Anahtar kelimeler: Davabanka Okunduğu Atanmış Sine Ölümünden Müteveffanın Açılarak Vasiyetname Müteveffa Vasiyeti

T.C.
İSTANBUL10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)DAVA TARİHİ
:█████/2021KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacının Müteveffa ...'a (...) ait .... Noterliğince düzenlenmiş █████/2002 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetname ile vasiyeti yerine getirme görevlisi olarak atanmış olup .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... sayılı ilamıyla (EK-İ) göreve başlamasına karar verildiği, davacının aynı zamanda vasiyetname uyarınca müteveffanın malvarlığının 1/S'ine ilişkin atanmış mirasçı sıfatına sahip olup .... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... Sayılı ilamı ile vasiyetin açılarak okunduğu, davalı bankanın, müteveffanın ölümünden itibaren terekede yer alan banka hesaplarına usulsüz şekilde ve davalı banka tarafından diğer müşterilere uygulanan aylık faiz ortalamalarının çok altında faiz işleterek terekenin zarara uğramasına sebep olduğu, işbu zararın davalıdan tazmini gerektiği, Davacının vasiyeti yerine getirme görevlisi olduğu ...'ın vefat ettiği tarih olan 22.05.2013'te davalı ... Şubesi nezdinde USD ve TL mevduat hesapları bulunduğu, Müteveffanın mevduat hesaplarındaki düşük faiz uygulamaları aşağıda ifade edildiği, ... numaralı vadeli TL hesabında vefat tarihinde bulunan miktar 121.785,69 TL olup 16.04.2021 tarihinde tarafımızca elde edilen son hesap bilgisi itibariyle hesapta 217.424,37 TL bakiye bulunduğu görüldüğü, ... numaralı vadeli USD hesabında Vefat tarihinde bulunan miktar 217.474,64 USD olup 16.04.2021 tarihinde tarafımızca elde edilen son hesap bilgisi itibariyle hesapta 242.725,42 USD bakiye bulunduğu görüldüğü, ... numaralı vadeli USD hesabında vefat tarihinde bulunan miktar 337.045,14 USD olup 16.04.2021 tarihinde tarafımızca elde edilen son hesap bilgisi itibariyle hesapta 375.847,69 USD bakiye bulunduğu, Bu bağlamda müteveffanın ölüm tarihinden itibaren 8 yıllık bir süre geçmesine rağmen terekenin faiz getirisinin oldukça düşük olduğu, bu hususun sebebi ise müteveffa öldükten sonra, bankanın uygulamada kullandığı reel faiz oranlarından ve hatta bankalar arası faiz ortalamasından çok daha düşük faiz uygulamış olduğu, müteveffa hayattayken uygulanan faizin vefatından sonra daha düşük uygulanması hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğu, USD cinsi mevduat hesaplarına davalı bankanın uygulamada kullandığı reel faiz oranı göz önüne alındığında terekede yer alan hesabın daha fazla faiz getirisine sahip olması gerektiğinin açık olduğu, nitekim bankanın usulsüz ve kötü niyetli işlemi sebebiyle terekenin zarara uğradı; Mahkemenizce görevlendirilecek bilirkişi marifetiyle banka kayıtları üzerinde yapılacak incelemede; reel faiz oranı ve müteveffa terekesine uygulanan düşük faiz oranı karşılaştırıldığında terekenin uğramış olduğu zararın tespit edilebileceği, HMK m. 107 uyarınca tespit edilecek zararın ise banka tarafından terekeye ödenerek tazminin gerektiği ifade edilerek; Davanın HMK m. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak kabulü ile fazlaya ilişkin haklarımızı talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla terekedeki banka hesaplarında bulunan paraların davalının usulsüz eylemleri sebebiyle uğradığı kar kaybı ve zarara yönelik olarak şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın 22.05.2013 Tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmektedir.CEVAP
