Anahtar kelimeler: Kambiyo Menfi Eser Bakirköy Senetlerinden Sınırlı Teminatı Milleti Talebi Talepleriyle

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
: Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi sebebiyle menfi tespit talebi olup; mahkemece davada verilen davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, davacı ... ile Davalı ... arasında sözleşme yapıldığını, bu sözleşmenin teminatı olarak davacı tarafından davalıya 11.10.2017 düzenleme tarihli, 30.06.2018 vade tarihli, 85.000,00 TL bedelli teminat senedine haiz bir bono teslim edildiğini, davacı ile davalı arasında akit edilen sözleşmenin teminatı olarak verilen bononun mücerretlik özelliğini yetirdiğini, davalının taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmediğini, bononun bedelsiz kaldığını, davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını, bu takibe itiraz edildiğini, yine davalı tarafından Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/1 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine alacak davası açıldığını, davalı tarafça söz konusu teminat senedi vasfındaki bono ile Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip başlattığını, Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasından yapılan itirazlar neticesinde Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takibin durduğunu, davalı tarafın takibin durdurulması kararına rağmen Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Değişik İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alarak davacı aleyhine icra ve haciz tatbik ettiğini, tüm bu sebeplerle huzurdaki iş bu dava ikame edilmek zarureti hasıl olduğunu, senedin teminat senedi olması, davalının sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirmemesi ve senedin bedelsiz kalması sebebiyle Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinde, HMK 389/1 maddesi gereğince öncelikle telafisi imkansız zararların doğmaması için icra takibinin durdurulmasına, dosyaya yatırılan paranın yargılama neticeleninceye kadar alacaklı tarafa ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirmemesi sebebi ile müvekkilin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığına, davacının borçlu olmadığının tespitine, teminat senedi olarak verilen bonoya dayalı olarak müvekkil aleyhine başlatılan takibin iptaline, davalının asıl alacak üzerinden % 20 kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı vekilinin dilekçesinde takibe konu senedin teminat senedi olduğunu ve müvekkilin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini iddia edildiğini, bu hususun gerçek dışı olduğunu, senedin arka kısmında ''Teminat senedi olarak düzenlenmiştir. ... ada ... parsel ve ... ada .. parsel nolu sözleşmelere mahsuben ...'ya bu senet verilmiştir. Teminat senedi'' ibaresi mevcut olduğunu, davacı taraf, müvekkile yukarıda ada parsel numaraları belirtilen taşınmazları satacağına dair vaatte bulunmuş, bu nedenle de müvekkil, davacı tarafa toplam 200.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak davacı tarafça herhangi bir taşınmazın devredilmediğini, 01.02.2017 tarihli sözleşmeye ilişkin davacıya yapılan 85.000,00 TL ödemeden, yaklaşık 8 ay sonra 11.10.2017 tarihinde huzurdaki davadaki takibe konu senedin davalıya verildiğini, bu nedenle senedin teminat senedi olarak verildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, teminat senedi olarak verilmesi halinde senedin aynı anda verilmesi gerektiğini, sözleşmeye konu edimlerini yerine getirmeyen tarafın davacı olduğunu, müvekkilden aldığı bedelleri iade etmek amacıyla senedin davalıya verildiğini, dava dilekçesinde belirtilen icra takiplerinin kaynaklarının farklı olduğunu, derdestlik bulunmadığını, senedin sözleşmelerden kaynaklanan borca mahsuben verildiğini, davacı vekili dilekçesinde Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Değişik İş dosyası ile alınan ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ettiğini , bu hususun gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddi ile %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkeme, davanın 11.10.2017 düzenleme tarihli, 30.06.2018 vade tarihli, keşidecisinin davacı ..., lehtarının davalı ... olduğu, 85.000,00 TL miktarlı bonodan kaynaklı olarak davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemi olduğu, yargılamaya konu Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, 85.000,00 TL miktarlı davaya konu senet üzerinden kambiyo senetlerine mahsus takip başlatıldığı, her ne kadar davacı taraf 15.05.2019 tarihli dilekçesinde, davalı ile aralarında Esenyurt ilçesindeki ... Ada ... parsel ve ...ada ... parsel sayılı taşınmazlar üzerine inşa edilecek binanın sair boya-sıva-malzeme-işçilik vd. işlerin yapılması hususunda mutabakata vardıklarını, bu şekilde kurulan sözleşmenin teminatı olarak davacı tarafından davalıya dava konusu bononun teminat olarak verildiğini iddia etmişse de, işi yaptıran davacı tarafın teminat senedi vermesi değil de, ödeme yapması gerektiği, zaten bono arkasında da "mahsuben" ibaresinin bulunduğu, davacının iddia ettiği gibi bir iş yönünden anlaşma yapılmış olması halinde, bono arkasında "mahsuben" ibaresinin bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, hem işlerin yapılmadığı iddiasında bulunup, hem teminat senedi olarak ve yine mahsuben verildiği iddialarının birbiri ile çeliştiği, Davalı tarafça dosya içerisine ... Ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki dairelerin davacı tarafından, davalıya harici satıldığına dair adi yazılı davacı ve davalı tarafça imzalı satış sözleşmelerinin sunulduğu, 01.02.2017 tarihli adi yazılı satış sözleşme içeriğinin "... ada ... parsel ... nolu Bahçe Kat daire 90.000 TL bedel ile ...'ya satılmıştır. 85.000,00 TL alınmıştır, kalan 5000 TL' dir. İnşaat bitiminde tapu devri yapılacaktır." şeklinde olduğu, Her ne kadar davacı taraf bu sözleşmeleri kabul etmese de; 01.02.2017 tarihli satış sözleşmesi içeriğindeki anlaşma, davalının cevap dilekçesi içeriği ile bono arkasındaki "Teminat senedi olarak düzenlenmiştir. ... ada ... parsel ve ... ada .... parsel nolu sözleşmelere Mahsuben ...ya bu senet verilmiştir. Teminat senedi'' ibarenin birbiri ile uyumlu olduğu, mahsuben yapılan bir ödemenin borç ödemesi olması gerektiği, teminat için verilmiş olmasının mümkün olamayacağı değerlendirildiği, dosya içerisine celp edilen tapu kayıtlarının incelenmesinde de; ... ada ... parsel .. nolu Bahçe Kat dairenin davalıya devredilmediği görüldüğü, Davaya konu 11.10.2017 düzenleme tarihli, 30.06.2018 vade tarihli, keşidecisinin davacı ..., lehtarının davalı ... olduğu 85.000,00 TL miktarlı bononun İstanbul İli Esenyurt ilçesi ... Köyü ... ada ... parsel sayılı ... kat ... nolu bağımsız bölümün davalıya devri için davacıya ödenen 85.000,00 TL'nin, devir işlemlerinin gerçekleştirilmemesi üzerine davacı tarafından borcuna mahsuben davalıya verildiğinin kabul edildiği, aksinin davacı tarafça yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiği, ancak davacı tarafça aksini ispat edecek düzeyde herhangi bir yazılı delil dosya içerisine sunulamadığı, Somut olayda, takip dayanağı senedin arka yüzünde "Teminat senedi olarak düzenlenmiştir. ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel nolu sözleşmelere Mahsuben ...'ya bu senet verilmiştir. Teminat senedi" ibaresinin bulunduğu, Bonoda teminat kaydı var ise de, neyin teminatı olduğu belirtilmediğinden bu kayıt bononun mücerrettik vasfını ortadan kaldırmadığı, sadece teminat olduğuna dair eklenen bu kayda doktrinde mücerret teminat kaydı denildiği,Bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge (İİK’nın 169/a maddesinde öngörülen) ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerektiği, Davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı, bu sebeple yemin deliline başvuru hakkı hatırlatılmadığı Her ne kadar mahkememizin 09.08.2018 tarihli