Anahtar kelimeler: Tairhli Otogaz Bayiliğini İhbarda Bayilik Kalınan Çekilen Esaskarar Kar Samsun

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.SAMSUNASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████BAŞKAN
: ...ÜYE
: ...ÜYE
: ...KATİP
: ...DAVACI
: ...VEKİLİ
: ...DAVALI
: ...VEKİLİ
: ...DAVA
: Tazminat (Cezai Şart ve Yoksun Kalınan Kar, Manevi Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2008KARAR TARİHİ
: █████/2018KAR. YAZIM TARİHİ
: █████/2018Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İddia ve savunmaların özeti;Davacı vekili █████/2008 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'nin █████/2000 tairhli otogaz bayilik anlaşması ve genel şartnamesi ve █████/2006 tarihli protokol gereğince müvekkil şirketin bayiliğini yürütmekte iken ... Noterliğince çekilen █████/2007 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile fesh-i ihbarda bulunduğunu, davalının bu fesih işlemini davalıyla aynı parselde bulunan ...'nin talimatları doğrultusunda yaptığını, yapılan bu tek taraflı fesih işleminin taraflar arasında düzenlenen protokole aykırı olduğunu, davalının haksız fesihi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, bu nedenlerle davalının haksız feshi sebebiyle 10.000,00 TL cezai şarti 10.000,00 TL yoksun kalınan kar ve 20.000,00 TL manevi tazminatın █████/2007 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili █████/2008 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iki ayrı parsel üzerinde büyük parselde ... adına akaryakıt satışı diğer parsel de ise davacıya ait LPG satışı yapıldığını, daha sonra Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından iki parselin birleştirilerek tek parsel haline dönüştürüldüğünü, █████/2008 tarihinde keşide edilen ihtarname ile fesih sebeplerinin bildirildiğini ve müvekkilinin haklı olarak sözleşmeyi fesih ettiğini, müvekkilinin fesih sebebinin taraflar arasında aktedilen █████/2000 tarihli otogaz bayilik anlaşması ve gene şartnamesine uygun olduğunu, davacının istediği manevi tazminatın herhangi bir hukuki dayanağı olmadığı, cezai şart ve yoksun kalınan kara ilişkin taleplerin hukuka aykırı olduğunu, davacının talep ettiği faizin fahiş olduğunu, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi:Davacı vekili █████/2007 tarihli dilekçesiyle delil listesi ibraz ettiği, █████/2008 tarihli dilekçesiyle de tanıklarının adreslerini bildirdiği, davalı vekilininde █████/2008 havale tarihli dilekçesiyle delil listesi sunduğu anlaşılmıştır.Atakum Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğüne yazılan yazıya cevap verildiği davaya konu parseldeki ...tarafından yapılmış olan akaryakıt ve Lpg ikmal istasyonuna ait yapı ruhsatları ve imar planı örneklerinin gönderildiği, Samsun Büyükşehir Belediyesinden davaya konu parsellerin birleştirilmesiyle ilgili yapılan işlemlere ilişkin bilgi ve belgelerin dosya arasına getirtildiği, Atakum Tapu Sicil Müdürlüğünden davaya konu parsellere ait tapu kayıtları ile taşınmazın çalışma ruhsatının dosya arasına celp edildiği, Atakum Belediyesinden davaya konu parsellerin akaryakıt istasyonu olarak işlendiğine dair kayıtlar dosya arasına getirtildiği tespit edilmiştir.Davalı vekili tarafından █████/2009 havale tarihli dilekçe ekinde müvekkili ile ... arasında yapılan bayilik anlaşmasından bir suretin sunulduğu anlaşılmıştır.Davacı vekilinin █████/2008 havale tarihli dilekçesi ekinde Otogaz Bayilik Anlaşması ve Genel Şartnamesi ve eki Protokol ile Ariyet Sözleşmesi örneği ile ...Noterliğinin █████/2007 tarih ... yevmiye nolu tebliğ şerhli ihtarname örneğini sunduğu görülmüştür.Mahallinde █████/2009 tarihinde keşif yapılmış, inşaat mühendisi bilirkişi ile harita mühendisi bilirkişiden oluşan heyet tarafından hazırlanan █████/2009 tarihli rapor özetle; dava konusu taşınmazın önce ... ve ...parseller olduğunu, bu iki parsel daha sonra Atakum Belediyesi İmar İşlerinin █████/2004 tarih ve ... sayılı yazıları ile █████/2004 tarih ve 360 sayılı encümen kararı ve Samsun Kadastro Müdürlüğünce tanzimli değişiklik beyannamesine istinaden iş bu taşınmazların tevhidlerinden sonra 270,99 m2 ve 227,34 m2'lik kısımların bedelsiz olarak yola terk edildiğini, yeni parselin 2925 nolu parsel olduğunun bildirildiği görülmüştür.Körfez Asliye Hukuk Mahkemesinden talimatla alınan █████/2010 havale tarihli Prof Dr. ...'dan oluşan bilirkişi heyeti raporunda özetle; dava konusu sözleşmesinin davalı tarafından fesih edilmesinin haksız olduğunu, █████/2000 tarihli sözleşmesinin 30.maddesine göre davacıya 30.000 USD cezai şart ödemesi gerektiğini, davacının fesih sebebiyle 429.312,00 TL kardan yoksun olduğunu, davacının ticari defterlerinin incelenmesinde gerçek kaybının ortaya çıkacağı kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.Davalı vekili █████/2010 tarihli dilekçesiyle talimatla alınan █████/2010 havale tarihli bilirkişi heyeti raporuna karşı beyan/itiraz dilekçesi sunmuş, yine █████/2010 havale tarihli dilekçesiyle de müvekkiline ait ticari defterleri ibraz ettiği anlaşılmıştır.Mahkememizce bilirkişiler ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan █████/2011 havale tarihli raporda özetle; davalının davacıdan 2002-2007 yılları arasında toplam 5.997.364,30 TL'lik gaz alışı yaptığını ve bu miktarın tamamını sattığını, bu gaz alış ve satışlarından toplam 959.578,29 TL kar elde ettiğini, 2007 yılı içinde toplam 750.392,71 TL'lik gaz alım ve satışı yaptığı ve bu alım ve satımlardan ortalama aylık 18.000,00 TL kar elde ettiğini, yapılan feshin haklı nedene dayanmadığını, █████/2006 tarihinde rekabet kurulu şartları doğrultusunda yapılan sözleşmeye uyulmadığını kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.Davalı vekili tarafından █████/2011 havale tarihli dilekçeyle █████/2011 tarihli bilirkişi heyeti raporuna itiraz dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır.Talimatla İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla Prof Dr. ..., Prof Dr. ..., 'tan oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan █████/2012 havale tarihli raporda özetle; davalı şirkete ait defterlerin usulsuz tutulduğunu, davaya konu sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak fesih edildiğini, davacının cezai şart ve kar mahrumiyeti talep etmesinde haklı olduğu, cezai şartın ödenmesinde davalı tarafında yıkıntıya sebep olmayacağı kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. Bu rapora karşı itirazlar üzerine aynı heyetten alınan █████/2015 tarihli ek raporda özetle; kök raporlarında bir değişikliğin bulunmadığını, davacının mahrumiyetinin 2007 yılına ait gelir tablosunun dosyaya sunulmadığından hesaplanamadığının bildirildiği görülmüş, itirazlar üzerine aynı heyet bu kez █████/2013 tarihli ek raporunda; davacının sözleşmede kalan süre için talep edebileceği kar mahrumiyetinin toplam tutarının 381.320,68 TL olacağını, davacının bu tutarı fazlaya hakkını saklı tutarak 10.000,00 TL olarak talep edildiğinin bildirildiği görülmüş, █████/2013 tarihli ek raporunda ise sehven yapılan gider payı hesaplamasındaki hatanın düzeltilerek olması gerekenin davacının net kar miktarı 104.215,95 TL olarak belirlendiğinin bildirildiği görülmüştür.Davalı vekili █████/2014 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin