Anahtar kelimeler: Fethiye Medenî Uğranılan Tazmini Ret Kesinlik Şartı Eksiklikleri Hazine Kaydının

MAHKEMESİ
: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararDAVA TARİHİ
: 11.10.2016KARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Fethiye 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ███████ KararTaraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla ili, Fethiye ilçesi, Yanıklar köyü 12 ada 75 parsel sayılı taşınmazın 1991 yılında satın alındığını, taşınmazların satın alındığı tarihte tapu kayıtlarında herhangi bir şerhin bulunmadığını, ancak taşınmazların orman olduğu gerekçesiyle açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda tapu kayıtlarının iptal edilerek taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, tapu kaydının iptali nedeniyle müvekkilinin zararının oluştuğunu, Hazinenin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca sorumlu olduğunu ileri sürerek davacının satın aldığı bağımsız bölümün güncel değerinin tespiti ile davalı Hazineden tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, bu nedenle reddi gerektiğini, davanın orman idaresine yönetilmesi ve husumet yönünden davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, Fethiye 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin kararında davanın kısmen kabul edildiği, mahkeme kararı ile davacı adına tesciline karar verilen kısımların dışındaki kısımlarının Oğlakçı Turizm Yatırım A.Ş adına kayıtlı olduğunu, bu kısımlar ile ilgili davacıların mülkiyetinin devam ettiğini, tapu kayıtlarındaki şerhi bilerek ve mevcut şerhleri ile satın alan davacının bu taşınmazlar ile ilgili tazminat davasını önceki malik olan Botanik Turizm Seyahat ve Yatırım A.Ş'ye yöneltmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın halen davalı adına kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmazın tapu kaydı ile ilgili henüz bir zarar oluşmadığını ve devletin sorumluluğundan bahsedilemeyeceği için dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesinin gerektiğini, tazminat talep edilen dava konusu taşınmazların tescilinin mahkeme kararına istinaden yapıldığını, Tapu Sicil Müdürlüğünün ve Maliye Hazinesi olarak müvekkili idarenin dava konusu tescil işlemlerinden herhangi bir hata ve kusurundan dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın satın alınan önceki tapu maliklerinden tazminat talep etme imkanının olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik ve yetersiz inceleme ile tanzim edilen bilirkişi raporlarına istinaden karar verildiğini, emsal seçiminin hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmaz tapuda tarla vasfı ile kayıtlı olduğu hâlde, arsa olarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafça dava tarihine göre hesaplanan bedel üzerinden düzenleme ortaklık payı oranında indirim yapılarak hesaplanan miktar üzerinden dava değerinin ıslah edildiğini, oysa taşınmazın tapu iptal ve tescil kararının kesinleştiği tarihteki bedeli üzerinden düzenleme ortaklık payının düşülmesi gerektiğini, ıslah edilen kısım için faizin ıslah tarihinden başlatılması gerektiğini, dava konusu taşınmazlara tapu iptali ve tescil kararının kesinleştiği tarih itibarıyla değer biçilmesi gerektiğini, bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince Devletin kusursuz sorumlu olduğu, istinaf edenin sıfatına göre, mahallinde yapılan keşif sonucu arsa niteliğindeki taşınmaza zararın kesinleştiği tarih itibarıyla emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle biçilen değerin uygun olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.2. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.”3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 Esas, ████████ Karar sayılı kararında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.4. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.3. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dava konusu Muğla ili, Fethiye ilçesi, Yanıklar köyü 12 ada 75 parsel sayılı taşınmazın 1991 yılında taşınmazın davacı şirket adına tapuya tescil edildiği, parselin 1996 yılında düzenlenen değişiklik beyannamesi ile 12 ada 255 ve 256 parsellere ifraz olduğu, 12 ada 256 parsel sayılı 6.150,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2 nci maddesinin b fıkrası uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı açıklaması yapılarak davacı şirket adına tapuya tescil edildiği, davacı şirket tarafından Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile Orman Genel Müdürlüğüne karşı açılan kadastro işleminin iptali ve el atmanın önlenmesi istemli davanın yapılan yargılaması sonucunda 07.05.2009 tarihli ve ████████ Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne, davacı tarafından 1996 yılında yapılan kadastro çalışması sonucunda 12 ada 75 parselin, 12 ada 255 ve 256 parseller halinde yapılan kadastro işleminin iptaline yönelik talebinin reddine, 12 ada 256 parselin tarla vasfının orman olarak değiştirilmesi işleminin iptaline yönelik talebin kısmen kabulü ile 256 parselin 1.876,23 m²lik kısmının aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, bu kısma davalının müdahalesinin menine karar verildiği, işbu kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin █████████ Esas sayılı kararı ile düzeltilerek onanmak suretiyle kararın 30.12.2010 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 11.10.2016 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.3. Tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edilen arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.