Anahtar kelimeler: Uyma Vasıflandırma Eylemli Bozmadan Düşme Aksine Sonradan Uzlaşma Görüşü İlamının

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.ŞİKÂYETÇİ
: ...SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM
: Uzlaşma nedeniyle düşmeTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında hırsızlık suçundan Yerel Mahkeme tarafından verilen 21.04.2016 tarihli kararın Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05.04.2021 tarihli, ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile bozulması üzerine, her ne kadar Mahkeme tarafından bozma ilâmının aksine vasıflandırma ile karar verilmiş ise de; sonradan verilen 16.11.2021 tarihli kararda, bozmadan önce verilen kararda yer verilmeyen yeni ve farklı gerekçeler gösterildiği, bu itibarla 16.11.2021 tarihli kararın eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hüküm olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Şikâyetçinin hazırlık aşamasında alınan ifadesinde, aracını sokak üzerine kilitlemeden park ettiğini, bagajın içinde bulunan hoparlörün (buffer) çalındığını söylediği, sanığın olaydan hemen sonra alınan kolluk ifadesinde park hâlindeki kapıları kilitli olmayan aracın bagaj kısmından bufferı sökerek aldığını söylemesine rağmen bozma sonrasında kovuşturmada alınan savunmasında hoparlörün araca monteli olmadığını, yeni alındığını, henüz bağlantısının kurulmadığını beyan ettiği, mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada açık bırakılan aracın bagajındaki araca monteli olmayan hoparlörün mutad olan eşyalardan olmaması sebebiyle eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun TCK'nın 141. maddesine uyduğu ve taraflar arasında uzlaşma sağlandığından bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de; sanığın aşamalarda alınan ifadesindeki çelişkinin giderilmediği ve şikâyetçiden suça konu hoparlörün (buffer) araca monteli olup olmadığının ayrıca sorulmadığının anlaşılması karşısında; sanığın savunmasındaki çelişkilerin giderilerek ve belirtilen hususta şikâyetçinin beyanı alınarak, suça konu hoparlörün araca monteli olması hâlinde 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması, aksi hâlde aynı Kanun’un 141/1. maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı değişik gerekçeyle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 21.04.2016 tarihli ilk karara yönelik aleyhe temyiz olmadığından, anılan karardaki ceza miktarı yönünden 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.