sözleşmeyi ...'nin hatalı yönlendirmesi sonucu fesih ettiğini ve yanıltıldığını, hesaplanan cezaların fahiş olduğunu, manevi tazminatın dayanağının olmadığını, kar kaybına esas alınacak sürenin hesabının hatalı yapıldığını, cezai şartın tamamının ödenmesinin kusurunun derecesine göre değerlendirilmesi gerektiğini beyanla kar kaybının hesabına ilişkin örnek içtihatlar ve mahkeme ilamları ibraz etmiştir.Davalı vekilinin beyan ve itirazları doğrultusunda Atakum Belediyesinden yazılan müzekkerelere cevap verilmiş, aynı bölgede otogaz bayiliği yapan ...'den bayilik sözleşme örnekleri celp edilmiş, davalının itirazları ve müzekkere cevapları doğrultusunda İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinden talimatla aynı bilirkişi heyetinden alınan █████/2015 havale tarihli ek raporda özetle; davalının belediye tarafından parselin iptal edildiğinin belirlenmesi durumunda fesih sebebinde haklı olup olmadığı konusunda taktirin mahkemeye ait olduğunu, olması gereken kar kaybının 104.215,95 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.Davalı vekilince █████/2015 havale tarihli dilekçesiyle █████/2015 havale tarihli ek rapora karşı itiraz dilekçesi sunulduğu, davacı vekilince de █████/2015 havale tarihli dilekçeyle bilirkişi ek raporuna karşı beyan dilekçesi sunulduğu, davalı vekilince de yine █████/2015 tarihli dilekçeyle davacının beyan dilekçesine karşı beyan dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır.Davalı vekilince █████/2016 havale tarihli dilekçesi ekinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2015 tarihli emsal kararını sunduğu anlaşılmıştır.Taraflar beyan itiraz dilekçeleri doğrultusunda İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinden talimatla Prof Dr ...'ten oluşan bilirkişi heyetinden alınan █████/2016 havale tarihli raporda özetle; davalının sözleşmeyi fesih etmesinde haksız olduğunu, davacının 104.215,95 TL kar mahrumiyeti ve 30.000 USD cezai şartın ödenmesini talep edebileceğinin bildirildiği, aynı bilirkişi heyetinin █████/2018 havale tarihli ek raporlarında özetle; davacının █████/2007-█████/2011 tarihleri arası yoksun kalınan 205.395,99 TL kar mahrumiyeti ve 30.000 USD cezai şartın ödenmesini talep edebileceğinin bildirildiği görülmüştür.Davalı vekilince █████/2018 havale tarihli dilekçeyle bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır.Davacı vekili █████/2018 tarihli dilekçesiyle yoksun kalınan kar mahrumiyetine ilişkin talebinin 195.395,99 TL arttırarak 205.395,99 TL, 10.000,00 TL olarak açtığı cezai şartı ise 30.000,00 USD karşılığı 123.162,00 TL olarak ıslah etmiş, ıslah harcını tamamlamıştır.Dosya █████/2018 tarihli celsede heyete tevdii edilmiş, son celse taraf vekillerinin esasa ilişkin tüm beyanları tespit edilmiş, sözlü beyanları alınarak yargılamaya son verilmiştir.Dava, sözleşmenin haksız feshi sebebiyle talep edilen cezai şart, yoksun kalınan kar tazminatı ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.Tüm dosya kapsamından; taraflar arasında █████/2000 tarihli ''Otogaz Bayilik Anlaşması ve Genel Şartnamesinin'' düzenlendiği, bu sözleşmenin davacı tarafından davalıya gönderilen ve ''Sayın Bayimiz'' başlıklı tarafların imzası bulunan yazılı belge ile █████/2016 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile uzatıldığı, davalının ...Noterliğinden keşide edilen █████/2007 tarih, ... sayılı ihtarname ile sözleşmeyi fesih ettiği, davacının ise sözleşmenin feshinin haksız olup sözleşmenin 30.maddesine göre 30.000 cezai şartın ödenmesi gerektiği, sözleşmenin haksız feshi sebebiyle kar mahrumiyetine uğranıldığı, ayrıca manevi