Anahtar kelimeler: Fetö İltisak Süreci Meslekte Meslekten İrtibatının Olağanüstü Kalmasının Savcılar Kararnamenin
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No
: █████████
Karar No
: ████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Kurulu
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2021 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti
: Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2021 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacı hakkında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraat kararı verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan kararın kesinleşmediğinin anlaşıldığı,
Bununla birlikte, davacının terör örgütüne üye olma suçundan beraat etmiş olmasının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi Daireleri tarafından yapılacak idari yargılama yönünden bağlayıcılığının da bulunmadığı,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu"nun ve iddianame ile ceza mahkemesi kararında yer alan tespitlerin incelenmesinden, davacı tarafından 532...48 GSM numarasından, ... IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiği ve anılan program için kiralanan IP adreslerine sahip sunuculara bağlanıldığının anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde ''bağımsız'' adayları için çalıştığına ve diğer hususlara yönelik tanık ifadeleri ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek, söz konusu tanık ifadelerinin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu işlemle özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin, AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, 17 Temmuz tarihinde kendi istek ve iradesi ile ... Cumhuriyet Savcılığına gittiği ve hakkında gözaltı işlemleri başlatıldığı; ihraç kararı tebliğ edilirken niye ihraç edildiği ya da hakkında suçüstü hali gösterir hiçbir bilgi ve belge sunulmadığı ve ihraçla ilgili beyanının alınmadığı; meslekten çıkarma kararının kendisine tebliğ edilmediği, savunmasının alınmadığı, dosyanın içeriğine ilişkin bilgi verilmediği; işlemin somut dayanağının bulunmadığı; hangi nedenle irtibatlı veya iltisaklı sayıldığına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığı ve hiçbir delil de gösterilmediği; meslekten çıkarma kararının verildiği tarihte hakkında tek bir delil bile mevcut olmadığı; dosyada bulunan tanık beyanlarının da meslekten çıkarma kararından sonra verildiği ve bu beyanlarda suç unsurlarından ziyade HSK üyelik seçimlerinde sayım ve döküm işlemleri yapılırken adliyede hazır bulunduğunun ve işlemlere müşahitlik yaptığının söylendiği; Daire kararında, hakkında verilen beraat kararı dikkate alınmaksızın tanıkların gerçeğe uygun olmayan beyanları esas alınarak iltisak ve irtibatlı olduğu sonucuna varıldığının belirtildiği; oysa tanık beyanlarının somut bir olay anlatımından ziyade tanıkların kendi yorum ve düşüncelerini açıklar nitelikte olduğu; tanık beyanlarının aksini ispatlayacak şekilde seçim günü Truva antik kentinde gezide olduğunu Kültür Bakanlığından alınan müze kart ile ispatladığı; Dairenin de dava konusu işlemin dayanağı olan delillerin “işlem tarihinde henüz mevcut olmadığını”, dolayısıyla davalı idarenin dava konusu işlemi “elinde herhangi bir delil olmadan” tesis ettiğini tespit ve kabul ettiği; ancak sonrasında ise “işlemin tesisi anında mevcut olmayan delilleri” dava konusu işlemin hukuka uygun dayanağı olarak kabul ettiği; bu durumda işlem tarihinde hiçbir sebebi olmayan davalı idare işlemine işlem tarihinden sonraki delillerin sebep olarak gösterildiği; dolayısıyla bu delillerin dava konusu işlemin dayanağı olarak kabul edilmesinin hukuka uygun olmadığı; ceza yargılamasında beraat ettiği; bu kararın FETÖ/PDY ile bir irtibatının olmadığının delili olduğu; hangi nedenle FETÖ/PDY ile irtibatlı veya iltisaklı sayıldığına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığı ve hiçbir delil de gösterilmediği; kararın soruşturma yapılmadan, savunma alınmadan, atfedilen suç tarihinde yürürlükte olmayan bir hukuk kuralı geçmişe yürütülerek tesis edildiği; FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına delili olarak dava dosyasına sunulan tanık ifadelerinin, dava konusu işlem tarihinden sonra verilmiş oldukları yani dava konusu işlemin tesisi anında mevcut olmadıkları ve irtibat ve iltisakı gösterir somut bir beyan içermedikleri; FETÖ/PDY üyeliği suçundan beraatine karar verildiği belirtilerek, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiği, söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür.
667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlemler de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda, kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.
Bu itibarla, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verilmiş ise de, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir.
Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu █████/2021 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. █████/2024 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!