Anahtar kelimeler: Usûlüne Adalet Beş Görüşü Bakırköy Başvuran İstemi Tutulmasına Uyuşturucu Bakanlığının

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıBakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı CMK'nın 231/5-8. maddeleri uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 12.11.2014 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 24.07.2023 tarihli ve █████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun █████/2018 tarihli ve ███████-487 esas, ████████ sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin █████/2019 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ilamında, "Tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infaz işlemleri, infazın yapıldığı tarihteki kurallara göre yapılacağından, tedbirin infazı sırasında yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/5. maddesinde “Tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranan kişi hakkında açılmış olan davanın düşmesine karar verilir. Aksi takdirde, davaya devam olunarak hüküm verilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Görüldüğü üzere, yasa maddesinde davaya devam olunabilmesi için aranan şart “Tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmama” şartı olup, hükümden sonra █████/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten farklı olarak “yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etme” şartı aranmamaktadır. Bir yargılama şartı olarak “ısrar” koşulu 6545 sayılı Kanun ile getirilmiştir. Bu nedenle, infaza ilişkin usulî değişiklikler geriye yürümeyeceğinden 6545 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği █████/2014 tarihinden önceki dönemde uygulanan ve uygulaması bu tarihten önce sona ermiş olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirlerine ilişkin olarak “ısrar şartı” aranmayacaktır." şeklinde belirtildiği üzere, sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının uygulanmasına ilişkin olarak █████/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki mevcut düzenlemeler kapsamında “yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etme” şartı aranmadığı nazara alınarak yapılan incelemede;Somut olayda, Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkartılan █████/2014 tarihli uyarı yazısının sanığın bilinen son adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi gereğince █████/2014tarihinde tebliğ edildiği, tebligat mazbatasında, komşusundan sorularak sanığın adreste bulunmadığının öğrenilmesini takiben, beyanda bulunan ve haber bırakılan komşu ismi tespit edilmeksizin tebliğ işleminin tamamlandığı, yukarıda da izah edildiği üzere tebligattan haberdar edilen kişinin sadece imzadan imtina etme hakkına sahip olup, isim vermekten imtina edemeyeceği gözetildiğinde tebligat işleminin usulsüz olduğu anlaşıldığından sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığının kabul edilemeyeceği, denetimli serbestlik tedbirine kaldığı yerden devam edilmek üzere mahkemesince kamu davası hakkında durma kararı verilerek yükümlü hakkında hükmolunan denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesinin gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEA. Şüpheli hakkından 09.05.2012 tarihli eylem nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan başlatılan soruşturma sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2012 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ██████████ Esas, █████████ sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,B. Bakırköy (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin, 14.01.2013 tarihli ve █████████ Esas, 2013/8 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 14.02.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.11.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı CMK'nın 231/5-8. maddeleri uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,Anlaşılmıştır.D. İnceleme tarihi itibarıyla, Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2014 tarihli kararını takiben, "...hükmünün kesinleşme tarihi olan █████/2014 tarihinden sonra 5 yıllık denetim süresi içerisinde suç işlemediği anlaşıldığından, CMK ██████. Maddesi gereğince kamu davasının düşmesine" şeklindeki gerekçe ile Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ek kararı ile kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşıldığından; bu kararın kanun yararına bozulmasında hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.02.2025 tarihinde karar verildi.