:Davalı vekilinin 27.12.2021 tarihli dilekçesinde özetle; Davacı ...'nun ...'ın vasiyeti yerine getirme görevlisi ve atanmış mirasçısı olarak müvekkil banka bünyesindeki hesaplarda bulunan mevduata gereken faizin işletilmediğini, bu nedenle terekenin zarara uğradığını iddia ettiği, maddi tazminatın 22.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle müvekkil Banka'dan tahsiline, iadesine karar verilmesini talep ettiği, bu talebin usul ve hukuka aykırı olduğu hususunda itiraz etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Dava, tazminat davasına ilişkindir.Taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmış olup, ... Şirketine müzekkere yazılarak hesap ekstresinin, hesaba ilişkin tüm bilgilerin ve mevduat hesaplarına uygulayacağı azami faiz oranlarına ilişkin belgeleri celp edilmiştir, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ████████ esas sayılı dosyasının UYAP suretinin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.Dosya banka bilirkişisine tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; 22.05.2013 tarihinde vefat eden müteveffa ...'ın davalı bankada bir tanes TL 2 tanesi USD üzerinden açılmış 3 adet vadeli mevduat hesabı bulunmaktadır. Huzurdaki davayı ikame eden ... 1/5 oranında varis olmanın yanında vasiyeti yerine getirme memuru olarak görevlendirilmiştir. Müteveffaya ait vadeli hesaplar için 10.05.2021 tarihine kadar davalı bankaya herhangi müracaatta bulunulmamış, davalı banka tarafından mevduat hesabı ilan edilen faiz oranları (Tabela Oranları) üzerinden nemalandırılmıştır. Davacı tarafından davalı bankanın düşük faiz oranları uygulamak suretiyle terekeyi zarara uğrattığı nedeniyle huzurdaki dava ikame edilmiştir. Bankaların mevduatlara uygulayacakları faiz oranları kanun ve ilgili yönetmeliklerle düzenlenmiş olup, bankaların bu mevzuat sınırları dışında işlem yapmaları engellenmiştir. Bankalar uygulayacakları faiz oranlarını ilan etmek zorundadır. Ancak konjonktüre, müşteri profili ve bankanın ihtilaçlarına göre uygulanan faiz oranları birbirinden farklılık göstermekte olup, müşteri taleplerine göre de farklı oranların uygulandığı görülmektedir. Mevduat sahibi müşterinin varlığını istediği bankada değerlendirme ve istediği zaman geri talep etme hakkı bulunmaktadır. Banka seçimi müşteri inisiyatifidir. Davacı tarafından müteveffa varlığı hakkında bankadan herhangi bir talepte bulunulmamıştır. Ayrıca bankalar arasında uygulanan faiz oranları arasında fark bulunduğu gibi aynı bankanın müşterileri arasında da mevduat büyüklüğü, müşteri profili gibi nedenler kaynaklı uygulanan faiz oranlarında farklılık görülmesi olağandır. uygulanan faiz oranlarından daha yüksek bir oranının bulunması her zaman mümkündür. Faiz oranı taraflar arasında kararlaştırılmakta olup, herhangi bir talep olmaması durumunda tabela oranları geçerli olmaktadır. Seçim hakkı müşteri inisiyatifindedir. Davalı tarafından uzun süre bankadaki hesaplar için herhangi bir tasarrufta bulunulmamıştır. Davalı banka uygulamalarında geçerli kanun ve yönetmeliğe aykırı bir husus tespit edilememiştir. Davalı banka mevcut yasa ve yönetmeliklere uygun hareket etmişse de dava konusu hesaplar için uygulanan faiz oranları tüm bankaların fiilen uyguladıkları oranlarından daha düşük kalmıştır. Bu nedenle Sayın Mahkeme'nin takdirinin terekeye dahil mevduat hesaplarına uygulanan faiz oranları dolayısı ile terekenin zarara uğratıldığı ve bu farlın banka tarafından ödenmesi gerektiği yönünde olması durumuna göre terditli hesaplama