Anahtar kelimeler: Kod Ettirmek Bulunacak İbareli Sinaî Fikri Yazildiği İhtimali Karıştırma Markanın

T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ...
VEKİLLERİ
: Av. ... ...
Av. ... ...
DAVALILAR
: 1- ... - (T.C.:...) ...
2- ... ...
Av. ...- ... ...
DAVA
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2023
TALEP
:
Davacı vekili █████/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: müvekkili şirketin ... sayılı "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...'na (...) başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan başvurunun, ... ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... (...) tarafından reddine karar verildiğini, müvekkilinin 1947 yılında ...’de ikiz İtalyan kardeşler... tarafından kurulmuş bir şirket olduğunu ve gerek ...'de gerek çeşitli Avrupa lig takımlarıyda, klüplerle ve kolejlerle kullanıldığını ve baş giyisisi, giysi ve aksesuar üretiminde güncel lisans anlaşmalarının bulunduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır ... sayısının İngilizce yazımı olan “...” kelime unsurunu da içeren logosunu kullandıktan sonra 2015 yılından itibaren yine ... sayısını kullandığı logosunu kullanmaya başladığını, müvekkili şirketin ... sayısından oluşan bu logonun tek hak sahibi olduğunu ve ... sayısını içeren ... nezdinde tescilli seri markalarının bulunduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını, müvekkilinin “... logo”sunun uzun yıllar önce yaratıldığını ve orijinal bir logo olduğunu, davalı yanın, müvekkili markasından haberdar olmamasının mümkün olamayacağını, müvekkilinin marka haklarını korumak amacıyla logosunun birebir taklit edildiği yine işbu başvuru sahibine ait ... rakamlı ..., ... ve ... sayılı marka başvurularına karşı itirazda bulunduğunu ve bu itirazlar sonucunda başvuru sahibinin kötü niyetli davrandığı gerekçesiyle ... tarafından kabul edildiğini, bu başvurulara konu markaların davalı tarafından tesadüfen yaratılmasının mümkün olmadığını ve kötü niyetle yapıldıklarının Kurum kararı ile de kesinleştiğini, dolayısıyla işbu marka başvurusunun da iyi niyetle yapılmadığının açık olduğunu, davalının müvekkili markasının sahip olduğu ekonomik değerden haksız faydalanma yoluna gittiğini, dava konusu marka başvurusunun tescil edilmek istendiği hizmetlerin, müvekkilinin tescilli markası kapsamında yer alan mallara benzediğini, davaya konu başvurunun müvekkilinin ticaret unvanının esaslı unsurunu aynen içermesi nedeniyle SMK 6/6 maddesi uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek, ... ...’in ... sayılı kararının iptaline ve ... sayılı "..." ibareli markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma gününü bildiren tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermemiş, yargılamaya katılmamıştır.
MUHAKEME
: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
:
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/6, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, █████/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi ... sayılı davacı markaları açısından, SMK 6/6 maddesine göre ticaret unvanına dayalı hak iddiasının ve SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının yerinde olup olmadığı, iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya tebliğ tarihinin █████/2023 olduğu, █████/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "“... başvuru numaralı ‘...’ ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı ‘...’ ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, diğer fikri haklar ve kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK’nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Yapılan incelemede, başvuru konusu ‘...’ ibareli marka ile itiraz gerekçesi ‘...’ ibareli markaların benzer oldukları görüşüne varılmakla birlikte, başvuruda tescili istenen hizmetler ile itiraza gerekçe markalarda tescilli olan malların farklı olduğu tespit edilmiş ve 6769 s. Kanun’un 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için gereken ‘uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsaması’ koşulunu sağlamadığı gerekçesi ile karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Başvurunun tescili durumunda muterize ait herhangi bir hak ihlali bulunmadığı görüldüğünden 6769 s. SMK Md. 6/6 gerekçeli itiraz reddedilmiştir. İtiraz sahibinin kötü niyet gerekçeli itirazı ise, itiraz ekinde başvurunun kötü niyetle yapıldığını gösteren kanıtlar sunulmadığından haklı bulunmamıştır
KARAR
: İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (█████/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
...
