kesin olarak ortaya çıktığının ve anılan sağlık kurulu raporu üzerine 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında bir yıl içerisinde idareye başvuru yapılarak dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra yapılan başvuru üzerine açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.Daire kararının özeti
: Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;Dava dosyasındaki belgeler ve UYAP üzerinden yapılan incelemede, █████/2008 tarihinde İstanbul ili, Güngören ilçesinde meydana gelen patlama olayıyla ilgili olarak gerçekleştirilen ceza yargılamasında Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla sanıklar hakkında verilen hükümlerle ilgili olarak ağır ceza mahkemesi kararının kısmen onanmasına, kısmen düzeltilerek onanmasına, kısmen bozulmasına karar verildiği, henüz yargılamanın tümüyle sona erdiğinden bahsedilemeyeceği,Bu durumda, davacının uğradığı zararın, idareye yükletilebilecek bir eylemden kaynaklanıp kaynaklanmadığının ancak yapılacak ceza yargılaması sonucunda kesinleşeceği dikkate alındığında; davacı hakkında, Edirne Devlet Hastanesinden █████/2014 tarihinde alınan sağlık raporu esas alınarak, uğradığı zararla ilgili idari başvuru yapmak suretiyle dava açmasının beklenmesinin, adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil edeceği ve davacıya makul sebeplere dayanmayan bir külfet yükleyeceği, pek çok mağdurun yer aldığı olayla ilgili olarak yürütülen ceza yargılaması halen devam ettiğinden ve henüz sonuçlanmayan yargılama öncesinde █████/2017 tarihinde davalı idarelere yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine, █████/2018 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu,Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin gerekçeli reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmadığı,Öte yandan davacı tarafından yapılan tazminat başvurusunun reddine ilişkin işlemlerin iptali de istenildiğinden, ön karar niteliğindeki başvuruya ilişkin olarak da mahkemece bir karar verilmesi gerektiği, bu hususta hüküm kurulmadığı, anılan taleple ilgili olarak, iptali istenilen işlemlerin iptal davasına konu edilemeyeceğinden, talebin niteliği gözetilerek incelenmeksizin ret kararı verileceğinin açık olduğu gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;Dosya içerisinde mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde görevli ortopedi uzmanı tarafından "2008 yılında terör saldırısında yaralanan ve hastanemize getirilen hasta sol crus çift kırık nedeniyle gerekli tedavileri yapılmış olup, rutin olarak poliklinik (ayaktan) takibi devam etmektedir" ifadesinin yer aldığı █████/2017 tarihli bir yazı tanzim edildiği, anılan bu tek hekim yazısının sağlık kurulu raporu niteliğinde olmadığı gibi maluliyet oranının yükseldiğine yönelik bir belirleme içermediğinin görüldüğü,Bununla birlikte, İstanbul Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin █████/2018 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının 2008 yılında yaşadığı olay nedeniyle %40 oranında vücut fonksiyon kaybına uğradığının belirtildiğinin görüldüğü,Buna göre, █████/2014 tarihli sağlık kurulu raporundan sonra alınan █████/2018 tarihli sağlık kurulu raporuna göre, terör saldırısı neticesinde yaralanan davacının maluliyet oranının artmadığı, bir başka ifade ile davacının sağlık durumunda oluşan yeni bir gelişmenin mevcut olmadığı, bu itibarla, █████/2018 tarihli sağlık kurulu raporunun tek başına yeni bir hukuki durum yaratmadığı ve tek başına dava açma süresini ihya etmeyeceği, nitekim Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2014 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararında yer verilen gerekçenin de bu minvalde olduğu,Yaşanan terör saldırısına ilişkin yürütülen ceza kovuşturması kapsamında olay incelendiğinde ise, █████/2008 tarihinde gerçekleştirilen saldırının bir terör olayı olduğu, ceza yargılamasının devam ettiği,Ancak, İstanbul Atatürk Havalimanında █████/2016 tarihinde gerçekleştirilen terör saldırısında yaşamını yitiren kişinin yakınları tarafından, terör olayı ile ilgili ceza yargılaması devam ettiği dönemde açılan tam yargı davasında, Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, ilk derece mahkemesinin manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kararına yapılan istinaf başvurusunun reddedildiği, bahsi geçen bu karara yapılan temyiz başvurusu üzerine