zararın oluştuğundan bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL cezai şart 10.000,00 TL yoksun kalınan kar ve 20.000,00 TL manevi tazminatın █████/2007 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği, █████/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile de cezai şart alacağını █████/2018 tarihindeki kura göre 123.162,00 TL'ye, yoksun kalınan kara ilişkin tazminat miktarını ise 205.395,99 TL'ye çıkardığı anlaşılmaktadır.Davalı tarafın ise sözleşmenin dava dışı ... şirketinin yanlış yönlendirmesi sebebiyle fesih edildiğini, bu hususun kusuru ortadan kaldırmamakla birlikte hafifleten bir hal olması sebebiyle cezai şartın alt sınırlara indirilerek taktir edilmesini, kar kaybına ilişkin tazminat talebinin sözleşmede hüküm bulunmaması sebebiyle red edilmesi gerektiğini, aksinin düşünülmesi halinde davacının aynı bölgede bayilik kurup kurmadığı, kurmuş ise bu bayinin satışa başladığı tarih ile akdin feshi arasında geçen sürenin belirlenerek bu süreyle sınırlı olmak üzere hesaplama yapılması, yeni bir bayinin kurulmadığının tespiti halinde ise aynı bölgede ... istasyonu kurulacak yerin bulunup bulunmadığı, var ise izin verilmesinin mümkün olup olmadığı, bunun sonucuna göre işletmeye açılması için işletme ruhsatının ne kadar sürede alınabileceği ve bu şartların yerine getirilmesi halinde ne kadar sürede yeni bir bayilik kurulabileceğinin tespiti ile bu süre ile sınırlı olmak üzere hesaplama yapılması gerektiğini ve manevi tazminatından şartlarının oluşmadığını ileri sürdüğü görülmektedir.Davalı taraf sözleşmenin feshi sebebi olarak █████/2007 tarihli ihtarnamede akaryakıt ve Lpg satılan 2 parselin zorunlu olarak tevhidinin yapılması ve tüm parsel üzerine ... lehine irtifa hakkı tesis edilmesini göstermiştir. Yapılan keşif sonucu alınan █████/2009 tarihli bilirkişi rapor ve krokisine, Atakum Tapu Sicil Müdürlüğünün █████/2009 tarihli yazısına, Büyükşehir Belediyesinin █████/2009 tarihli cevabi yazısına ve Atakum Belediyesinin █████/2008 tarihli cevabi yazısına göre davalıya ait ... parselde davalının..., ...parsel üzerinde ise akaryakıt satışı yaparken Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan imar uygulaması sonucu her iki parselin ... parsel olarak birleştirildiği, davalı tarafın ise tek parsel üzerinde 2 ayrı şirkete ait akaryakıt ve LPG satışı yapamayacağı düşüncesiyle sözleşmeyi fesih ettiği anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki █████/2000 tarihli ''Otogaz Bayilik Anlaşması ve Genel Şartnamesi'' başlıklı sözleşme bir acentelik sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunup uygulanması gerekli 6762 Sayılı TTK'nun 118.maddesine göre ''aksi yazılı olarak kararlaştırılmadıkça müvekkil aynı zamanda ve aynı yer veya bölge içinde aynı ticaret dalı için birden fazla acente tayin edemeyeceği gibi acente dahi aynı yer veya bölge içinde birbiriyle rekabette bulunan müteaddit ticari işletmeler hesabına aracılık yapamaz''. Davalı taraf davacı ile olan sözleşmesi devam ederken █████/2006 tarihinde ...İle ayrı bir acentelik sözleşmesi yapmıştır. Yapılan bu sözleşme hem taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine hemde dava tarihinde yürürlükte bulunan TTK 118.maddesine aykırılık teşkil etmektedir. Davacı tarafın sözleşmenin feshine dayanak gösterdiği 7.maddesi ise sözleşmenin feshi için haklı bir neden oluşturmamaktadır. Zira bu maddede belediye veya diğer resmi kuruluşların istasyonu kapatması, mühürlemesi, yıkma kararı alması veya istasyonda faaliyetini yerine getiremeyeceği bir tarzda değişiklik yapması hali düzenlenmiştir, Belediyenin davalıya ait 2 parseli tek