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
...
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir."
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Madde kapsamında SMK 6/6 maddesi anlamında bahsedebilmek için ;
Bu halde ticaret unvanına dayalı olarak bir markanın tesciline itiraz ediliyor ise tescilli ticaret unvanına ait sicil kaydındaki faaliyet konuları ile tescil edilmek istenen markanın kapsayacağı mal ve/veya hizmet listesinin karşılaştırılarak, başvurunun önceki sınai hak kapsamında kalıp kalmadığı incelenecektir. (...)
SMK 6/9 maddesi kapsamında kötü niyet hususunda;
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜ NİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında şu şekildedir:
Davalı Başvuru Markası Davacı Markaları
"..." "..."
(...) (...)
38. sınıf 25. sınıf
41. sınıf
Bilirkişi heyetinden alınan █████/2023 havale tarihli raporda özetle;
"...1-... sayılı '...' ibareli dava konusu marka başvurusu ile davacının '...' ibareli markası benzer olmakla birlikte, markaların kapsadığı mal ve hizmetler farklı olduğundan, aralarında 6769 sayılı SMK m. 6/1 anlamında iltibas ihtimali BULUNMADIĞI,
2- Davacının, ... ibaresi üzerinde, SMK m. 6/6 kapsamında ticaret unvanından kaynaklı üstün ve öncelikli hakkı bulunmadığı;
3- Davalının ... sayılı ibareli dava konusu marka başvurusunun, Yargıtay içtihatları ile belirlenen ilkeler ışığında ve taraflar arasındaki çekişmenin geçmişi uyarınca SMK m. 6/9 kapsamında kötü niyetli bir başvuru olarak değerlendirilebileceği ... " ifade edilmiştir.
Yukarıda da ifade edildiği gibi, dava konusu "..." ibareli marka başvurusunun 38, 41' inci sınıflardaki alt gruplar yönünden tescilinin talebi ile davalı kurum tarafından yapılan ilana, davacı tarafından 25. Sınıftaki bir kısım mal ve hizmetin alt gruplarında tescilli "..." ibareli markası mesnet gösterilerek itiraz edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenle, davacı iddiaları bakımından Mahkememizce, dava konusu markanın karıştırılma ihtimaline dayalı olarak ileri sürülen iddialar kapsamında değerlendirme yapılabileceği kanaatine varılmış olup, bu minvalde yapılan değerlendirmeler şu şekildedir:
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRİLME
1)6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
A.Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusu, 38, 41 inci sınıflardaki:
"38.sınıf
: Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri.
41.sınıf
: Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri. " alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markasının ise "..." ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamında 25. Sınıftaki;
"25.sınıf
: Siperlikli beyzbol şapkaları ve beyzbol şapkaları; alt giysileri; siperlikli şapkalar; kulak bantları; eldivenler; şapkalar; baş giysileri; ceketler; birleşik parmaklı eldivenler; pantolonlar; kazaklar; gömlekler; şortlar; çoraplar; kalın eşofman altları; svetşörtler; kalın askılı atletler; üst giysileri; fermuarlı eşofman üstleri; eşofman altları; bandanalar" sınıftaki mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Bu kapsamda taraf markalarının emtia listelerinin, benzer ve ilişkili mal/hizmetlerden de oluşmadığı değerlendirildiğinde; davalı ... başvurusunun kapsadığı “38.sınıf: Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri. 41.sınıf: Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, fotomuhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.” ile itiraza mesnet gösterilen davacı markasının kapsadığı “25.sınıf: Siperlikli beyzbol şapkaları ve beyzbol şapkaları; alt giysileri; siperlikli şapkalar; kulak bantları; eldivenler; şapkalar; baş giysileri; ceketler; birleşik parmaklı eldivenler; pantolonlar; kazaklar; gömlekler; şortlar; çoraplar; kalın eşofman altları; svetşörtler; kalın askılı atletler; üst giysileri; fermuarlı eşofman üstleri; eşofman altları; bandanalar.” malları arasında benzer ihtiyaçları giderme, dağıtım ve satış yerlerinin aynı olması, ikame imkanı bulunması, tamamlayıcılık içermesi gibi yönlerden herhangi bir örtüşme, ilişki ve benzerlik söz konusu olmadığı tespit edilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/ İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/ hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. İşaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sesçil ve kavramsal ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Görsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; dava konusu marka başvurusu; beyaz zemin üstüne siyah renkte büyük puntolarla yazılmış ... (Kırk Yedi) sayısından oluşmaktadır. Marka bütünü içinde ayırt edici esaslı unsur ... ibaresidir. İtiraza mesnet gösterilen davacı markası ise gerek yazımdaki vurgu, gerekse de ibarenin başındaki ‘ şeklindeki ayırma iminin tali unsur mahiyetinde oluşu sebebiyle davalı markasının ayırt edici esaslı unsuru da ... ibaresidir.
Taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan “...” ibaresi bir sayı olup, çekişme konusu 38. ve 41. sınıflardaki hizmetler bakımından herhangi bir anlam ya da çağrışım içermeyen ayırt ediciliği yüksek bir marka işareti olduğu değerlendirilmiştir.
Somut olayda davalı ... başvurusu "...", itiraza mesnet davacı markası ise "..." şeklinde olup; siyah/beyaz biçimindeki aynı renk kullanımı ve ortak ... ibaresinin marka bütünündeki vurgulanmış görsel algısı sebebiyle taraf markalarının görsel açıdan yüksek düzeyde benzer oldukları değerlendirilmiştir.
İşitsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; İşitsel benzerlik, markaların telaffuzları nedeniyle kulakta bıraktıkları sesle ifade olunmaktadır. Bu başlık altında yapılacak inceleme özellikle ses ve sözcük markaları bakımından önem arz etmektedir. Zira kimi durumlarda bir marka görsel olarak bir diğerinden farklı olsa dahi tüketicinin kulağında kalan imaj yine de aynı/benzer olabilmektedir. Örneğin ... Dairesi’nin “...” kararında “...” ibaresindeki “4” ibaresinin İngilizce dört sayısının (four) Türkçe okunuşu olan “...” biçiminde okunacağı, bu sebeple “...” markası ile işitsel olarak benzer olduğu belirtilmiştir. İşitsel benzerlik incelemesinde dikkat edilmesi gereken hususlardan birisi de sözcüklerin ilk heceleri, ilk sesleridir. Zira ortalama tüketiciler, sözcüklerin son kısmına nazaran başlangıcına daha fazla dikkat ederler. Bu nedenle sözcüklerin ilk hecelerinde, ilk bölümlerinde ayniyet, karıştırma ihtimaline yol açabilmekte, buna karşılık sözcüğün son kısmındaki benzerlikler karıştırma ihtimali incelemesinde göz ardı edilebilmektedir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, dava konusu markaların, ortak ibare olan ... ibaresinin okunuşundan kaynaklı olarak, işitsel açıdan aynı oldukları sonucuna varılmıştır.
Anlamsal benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; davalı ... başvurusu ve itiraza mesnet gösterilen davacı markasında "..." ibaresi ortak unsur olarak yer almaktadır. Her iki taraf markasında da bu ibare farklı bir anlamda kullanılmamış, sayı olduğu algısını korumuştur. Her ne kadar davalı markasında ... ibaresine ek olarak ayırma işareti ve yuvarlak çerçeve yer almaktaysa da bu unsurlar ... ibaresine yönelik anlamsal vurguyu arttırmıştır.
Dolayısıyla her iki taraf markasında ayırt ediciliği yüksek olan ... ibaresinin aynen yer alması sebebiyle markaların, kavramsal/ anlamsal açıdan aynı/ benzerdir olduğu anlaşılmaktadır.