tensip zaptının 11 nolu ara kararı ile %15 teminat karşılığında 2004 sayılı İİK' nın 72/3. maddesi kapsamında icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde karar verilmişse de, davacı tarafça teminat yatırılmadığından, tedbir kararı uygulanmadığı, bu sebeple 2004 sayılı İİK' nın 72/4. maddesi kapsamında davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilmediği belirtilerek davacının davasının reddine ve yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermiştir. Davacı vekili istinafında; yerel mahkemenin delillerin tayin ve takdirinde hataya düştüğünü, müvekkilince inşa edilecek binanın boya sıva malzeme işçilik işlerinin yapılması hususunda mutabık kaldıklarını, davalının bu işleri yapacağını, davacının da işlerin bedelini ödeyeceğini, taraflar arasında kurulan bu sözlü sözleşmenin teminatı olarak müvekkilince, davalıya 11.10.2017 düzenleme tarihli 30.06.2018 vade tarihli 85.000,00 TL. bedelli bono verildiğini, arkasında teminat senedi olarak düzenlenmiştir. ... Ada, ... Parsel ve ... Ada ...Parsel no'lu sözleşmelere mahsuben ...'ya bu senet verilmiştir. Teminat senedi şeklinde şerh düşüldüğünü, bononun mücerretlik özelliğini yitirdiğini, ...'nın sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmediğini, davalının kötü niyetli olarak Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünde ... Esas sayılı ilamsız takip açtığını, taraflarınca bu takibe itiraz edildiğini, Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2018/1 Esas sayılı müvekkili aleyhine alacak davası açtığını, teminat bonosu hususunun yeterince incelenmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit davasıdır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Davacı vekili, icra takibine konu teminat senedinin müvekkili tarafından yapılan binanın sıva boya işi için davalı ile yapılan sözlü sözleşme gereği davalının sözleşme gereği işleri yapacağını, davacı müvekkilinin bedelini ödeyeceğini ve de bu sözleşme gereği dava konusu bonoyu teminat olarak verdiğini, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının bahsettiği sözleşmenin teminat senedi olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Yerel mahkeme ise davaya konu 11.10.2017 düzenleme tarihli, 30.06.2018 vade tarihli, keşidecisinin davacı ..., lehtarının davalı ... olduğu 85.000,00 TL miktarlı bononun İstanbul İli Esenyurt ilçesi ... Köyü ... ada ... parsel sayılı ...rum kat ... nolu bağımsız bölümün davalıya devri için davacıya ödenen 85.000 TL'nin, devir işlemlerinin gerçekleştirilmemesi üzerine davacı tarafından borcuna mahsuben davalıya verildiğinin kabul edildiği, aksinin davacı tarafça yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiği, ancak davacı tarafça aksini ispat edecek düzeyde herhangi bir yazılı delil dosya içerisine sunulamadığı, somut olayda, takip dayanağı senedin arka yüzünde "Teminat senedi" olarak düzenlenmiştir. ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel nolu sözleşmelere Mahsuben ...'ya bu senet verilmiştir. "Teminat senedi" ibaresinin bulunduğu, bonoda teminat kaydı var ise de, neyin teminatı olduğu belirtilmediğinden bu kayıt bononun mücerrettik vasfını ortadan kaldırmadığı, bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge (İİK’nın 169/a maddesinde öngörülen) ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerektiği belirtilerek davanın reddine karar vermiştir. Bono hukuki mahiyeti itibariyle bir bedeli ödemek vaadiyle verilen mücerret bir borç ikrarıdır. Bu sebeple davacı teminat senedinin, hangi hukuki ilişkinin diğer bir deyişle neyin teminatı olduğunu ispatla yükümlüdür. Davacı taraf, iddia etmiş olduğu taraflar arasındaki sıva boyama işçilik bedelleri sebebiyle verilmiş bir teminat senedi olduğu hususunu dosya kapsamı itibariyle ispatlayamamıştır. Davacı taraf iddiasını ispatlayamadığından yerel mahkemece verilen davanın reddi kararı yerindedir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!