Anahtar kelimeler: Hapisten İsuça Açılıp Adlî Verilip Görüşü Ret Antalya İhlali Mala
2. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Ceza Dairesi
    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    ŞİKÂYETÇİ
    : ...
    SUÇA
    SÜRÜKLENEN ÇOCUK
    : ...
    SUÇLAR
    : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
    HÜKÜMLER
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Ret, bozma
    I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
    İlk derece mahkemesinde suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan hapisten çevrilme 660,00 TL adlî para cezası verildiği, suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf talebi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 151/1, 31/3, 168, 62. maddeleri uyarınca doğrudan 420,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilip, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ihbar üzerine hükmün aynen açıklandığı belirlenerek yapılan incelemede;
    5271 sayılı CMK'nın 272/3-a maddesi uyarınca, hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üç bin Türk lirası dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
    II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
    İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, somut delil bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    1- 5271 sayılı CMK'nın ██████. maddesi uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde, duruşma açılarak ve sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin; suça sürüklenen çocuğun savunmasında bildirdiği adrese çıkartılan ve bila tebliğ iade edilen tebligata dayanılarak suça sürüklenen çocuğun savunması alınmadan ve suça sürüklenen çocuğa 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak atanan müdafinin aynı Kanun'un 188/1 ve 289/1-e maddeleri gereğince hükmün açıklandığı 15.09.2022 tarihli son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden duruşmaya devamla suça sürüklenen çocuk müdafiinin yokluğunda esas hakkında karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
    2- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun █████/2018 tarihli ve 2016/6-986 E., ████████ K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!