Netice itibariyle, yukarıda yer alan açıklamalar doğrultusunda taraf markaları arasında bütünsel açıdan benzerlik olduğu anlaşılmış ise de markaların kapsadıkları mal ve hizmetler farklı ve ilişkisiz olduğundan, davalı ... başvurusu ile itiraza mesnet gösterilen davacı markası arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
2-SMK 6/6 MADDESİNE GÖRE TİCARET UNVANI VE DİĞER FİKRİ HAK İDDİASI YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
SMK 6/6 maddesi “tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.” Hükmünü içermektedir. Başkasına ait ticaret unvanı, işletme adı, tasarım tescili ve coğrafi işaret gibi sına hak sahiplerinin de bu hak konularının bir başkası tarafından izinsiz olarak tescil taleplerine itirazda bulunarak tescili engelleme veya tescil gerçekleşmiş ise hükümsüzlüğünü talep etmeleri mümkündür.
... Sözleşmesi'nin 8. maddesi uyarınca, bir ticaret unvanı, tacirin markasının bir kısmını oluştursun oluşturmasın, birliğin bütün ülkelerinde başvuru ve tescil zorunluluğu olmaksızın korunmak zorundadır.
Yine ...’in 2. maddesi uyarınca anılan sözleşmeye üye olan ülkeler ... Sözleşmesi'nin 8. maddesi hükmüne riayet etmek mecburiyetindedir. Somut olayda, davacı yanın ... nezdindeki itirazlarında sunduğu bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacı ’... şirketinin ticaret unvanının ülkemizde tescilini ve çekişme konusu 38 ve 41. sınıflardaki çekişmeli hizmetler bağlamında eylemli kullanımını tevsik eden somut bir bilgi ya da belge sunmadığı anlaşıldığından, davalı açısından bu yönde tescil engeli bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
3.KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME
Kötü niyetli marka başvurusu; kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir. Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez. Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir.
... "..." kararında; kötü niyet iddiasında bulunan kimsenin, itiraza konu marka ile aynı veya benzer mal veya hizmetler için daha önceki bir markanın sahibi olması veya bir iltibas olasılığının belirlenmesi gerekmediğini kabul etmiştir. ( ... ) Aynı kararda ... bir markanın;
a)Marka tescil başvurusu yapan kimsenin, başvuru anında, başkalarının menfaatlerini zedelemeyi amaçlaması, bu bağlamda özellikle adil rekabet ya da dürüst ticari uygulamalar ile bağdaşmayan marka başvurusunda bulunması durumunun bağlantılı tüm faktörlerin birlikte değerlendirilmesi ile açıkça anlaşılması,
veya
b)Marka tescil başvurusu yapan kimsenin, başvuru anında, belirli başka bir kimseyi hedef haline getirmeye gereksinim duymaksızın, bir markanın fonksiyonları, özellikle markanın temel fonksiyonu olan köken gösterme fonksiyonundan ziyade, başkaca amaçlar için markanın sağladığı inhisari yetkileri elde etmeyi amaçlaması halinde, o markanın kötüniyetli bir marka başvurusu olduğunu kabul etmektedir.
