Anahtar kelimeler: Barodan Doldurduğu Bozmadan Atanan Yaşından Esnasında Yaşını Müdafilik Küçük Müdafinin
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    B O Z M A Ü Z E R İ N E

    MAHKEMESİ
    :Çocuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇA
    SÜRÜKLENEN ÇOCUK
    : ...
    SUÇ
    : Hırsızlık
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Düzeltilerek onama
    I. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden;
    Suç tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olmakla birlikte bozmadan sonraki kovuşturmada savunmasının alındığı 19.04.2022 tarihinde 18 yaşını doldurduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun savunması esnasında müdafii talebinin bulunmadığı, müdafii bulunmaksızın savunmasının alındığı ve zorunlu müdafilik durumunun da bulunmadığı belirlenmekle, suça sürüklenen çocuk için bozmadan sonra Mahkemece barodan atanan müdafii Av. ...'un yokluğunda verilen ve tebliğ edilen karar, müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de, anılan müdafinin suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, yukarıda belirtilen gerekçe ile Mahkemece re'sen görevlendirilmiş olan ve temyize hakkı bulunmayan Av. ...'un temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
    II. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Suça Sürüklenen Çocuk ve Katılan Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden;
    Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    Katılan vekilinin, sadece katılan kurum lehine vekâlet ücreti verilmemesi yönünden hükmü temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
    Dosya içeriğine göre suça sürüklenen çocuğun sair temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
    Sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş olması karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca, maktu vekâlet ücretine hükmedilmemesi,
    Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükme, "Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi gereğince maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!