Anahtar kelimeler: Usûl Şartı Eksiklikleri Ankara Sayisi Atılan Adliye Derece Bölge İstinaf

MAHKEMESİ
: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararDAVA TARİHİ
: 23.03.2021KARAR
: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 33. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın Ankara ili, ..., Şehit Cengiz Karaca Mahallesi 27783 ada 3 parselde kayıtlı taşınmazda ███████ oranında pay sahibi olduğunu, parselin imar planında ... alan olarak gözüktüğünü, davalı idarece kamulaştırma işlemine tabi tutulmadan taşınmazın farklı birçok noktasından yol geçirdiğini ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini belirtilerek tespit edilecek tazminatın davalıdan faizi ile tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu parsele ilişkin davalı idare tarafından fiilen el atmanın söz konusu olmadığını, taşınmaz ile ilgili adli ve idari yargıda açılan davalarda, “görev yönünde reddine” kararların verildiğini, Çankaya Belediye Meclisinin 08.09.1995 tarihli ve 226 sayılı kararıyla uygun görülerek Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 03.11.1995 tarihli yazısı ile onaylanan Dikmen Bölgesi Doğu Yakası imar plan değişikliği kapsamında kalan 27783 ada 3 sayılı parselin kamu ortaklık paylarından meydana gelmiş olduğunu, plan ile “Park ve Spor alanı” olarak ayrıldığını, fiili el atmanın bulunmadığını belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiilen el atmanın bulunmadığını, yargı yolunun caiz olmadığını, husumetin kendilerine düşmediğini, paydaş dosyalarında yargı yolu nedeniyle retlerin yargı denetiminden geçerek kesinleştiğini, emsalin uygun olmadığını, raporun yetersiz, bedelin fazla olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1995 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında “park ve spor alanı” olarak ayrıldığı, 81154 nolu parselasyon planı kapsamında kop parseli olarak oluştuğu, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerinde her hangi bir yapı ve tesisin bulunmadığı, ancak kısmen yol geçirilmek suretiyle el atılmış olduğu anlaşılmış, kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmiş olup, arsa vasfında olan taşınmaza emsal karşılaştırması yapılıp, emsaller ile dava konusu taşınmazın takdir komisyonunca resen belirlenen emlak vergisine esas raiç değerleri de kıyaslanmak ve birbirlerine üstünlük oranları tartışılmak suretiyle değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline dair kararda isabetsizlik olmadığı, ancak 26.11.2022 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4’ün son fıkrasında “Bu kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” düzenlemesi yapılmıştır. Kanun koyucu tarafından daha önce 09.11.1956 ile 04.11.1983 tarihleri arasındaki fiili el atmalarda maktu harca hükmedilmesi gerektiği 6487 sayılı Kanun değişikliği ile kabul edilmiş olup, bu Kanun halen yürürlükte olduğundan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 hükmü ile 04.11.1983 tarihinden sonra yapılan fiili el atmalarda da maktu harca hükmedilmesi gerektiğinin amaçlandığının kabulü gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile tapu maliki arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.4. 2942 sayılı Kanun'un 11 nci maddesi.3. Değerlendirme1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dava konusu taşınmaza yollar geçirilerek fiilen el atıldığı, imar planında park ve spor alanı olarak ayrıldığı gözetildiğinde proje bütünlüğü ilkesi kapsamında fiili el atma olgusunun gerçekleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.3. Davacının dava konusu taşınmazda paydaş olduğu gözetilerek, işbu taşınmazdaki payına ilişkin olarak, taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.5. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 ncı ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmadığından maktu harca hükmedilmesi bozmayı gerektirir.Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.VI. KARAR1. Davalı idare vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,2. Dairemizce resen yapılan inceleme sonucu; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin hükümden çıkartılması, yerine "Karar tarihi itibarıyla alınması gereken 23.225,40 TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30 TL ile ıslah ile alınan 5.750,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.416,10 TL harcın davalı idareden tahsili ile Hazineye irat kaydına," cümlesinin yazılması ve hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinden "80,70 TL ilam harcı" kısmının ve "3.275,50" sayısının çıkarılması, yerlerine sırasıyla " toplam 5.809,30 TL harç" ile "9.004,10" sayılarının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.