ise Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2021 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla, olay tarihinden itibaren 1 yıl içinde idareye başvurularak tesis edilecek işleme karşı 60 gün içerisinde dava açılmadığı belirtilip, davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle Daireleri kararının bozulduğu ve Dairelerince, anılan karara uyularak davanın süre aşımı yönünden reddine karar verildiği,Anayasa Mahkemesinin "Türkan Bal" başvurusunda vermiş olduğu kararda, yargı mercilerince benzer nitelikteki yargılamalarda farklı sonuçlara ulaşılmasının hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırı olacağı, böyle bir algının toplumda yerleşmesi hâlinde bireylerin yargı sistemine ve mahkeme kararlarına duymaları beklenen güvenin zarar görebileceğinin vurgulandığı,Bu kapsamda olay incelendiğinde, Dairelerinin yukarıda yer verilen E:... sayılı dosyasında görülen dava ile bu davanın, farklı tarihlerde gerçekleştirilen terör saldırısı sonucu oluşan maddi ve manevi zararlara ilişkin olduğu, Dairelerinin E:... sayılı dosyası üzerinden görülen davada, Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararına uyularak davanın süre aşımı yönünden reddedildiği, her iki uyuşmazlıkta, tam yargı davalarının derdest olduğu dönemde, olayla ilgili ceza davalarının da derdest olduğu, bu halde, benzer olayda Danıştay bozma kararına uyularak davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi, bir başka benzer olayda ise dava açma süresinin ceza yargılamasına bağlılığı nazara alınarak süresinde olduğunun kabulü halinde Daireleri kararları arasında çelişki oluşacağı, bir başka ifade ile hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerinin zarar göreceği,İzah edilen bu durum karşısında, ... tarih ve ... sayılı sağlık kurulu raporuyla %45 oranında sürekli tüm vücut fonksiyon kaybı bulunduğu belirlenen ve anılan tarihten sonra söz konusu bedensel hasarın ilerlediği yönünde bir sağlık kurulu raporu bulunmayan, bu haliyle de dava açma süresini ihya edecek yeni bir hukuki durum bulunmayan davacı tarafından, █████/2017 tarihli başvuru üzerine █████/2018 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu sonuç ve kanaatine ulaşıldığı gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, ısrar kararının Daire kararına, hukuka ve kanunlara uygun olmadığı; 2013 yılına kadar aralıksız beş yıl yatarak tedavi gördüğü ve bu tedavilerin halen devam ettiği; 2017 yılında verilen raporda, tedavisinin 2008 yılından beri devam ettiğinin, bu tarihten sonra da takibinin yapılması gerektiğinin belirtildiği; ceza zamanaşımı süresinin dikkate alınması gerektiği; emsal davalarda tazminat isteminin kabul edilerek kararların onandığı; 2018 yılında alınan raporda da yüzde kırk oranında sürekli engelli olduğunun belirtildiği; bu yaralanmadan kaynaklı olarak sol bacağındaki kemik, kas dokusunu kaybettiğinden sol bacağı üzerinde duramadığı gibi kulaklarında meydana gelen arıza sebebiyle sesleri işitemediği ve konuşmaları algılamasının büyük ölçüde azaldığı; dosyada mevcut delillerden anlaşılacağı üzere çok uzun bir sürede tedavi gördüğünden, yasal süreler içinde, özellik arz eden sağlık sorunları nedeniyle idarelere başvurarak terör eylemi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlarının kusurlu ve kusursuz sorumluluk ilkeleri doğrultusunda ödenmesini talep ettiği; Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her çeşit eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunun açık bir biçimde belirlendiği; idarenin, yürüttüğü kamu hizmetiyle ilgili olarak nedensellik bağı kurulabilen zararlarını ödemekle yükümlü olduğu; hukuki sorumluluğun koşullarının, öngörülen süreler içinde olayın meydana geldiği anda ve birarada ortaya çıkmasının mümkün olamadığı; zararın, idari eylemden kaynaklandığının bu sürelerden sonra ortaya çıkması mümkün olabileceği gibi, zararın gerçek miktarı ve illiyet bağının daha sonra da ortaya çıkabildiği; Kanun'un 13. maddesinin, yargıya başvuru hakkını ortadan kaldırmayacak ve ancak maddeyi de işlevsiz bırakamayacak bir şekilde yorumlanması ve uygulanması gerektiği belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idarelerden İçişleri Bakanlığı tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.Diğer davalı idarece savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,4. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.