Anahtar kelimeler: Suçuna Edenin Görüşü Neticesinde Edilebilir Mahkûmiyet Sayisi Usulü Yetkisinin Reddini

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.ŞİKÂYETÇİ
: ...SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;1.Hırsızlık suçuna konu eşyaların çalındığı aracın bagaj kapağının kilitli olup olmadığı hususunda herhangi bir tespit yapılmadığı, dosya içerisindeki şikâyetçinin 26.02.2016 tarihli duruşmadaki beyanına göre '' ... bağajım kilitlememiş olabilirim...'' şeklindeki beyanına istinaden açık olan araç bagajı içinden hırsızlık suçunun gerçekleştirildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'nun 141/1. maddesinde düzenlenen suç tipine uyduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/1-e maddesinin uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,2.02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,3.Şikâyetçinin zararının sanığın ceza evinde bulunması nedeniyle babası tarafından giderildiği, sanığın kararın verildiği son celsede pişmanlığını ifade ederek şikâyetçinin zararının giderildiğini beyan etmesi karşısında, şikâyetçinin bu suçtan doğan zararının hangi aşamada giderildiği hususu kendisine açıkça sorularak, zarar soruşturma aşamasında giderilmiş ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 168/1; kovuşturma aşamasında giderilmiş ise aynı Kanun’un 168/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı Teblğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.