parsel haline getirmesi davalının istasyonda faaliyetini yerine getiremeyeceği tarzda yapılmış bir değişiklik değildir. (█████/2010 tarihli bilirkişi raporu)Öte yandan davalı vekilinin █████/2014 tarihli dilekçesinde de açıklandığı üzere 5015 Sayılı Yasada aynı parsel içinde Gesan markalı LPG ile BP markalı motorin/benzin satışına engel bir hal yoktur. Yasanın 8.maddesiyle yasaklanan birbiriyle rekabet eden 2 ürünün aynı parselde satışıdır. Dosya kapsamından ise böyle bir durum söz konusu olmadığından davalı tarafından sözleşmenin feshinin haksız olduğu, bu nedenle davacının sözleşmenin 30.maddesindeki 30.000 USD cezai şartı talep edebileceği sonucuna varılmıştır. Davacı vekili cezai şarta ilişkin talebini kısmi olarak açmış, ıslah dilekçesiyle de 30.000 USD'nin Merkez Bankasının █████/2018 tarihindeki satış kuru üzerinden arttırarak 123.162,00 TL'ye çıkartmıştır. Islah harcı █████/2018 olmakla, bu tarihin ıslah tarihi olarak alınması gerektiğinden, bu tarihteki Merkez Bankasının dolar efektif satış kuru 4.1115TL üzerinden cezai şart miktarı 123.345,00 TL olarak hesaplanmış, talep nazara alınarak cezai şart 123.162,00 TL'nin tamamına hükmetmek gerekmiştir.Davalı vekili müvekkilinin dava dışı ... tarafından yanıltılması suretiyle sözleşmeyi fesih ettiğini ve bu nedenlede indirim yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de tacir olup basiretli davranması gereken davalının dava dışı bir şirket tarafından yanıltılarak sözleşmeyi fesih ettiğinin kabulü mümkün olmadığı gibi somut davada da bu hususun dinlenmesi mevcut delillere göre mümkün görülmemiştir.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı BK'nun 161/3 maddesinde hakimin aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indireceği hükmü mevcuttur. Yine dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nun 24.maddesine göre tacir sıfatına haiz olan borçlu BK'nun 104/2, 161/3 ve 409.maddesinde yazılı hallerde fahiş olduğu iddiasıyla ücret veya cezanın indirilmesini talep edemez. Ancak Yargıtay içtihatlarında (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/1974 tarih █████████ Esas-Karar sayılı ilamı) tacirler arasında borçlunun mahfına sebep olacak derecede ağır ahlak ve kişilik haklarına aykırı şartların mevcut olması halinde hakimin cezai şartın geçersizliğine veya tenkisine karar verebileceği kabul edilmiştir. Somut dosyada bu yönde yapılan incelemede kar mahrumiyetine ilişkin tazminat talebi yönünden davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemelerinden █████/2011 tarihli bilirkişi raporuna göre davalının 2007 yılı karının 853.460,75 TL olması, diğer raporlardaki tespit edilen satış rakamları, kar miktarları, hükmedilen tazminatın karar tarihi itibariyle değeri ile işletmenin büyüklüğü nazara alındığında davalının mahfına sebep olacak nitelikte olmadığı anlaşılmakla hükmedilen cezai şartta tenkise gidilmemiştir.Davacı tarafın kar mahrumiyetine yönelik talebi yönünden yapılan incelemede; kar mahrumiyeti müspet zararlardan olup, sözleşmede aksine hüküm bulunmaması halinde aktin feshinden sonra talep edilemez (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı örnek ilamı). Bu durumda öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesinin gerektiği anlaşılmaktadır. Sözleşmede hüküm bulunması halinde kar mahrumiyet hesabının buna göre yapılması gerekmektedir. Sözleşmede kar mahrumiyetinin talep edilebileceğine dair bir hüküm olmasına rağmen ne şekilde hesaplanacağı ve ne kadar sürede verileceğine dair sözleşmede hüküm var ise bu hüküm uyarınca hüküm bulunmaması halinde ise özetle davacının yeni bir bayilik verip faaliyete