Anahtar kelimeler: Askerlerin Asker Onuncu Kuvvetleri Silah Süreci Silahlı Resmî Kararıyla Esasları

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No
: ████████Karar No
: ████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... BakanlığıVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2022 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: █████/1992 tarih ve 21271 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sanık Asker Kişiler İçin Avukatlık Ücretinin Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin, █████/2019 tarih ve 30812 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 5. maddesi ile değişik 6. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti
: Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2022 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararıyla;211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun "Askerlerin Silah Kullanma Yetkileri" başlıklı 87. maddesinin 1. fıkrası, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun, 4667 sayılı Kanun ile değişik 2. maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 502. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesi, Sanık Asker Kişiler İçin Avukatlık Ücretinin Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 1. ve 6. maddesi ile 7. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine yer verilerek;Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verildiği,Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabildikleri,Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeninin, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içerdiği ve her normun geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan aldığı, normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceğinin hukukun genel ilkelerinden olduğu,1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun aktarılan hükümlerinin irdelenmesinden; avukatın hukuki bilgi ve tecrübelerini tahsis ettiği avukatlık sözleşmesinin bir vekalet sözleşmesi olduğu, avukatın bu hukuki yardımının karşılığı olan avukatlık (vekalet) ücretinin, avukatlık asgari ücret tarifesi altında, dava veya hükmolunacak şeyin yüzde yirmibeşinin üstünde kararlaştırılamayacağı, dolayısıyla avukatlık (vekalet) sözleşmesinde vekâlet verenin edimini teşkil eden vekâlet ücretinin akdi (sözleşmesel) bir yükümlülük/borç olduğu; yargı yerlerince vekille takip edilen davalarda kanun gereğince hükmolunacak vekâlet ücretinin ise aleyhine hüküm kurulan taraftan alınarak lehine hüküm kurulan tarafa verilecek bir yargılama gideri olduğu, başka bir anlatımla her iki vekalet ücretinin kaynağının ve borçlusunun farklı olduğu,211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 87. maddesinin "Soruşturma usulü ve adli yardım" başlıklı VII numaralı bendinde, silah kullanmak zorunda kalan asker kişiler hakkında, ceza soruşturması veya kovuşturması bulunması halinde, olayın mahiyetine ve kusurun derecesine göre sanığın mensup olduğu Bakanlıkça durumunun uygun görülmesi kaydıyla vekalet verdiği avukatın ücretinin, bu bakanlıkların bütçesine konulacak ödenekten karşılanacağı, avukat tutma ve avukatlık ücretinin ödeme usul ve esaslarının ise, Milli Savunma ve İçişleri bakanlıklarınca bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceğinin hükme bağlandığı,Anılan Kanun maddesi ile silah kullanma yetkisine sahip asker kişilerin, birinci fıkrada sayılan görevler sırasında ve bu görevler dolayısıyla silah kullanmaları nedeniyle meydana gelen olaylar sonucu ceza soruşturması veya kovuşturmasına maruz kalmaları halinde hukukî yardım aldıkları avukatın ücretinin ödenmesinde destek olunması ve katkıda bulunulmasının amaçlandığı, başka bir anlatımla, silah kullanımını gerektiren güvenliğin sağlanması, kaçakçılığın önlenmesi gibi riskli kamu hizmetlerini ifa eden asker kişilerin, kendilerini ağır baskı altında hissetmeleri nedeniyle vazifelerini endişe içerisinde yapmalarını önlemek için bu görevlerinin icrası sırasında suç işledikleri iddiasıyla haklarında