Anahtar kelimeler: Ekleri Hissedarı İstemli Kayden Yapmaya Erdiğini Yazildiği Çağrı Sunduğu İzni

T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
...
DAVA
: Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizin yukarıdaki esasına kayden açılan davacı vekili tarafından açılan davada genel kurul toplantısına çağrı izni verilmesi talebinde bulunulmakla;
Dava dilekçesi ve ekleri incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA VE İSTEK
:
Davacı vekili Av. ... sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin % 33,3 oranında hissedarı olduğunu, şirketin ana sözleşmesinin 7.m. gereğince şirketin yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin 3 yıl olarak belirlendiğini, şirketin █████/2020 tarihinde göreve başlayan yönetim kurulu üyelerinin yetkisinin █████/2023 tarihinde sona erdiğini, ... Şirketlerinin... Hakkında Yönetmelik’in 9. maddesinin (g) bendi gereğince görev süresinin dolması sonrasında davalı şirketin organları tarafından şirketi genel kurul toplantısına çağrı yetkisinin görev süresinin bittiği yılı takip eden yılın altıncı ayının son günü esas alınarak belirleneceğini, bu durumda 30.06.2024 tarihinde davalı şirket yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırma yetkisinin sona erdiğini, davalı şirketin genel kurulunun toplanamaması nedeniyle ... olan 792.047,60-TL vergi borcunu, ███████ dönemine ait 9.234,18-TL ... prim borcunu ve ....yıllarına ait toplam 15.100,00-TL tutarındaki aidat borcunu dahi ödeyemediğini, söz konusu borçların üzerine her geçen gün faiz işlemekte, bu durum hem şirkete hem müvekkile zarar vermekte olduğunu, ayrıca şirketin tek mameleki olan 2020 model ...araç üzerine de 23.12.2024 tarihi itibariyle 4 adet haciz eklenmiş olduğunu, Şirket ana sözleşmesi gereğince Yönetim Kurulunun en az 3 üyeden oluşması zorunluluğu bulunduğunu, ancak daha önce yapılmaya çalışılan Genel Kurul toplantılarında ortaklar arasındaki ihtilaf sebebiyle yönetim kurulunun oluşturulamadığını, bu nedenle şirketin organsız kaldığını beyanla 6102 sayılı TTK'nın 410/2.maddesi gereğince müvekkile, davalı ... "genel kurulu toplantıya çağırma izni" verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
:
Dava dilekçesi davalı şirkete açıklamalı davetiye ile tebliğ edilmiş ise de; davalı yan cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER
:
-Ticaret sicil kaydı
-2020-2021-2022 yıllarına ait Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, 6102 sayılı TTK 410/2.m. gereğince davalı ... genel kurul toplantısına çağrı izni verilmesi istemine ilişkindir.
Dosyamıza sunulan davalı şirketin ana sözleşmesi incelendiğinde; Türkiye Ticaret sicil gazetesinin █████/2020 tarih ve 20250 sayılı nüshasında ilan edildiği , davalı şirketin beheri 500,00-TL olan 600 adet payına karşılık toplam 300000,00-TL bedelli payının mevcut olduğu, şirket ortaklarının ayrı ayrı 200 adet paya sahip olan davacı ..., ... olduğu, her bir ortağın şirket yönetim kurulu üyesi olarak 3 yıl süre ile şirketi münferiden temsile yetkilendirildikleri, dava tarihi itibariyle de kendilerinin görev süresinin sona ermiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere; 6102 sayılı TTK'nın Anonim şirketlerde genel kurulun toplanmasına ilişkin çağrı usulünü düzenleyen 410. maddesinde, genel kurulun, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabileceği, tasfiye memurlarının da görevleri ile ilgili konular için genel kurulu toplantıya çağırabilecekleri, yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkan bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında mahkemenin izni ile, tek bir pay sahibinin genel kurulu toplantıya çağırabileceği ve Mahkemenin vereceği kararın kesin olacağı, TTK'nun 411. maddesinde, sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahiplerinin, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilecekleri, esas sözleşmeyle, çağrı hakkının daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabileceği, yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurulun en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılacağı, aksi hâlde çağrının istem sahiplerince yapılacağı düzenlenmiş olup, TTK'nun 412. maddesinde ise, pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemlerinin yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin karar verebileceği düzenlemeleri yer almaktadır.