geçeceği sürenin belirlenerek bu süre içerisindeki kar kaybının hesaplanması gerekmektedir.Taraflar arasındaki █████/2000 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; sözleşmenin feshi halinde kar mahrumiyeti talep edebileceğine ilişkin herhangi bir hükmün bulunmadığından, kar mahrumiyeti sebebiyle tazminat talep edilemeyeceği anlaşılmakla davanın bu kısmının reddi gerekmiştir.Davacı tarafın bir diğer talebi ise manevi tazminata ilişkindir. Manevi tazminata ilişkin hükümler dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı BK'nun 47 ve 49.maddesinde ve TMK'nun 25.maddesinde düzenlenmiştir. Davada taraflar tacir olup uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshinden kaynaklanmış olmakla, 818 Sayılı BK'nun 47 ve 49.maddesi kapsamında talep edilebilecek bir manevi tazminat bulunmadığı gibi TMK'nun 25.maddesindeki kişilik haklarının saldırıya uğraması sebebine dayalı bir manevi tazminat talebinin de davada talep edilmesi mümkün olmadığı, kısaca sözleşmenin haksız feshinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla manevi tazminat şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, bu talebinde reddi gerekmiştir.Davacı kabul edilen cezai şarta yönelik maddi tazminat talebini 10.000,00 TL olarak kısmi dava olarak açmış, bilahare dava değerini yükseltmiştir. Davadan önce davacının davalıyı temerrüde düşürmesi söz konusu değildir. Davacı tarafın Beyoğlu 10.Noterliğinden keşide ettiği 06 Eylül 2007 tarihli ihtarname temerrüt ihtarı şartlarını taşımamaktadır. Sözleşmede kesin vadeden bahsetmek de mümkün değildir. Bu durumda dava edilen 10.000,00 TL cezai şart yönünden dava tarihinden itibaren, ıslah edilen kısım yönünden ise ıslah tarihinden itibaren ve taraflar tacir olmakla avans faizi hükmetmek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;1-Davacının manevi tazminat ve yoksun kalınan kar taleplerinin reddine,2-Davacının cezai şarta ilişkin talebinin kabulü ile 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile 113.162,00 TL'nin █████/2018 ıslah tarihinden işleyecek avans faiziyle olmak üzere toplam 123.162,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Alınması gerekli 9.096,30 TL harçtan peşin alınan ve ıslah sonucu alınan toplam 5.809,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.286,91 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına.4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 12.603,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine.5-Davacı tarafça sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi masrafı, 269,50 TL posta masrafı ve 92,63 TL keşif masrafı olmak üzere toplam 8.362,13 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.134,60 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine. Bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 18.274,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine.7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine.8-Davacı tarafça başlangıçta ödenen 540,00 TL ve ıslah sonucu yatırılan 5.269,39 TL harç olmak üzere toplam 5.809,39 TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,9-Davalı tarafça sarf edilen toplam 2.365,00 TL talimat ve bilirkişi masrafından kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.478,46 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,10-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine.11-Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine.Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı mahkememiz gerekçeli kararının taraflara tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2018Başkan...Üye ...Üye...Katip ...