Anahtar kelimeler: Taşıdığı Antalya Ret Kesinlik Şartı Eksiklikleri Sayisi Esastan Atılan Adliye
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI
    : █████████ Esas, █████████ Karar
    DAVA TARİHİ
    : 03.03.2022
    KARAR
    : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ Esas, ████████ Karar
    Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Antalya ili, ..., Baraj Mahallesi 27410 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacının hissesinin bulunduğunu, söz konusu taşınmazın bir kısmının yol olduğunu ve kamulaştırma bedeli ödenmeksizin imar planında oyun alanı olarak planlanarak davalı ... tarafından el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, taşınmaza müvekkili belediye tarafından bir el atma bulunmadığını, davanın haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen bedelin davalı idareden tahsili ile taşınmazın tapusunun iptaline, davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yerinde olmadığını, emsal alınan taşınmazın emsal niteliği taşımadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmaz mukayesesinin birbirinden farklı olduğunu, ıslah edilen tutara ıslah tarihinden değil de dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazdaki takdiri indirim miktarının yüksek belirlendiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile imar planında "Oyun Alanı " olarak ayrılmış olan, dava konusu taşınmazın yol ve park yapılmak suretiyle kamulaştırma olmaksızın davalı tarafından fiilen el atıldığı, hükme esas raporda taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilip emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, dava tarihi itibarı ile m² birim fiyatının 4.162,55 TL/m² olarak ve davacıların hissesi nispetinde kamulaştırmasız el atma tazminatının hesaplandığı, taşınmazın bulunan m² değerinin ve tazminat miktarlarının taşınmazın bulunduğu, konum itibarı ile uyumlu olduğu, taşınmazın davalı belediyenin sınırları dahilinde bulunması nedeniyle davalı belediyenin tazminat sorumluluğunda da usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusunun kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle değerlendirmenin dava tarihi itibari ile yapılıp, faize de dava tarihi itibari ile hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, yine proje bütünlüğü gereğince taşınmazın tamamında davacıların hissesine düşen m² değerleri üzerinden tazminat hesabında ve tazminata hükmedilmesinde usulsüzlük bulunmadığı, hükme esas teşkil eden bilirkişi kurulu raporu denetime açık ve hüküm kurmak için yeterli olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf konusu ettiği sebeplerle sınırlı olarak yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesi hükmünde usul ve Kanuna aykırılık tespitlenemediği anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca vekâlet ücreti ve harçların maktu olması gerektiğini ileri sürmüştür.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsiline ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “...Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
    3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “...Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına...” karar verilmiştir.
    4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.
    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple;
    Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı kalan harcın davalıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!