Yine, TTK’nın 392. maddesinin yedinci fıkrasında da her yönetim kurulu üyesinin başkandan, yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını yazılı olarak isteyebileceği açıkça hükme bağlanmıştır.
Dosya kapsamına sunulan davacının dava dilekçesi içeriğine göre davalı ... genel kurula çağrı izin talebini TTK 410/2.maddesine dayalı olarak ileri sürdüğü anlaşılmaktadır.
Yukarıda da değinilen TTK 410-411 ve 412.maddelerinde yer alan genel kurulu toplantıya çağrı izni farklı usul ve şartlara bağlanmış olup bu nedenle dosyamızda değerlendirmenin açıkça dava konusu talebin dayalı olduğu TTK 410/2.m. çerçevesinde yapılması gerekmektedir.
Hemen belirtmek gerekir ki; TTK'nın 410.maddesinin 2.fıkrasındaki koşulların oluşması halinde her pay sahibine şirketi genel kurul toplantısına çağrı için izin verilebilmesi hukuken olanaklı olup anılan maddedeki koşulların ise; yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkan bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarına hasredildiği, söz konusu fıkra hükmünün genel kurulun bazı olağanüstü durumlarda toplantıya çağrılabilmesini sağlamak amacıyla öngörüldüğü tartışmasızdır.
Burada önemli husus, yönetim kurulunun toplanamaması nedenlerinden birinin üye veya üyelerin toplantıya davet edilmemesi ve bu durumun kanunda açıkça ifade edildiği üzere “devamlılık” arz etmesidir. (...sayılı ilamı) Davalı şirketin yönetim kurulunun TTK 410/1.m. kapsamında görev süresi sona erse dahi şirket genel kurulunu toplantıya çağrı yetkisi devam etmektedir. Her ne kadar davacı vekili tarafından şirketin yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin sona erdiği belirtilmiş ve buna ilişkin şirket ana sözleşmesinin ilan edildiği ticaret sicil gazetesi örneği sunulmuş ise de; davacının iddiasının kabulü mümkün değildir. Zira, salt görev süresinin sona ermesi TTK 410/2.maddesindeki açık yasal düzenleme gereğince yönetim kurulunun şirketi genel kurulu toplantı çağrı yetkisini sona erdirmez. Değinilen yasal düzenlemeye aykırı nitelikte süre yönünden sınırlandırma içerdiği anlaşılan ve davacının dava dilekçesinde dayandığı “Sermaye Şirketlerinin Sermaye Şirketlerinin Genel Kurul Toplantıları ve Bu Toplantılarda Bulunacak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Komiserleri Hakkında Yönetmeliğin” 9. maddesinin (g) bendindeki düzenleme açıkça normlar hiyerarşisine aykırı ve emredici yasa hükmüne aykırı olmakla hukuken geçersizdir. Bu nedenle, somut uyuşmazlıkta talebin haklılığının değerlendirilmesinde dikkate alınması mümkün değildir. Bu doğrultuda, TTK 410/2.maddesi kapsamında görev süresinin sona erdiği sabit olan davalı şirket yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırma yetkisinin devam ettiği kabul ettiği kabul edilmiştir.
Öte yandan, davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda pay sahibi olan davacı yan, TTK 410/2.maddesi kapsamındaki talebinin, devamlılık arz edecek şekilde davalı şirket yönetim kurulu başkanından yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını istemesine rağmen bu talebin dikkate alınmaması ve yerine getirilmemesi nedeniyle şirket yönetim kurulunun toplanamadığına yönelik bir iddia ve delili dosyamıza sunmamıştır. Bu durumda, genel kurulu toplantıya çağırma yetkisini haiz davalı şirket yönetim kurulunun toplanamama durumunun devamlılık arz ettiği olgusunun dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile kanıtlanamadığı sabittir. Açıklanan gerekçelerle; davacının yasal koşullarının oluşmadığı anlaşılan talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
KARAR
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 615,30-TL olup peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda TTK 410/2.m. gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. █████/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!