soruşturma açılması, ihzar veya tutuklama müzekkeresi çıkarılması, gözaltına alma kararı verilmesi veya kamu davası açılması hallerinde, avukatlık sözleşmesi yaparak hizmet aldıkları avukatın ücretinin Bakanlık bütçesinden ödenmesinin öngörüldüğü, bu kapsamda olayın mahiyetine ve kusurun derecesine göre asker sanıkların durumunun mensup olduğu Bakanlıkça değerlendirilmesi esasının kabul edildiği, avukat tutma ve avukatlık ücretinin ödeme usul ve esaslarının belirlenmesi konusunda davalı Bakanlığın yetkili kılındığı,Anılan yetkiye istinaden yürürlüğe konulan Sanık Asker Kişiler İçin Avukatlık Ücretinin Ödeme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinde, Yönetmeliğin amacının, sanık durumuna düşen asker kişilerin, vekâlet verdikleri avukatın ücretinin ödenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek olduğu; 7. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, sanık asker kişi ile avukat arasında yapılan ücret sözleşmesinin, Komisyon tarafından sanık asker kişi hakkında karar verilebilmesi için gerekli belgeler arasında olduğu; 6. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, avukatlık ücretinin ödenip ödenmeyeceği ile ücret miktarına dair karar vermek üzere kurulacak Komisyonun oluşumunun ve sekreterya hizmetlerini yürütecek birimin düzenlendiği; dava konusu 3. fıkrasında da, "Komisyonun değerlendirmesi neticesinde avukatlık ücretinin ödenip ödenmeyeceği ile ücret miktarına dair verilen karar Milli Savunma Bakanı onayı ile kesinleşir." kuralına yer verilerek Komisyon kararının onay makamının belirlendiği,Buna göre, davalı Bakanlığa, ödeme usul ve esaslarını yönetmelikle düzenleme yetkisi verilen ve dava konusu Yönetmelikle düzenlenen avukatlık ücretinin, 1136 ve 6098 sayılı Kanunlar uyarınca vekâlet veren ile vekil arasında akdedilen "vekâlet sözleşmesine ilişkin avukatlık ücreti" olduğunda duraksama bulunmadığı; davalı Bakanlığın, söz konusu avukatlık ücretinin Bakanlık bütçesinden ödenip ödenmeyeceği ve ödenecek tutarın belirlenmesi hususunda hukuki düzenlemeler yapma yetkisini haiz olduğu,Bu açıdan, davalı Bakanlığın, 211 sayılı Kanunla verilen ve dava konusu Yönetmelikle usul ve esasları belirlenen, avukatlık ücretinin hangi hallerde ve ne kadarının kurum bütçesinden karşılanacağını tespit etme yetkisinin, yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretine yönelik olmaması nedeniyle Anayasa'ya aykırı ve yargı yetkisine müdahale teşkil eden bir yönü bulunmadığı gibi; davalı Bakanlığın, sanık asker kişi ile avukat arasında imzalanan avukatlık sözleşmesinin tarafı olmadığı ve söz konusu sözleşmeye ilişkin yükümlülüklerin (sanık askerin avukatlık ücretini ödeme borcunun) taraflar açısından devam ettiği dikkate alındığında, taraflar arasındaki sözleşmeyi ortadan kaldırıcı mahiyette ya da sözleşmeye müdahale olarak değerlendirilemeyeceğinin de açık olduğı, başka bir anlatımla, avukatlık sözleşmesinin tarafı olmayan davalı Bakanlığın ödeme, ödememe ya da kısmen ödeme kararı vereceği tutarın, Bakanlık açısından avukatlık ücreti niteliğini haiz olmadığı, yalnızca sanık asker kişiye yapılan bir destek/katkı mahiyetinde olduğunda da kuşku bulunmadığı,Bu itibarla, olayın mahiyetine, kusurun nitelik ve derecesine göre sanık askerin durumunu değerlendirerek Bakanlık bütçesinden yapılacak işlemi tespit eden Komisyon kararını onaylama yetkisini içeren dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, vekalet ücretinin mahkeme kararıyla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hükmedilen yargılama gideri niteliğinde olduğu, 1136 sayılı Kanun'un 164/4. maddesine göre vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altında kararlaştırılamayacağı, bu nedenle dava konusu düzenlemenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Davacının temyiz isteminin reddine,2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu █████/2022 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,3. █████/2024 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.