...'nun 16.07.2008 tarih ... sayılı kararında; başvuru sahibinin, markanın aynısının veya benzerinin bir başkası tarafından kullanıldığını bilmesi veya bilmesi gerekmesi hali, kötü niyetin varlığı bakımından önemli bir kriter olarak görülmektedir. Karara konu olayda HGK; “…Davalının giysi üretiminde bulunan ve tekstil alanında faaliyet gösteren bir kişi olduğu, bu itibarlı müdebbir bir tacir gibi davranmasının gerektiği, kullanacağı işaretin her hangi bir kişiye ait olup, olmadığını araştırmasının gerektiği, ihtilaf konusu ibarenin her hangi bir anlamı olmayan harfler ve rakamlardan oluşması nedeniyle, davacı seçiminin tesadüften ibaret olamayacağı ve bu nedenle iyi niyetli sayılamayacağı, davalının fantezi bir ibare olan ... ibaresini tescil ettirmesinin, faaliyet alanı nedeniyle varlığından haberdar olduğu davacı markasından faydalanma kastını gösterdiği, davacının bu işaret üzerinde öncelikli kullanım hakkına sahip olduğu, bu nedenle davalının kötü niyetli tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiği…” şeklinde değerlendirmede bulunarak, tescile konu markanın orijinal ve anlamsız bir kelime olup olmaması, başvuru yapan kimsenin ticari hayatta etkinliğinin bulunup bulunmaması, marka olarak seçilen işaret dolayısıyla faydalanma kastı bulunup bulunmadığı gibi hususları da kötü niyetli marka başvuruları bakımından değerlendirme kriteri olarak kabul etmiştir.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olayda yapılan değerlendirmede; davacı yan, davalının 02.11.2020 tarihinde 38 ve 41. sınıfları kapsayacak şekilde ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilanına yaptıkları itiraz neticesinde, işbu başvurunun ... ...’nın 06.01.2022 tarihli kararı ile başvurunun kötü niyetle yapıldığı gerekçesiyle reddedildiğini; yine davalının 15.10.2020 tarihinde 38 ve 41. sınıfları kapsayacak şekilde ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilanına yaptıkları itiraz neticesinde, işbu başvurunun ... ...’nın 26.08.2021 tarihli kararı ile başvurunun kötü niyetle yapıldığı gerekçesiyle reddedildiğini; davalının 27.02.2021 tarihinde 38. Sınıfı kapsayacak şekilde ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilanına yaptıkları itiraz neticesinde, işbu başvurunun da ... ...’nın 08.12.2021 tarihli kararı ile başvurunun kötü niyetle yapılmış olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, beyan ederek ilgili ... (...) kararlarını delil olarak dosyaya sunduğu görülmüştür.
... internet sitesinde üzerinde yapılan inceleme neticesinde bu kararlara ilişkin olarak ... başvurusu yapılmadığı, ... kararlarının bu şekilde kesinleştiği ve başvuruların geçersiz kabul edildiği anlaşılmıştır.
Davalının önceki marka başvurularında davacının "..." şeklindeki markasını aynen kullandığı ve bu nedenle söz konusu başvuruların kötüniyetli kabul edilerek ... tarafından reddedildiği anlaşılmıştır. Somut olayda davalı yan, taraflar arasında daha önce uyuşmazlık konusu olan ve davacıya ait tescilli marka olduğunu (... kararları gereği mutlak şekilde) bildiği ... ibaresini, konusu "..." ibareli marka başvurusunda farklı yazım şekli ile yeniden kullanmıştır. Bu kapsamda davalının, davacının gerçek hak sahibi olduğunu bildiği ... ibaresi üzerinde hak tesis edebilmek için, önceki başvurularının tasarımını değiştirerek başvuruyu fiilen tekrar etmesi iyi niyet olarak değerlendirilemeyeceğinden, davalının marka tescil başvurusu yapmadan evvel, piyasa araştırması yapması gerektiği ve internet arama motoruna yazmakla dahi kolayca tespit edilebilecek dava konusu "..." ibaresinin davacı tarafından kullanıldığı hususu karşısında davalının iyi niyet argümanın çürütüldüğü değerlendirilmiştir. Böylelikle Mahkememizce davalının kötü niyetle hareket ettiğine kanaat getirilmiş ve kötü niyet de bölünemeyeceğinden marka kapsamında tüm mal ve hizmetlerin hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
1-Davanın KABULÜNE,
2- ... 'nun ... sayılı kararının iptaline,
3- ... sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine,
4-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 89,95 TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü gösterilen 4.251,40 TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Davacı Masraf Dökümü
:
İlk Masraf 385,40.-TL
Posta Masrafı 566,00.-TL
Bilirkişi Ücreti 3.300,00.-TL
Toplam 4.251,40-TL

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!