yapılmıştır. Tarafımdan TCMB verilerinde aynı döneme ait tüm bankaların fiilen uyguladıkları oranlar ortalaması alınmak suretiyle hesaplama yapılmıştır. Davacı tarafından bankadaki tüm varlık 10.05.2021 tarihinde vadesiz hesaba aktarıldığından bu tarihten sonra faiz talep edilmesi mümkün değildir. Bu çerçevede Davalı bankanın müteveffanın bankadaki mevduatı için yaptığı uygulamada yürürlükteki kanun ve mevzuata aykırı bir husus bulunmadığı, varlıkların ilan edilen (Tabela Oranları) üzerinden nemalandırıldığı, Uygulanan oranların üzerinde faiz bulunmasının her zaman mümkün olduğu, TCMB verilerinden aynı dönemde bankanın verdiği faizin üzerinde uygulama yapan bankaların bulunduğu, bankanın verdiği faiz oranının bazı dönemlerde ortalama faizin üzerinde olmasına karşılık bazı dönemlerde ortalama faizin altında kaldığının tespit edildiği, Sayın Mahkeme'nin takdirinin davalı banka tarafından ortalamanın altında kalınan dönemler için fark faiz verilmesi gerektiği yönünde olması halinde tüm hesapların davacı tarafından vadesiz hesaba aktarıldığı 10.05.2021 tarihine kadar tarafımdan fark faiz hesaplaması yapıldığı, Hesaplanan fark faizinin; ... Numaralı TL hesabı için 68.693,14 TL, ... Numaralı USD hesabı için 14.876,61 USD, ... Numaralı USD hesabı için 20.694,80 USD olduğu, Anapara ve banka taflanından tahakkuk ettirilen faiz toplamının 10.05.2021 tarihinde davacı tarafından vadesiz hesaba aktarılmak suretiyle tasarruf edildiği, tarafımdan yapılan hesaplamada bulunan tutarların net faiz olduğu, davalının faiz ve manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkeme'nin takdiri olduğu, Delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsifin 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu, Tarafların diğer taleplerinin Sayın Mahkemenin takdiri olduğu, Hususlarında sonuç ve kanaatimi Sayın Mahkemeye sunmak üzere hazırlanan işbu rapor on üç (13) sayfa olarak tanzim edilmiş olup, Sayın Mahkemenizin bilgi ve değerlendirilmesine sunulmuştur.Dosya hesap bilirkişisi, 2 adet banka alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; TCMB'nin 3 aylık TL ve USD mevduatlara verilen ağırlıklı ortalama faiz oranının dikkate alınması halinde hesaplanan fark faizlerinin, ... nolu hesabın TL tutarı 218.499,58-TL, TCMB verileri göre 287.192,72 68.- TL, Faiz farkının 68.693,14 olduğu, ... nolu hesabın USD tutarı 242.794,96 TCMB verileri göre 258.617,20, faiz farkının 15.822,24 olduğu, ... nolu hesabın USD tutarı 375.847,89 USD TCMB verileri göre 398.005,97 Fark faizi 22.158,08 usd olduğu, Anapara ve banka tarafından tahakkuk ettirilen faiz toplamının 10.05.2021 tarihinde davacı tarafından vadesiz hesaba aktarılmak suretiyle tasarruf edildiği, heyetçe yapılan hesaplamada bulunan tutarların net faiz olduğu, davalının faiz ve manevi tazminat talebinin değerlendirilmesi kanaatine varılmıştır.Taraf iddiası, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, murise ait vadeli mevduat hesaplarına düşük faiz işletilmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Davacının Müteveffa ...’a (...) ait davalı ... Şubesi nezdinde USD ve TL mevduat hesapları bulunduğu, müteveffanın ölüm tarihinden itibaren 8 yıllık bir süre geçmesine rağmen terekenin faiz getirisinin oldukça düşük olduğu, bunun nedeni olarak davalı bankanın uygulamada kullandığı reel faiz oranlarından ve hatta bankalar arası faiz ortalamasından çok daha düşük faiz uygulamış olduğu sebebine dayandığından bahisle iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır.Mahkememizce dosya bilirkişi heyetine tevdii ile davalı banka kayıtları nezdinde de bilirkişi heyetine yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle davacının murisinin vefat ettiği tarih olan █████/2013 tarihinden █████/2021 tarihleri arasında müteveffanın ayrı ayrı vadeli hesaplarına uygulanan faiz oranlarının reel faiz oranları ile kıyaslanmak suretiyle terekenin herhangi bir zarara uğramış olup olmadığı, bankanın biri TL diğer ikisi döviz cinsinde olan mevduat hesaplarına uygulanan faizin sözleşme ve bankacılık mevzuatına uygun olup olmadığı hususunun imzalanmış olan "Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi" kapsamında tek tek irdelenmek suretiyle rapor düzenlenmesinin istenildiği, dosyaya sunulan ve denetime açık hükme esas alınan 06.05.2024 Tarihli bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere mudinin imzalamış olduğu bankacılık hizmetleri sözleşmesinin TL Mevduat ve Yabancı Para Mevduatına ilişkin VI. ve VII. Maddelerinde yapılacak işlemlere ilişkin hükümlerden de anlaşılacağı üzere Bankacılık hizmetleri sözleşmesinin VI. Vadeli Mevduat başlığının 4.bendinde ‘’Vadeli hesaplarda, hesabın açılış tarihindeki vade durumuna göre Banka tarafından belirlenen faiz oranları uygulanır. Banka faiz oranlarını her zaman tek taraflı olarak düzenleme ve değiştirme hakkına sahiptir.’’ açıklaması ile 5. Bendinde ‘’Vadeli hesaptaki alacak bakiyesi çekilmediği veya Banka’ya vadenin son gününün son iş saatine kadar hesaptaki paranın tasarrufu ile ilgili yazılı bir talimat verilmediği takdirde, Banka kendi takdirine göre ve halen çekilmemiş faizlerde dahil olmak üzere toplam meblağı aynı şartlar ile vadeli yahut vadesiz bir hesaba geçirebilir’’ açıklaması yer almaktadır. Bankacılık uygulamasındaki genel teamül ise, mudi bankada açmış olduğu TL veya Yabancı Para mevduatı için dönem sonunda bankaya müracaat ederek yeni faiz oranları hakkında bilgi alır. Yeni oranlar mudiyi tatmin etmediği takdirde, mudi uygulanan orandan daha yüksek bir oran talebinde bulunabilir. Talep edeceği bu oran bankanın uyguladığı faiz politikasına uygun ise, banka ile mudi yeni oran üzerinden anlaşarak çalışmaya devam edilir. Mudi istediği oranı alamaz ise mevduatını daha yüksek oran veren bankaya yatırabilir. Bu konudaki tasarruf tamamen mudiye aittir. Ancak vade sonunda mudi tarafından herhangi bir talepte bulunulmaz ise banka yukarıda açıklandığı üzere bankacılık hizmet sözleşmesi hükümlerine göre hareket eder. Sözkonusu davada da mudinin vefatı nedeniyle vadeli hesapların Bankacılık hizmetleri sözleşmesi çerçevesinde değerlendirildiği düşünülmektedir. Banka uygulaması kanun ve yönetmeliğe uygun olmakla birlikte işlemin ilan edilen oranlar üzerinden yapılmış olması nedeniyle müteveffanın bankadaki mevduatına dönemde bankaların uyguladıkları oranların altında oranlar üzerinden faiz tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.Davacı tarafından müteveffa varlığı hakkında bankadan herhangi bir talepte bulunulmamıştır. Ayrıca bankalar arasında uygulanan faiz oranları arasında fark bulunduğu gibi aynı bankanın müşterileri arasında da mevduat büyüklüğü, müşteri profili gibi nedenler kaynaklı uygulanan faiz oranlarında farklılık görülmesi olağandır. Uygulanan faiz oranlarından daha yüksek bir oranının bulunması her zaman mümkündür. Faiz oranı taraflar arasında kararlaştırılmakta olup, herhangi bir talep olmaması durumunda tabela oranları geçerli olmaktadır. Buna rağmen banka tarafından tabela faiz oranlarının üzerinde ancak aynı dönemde ve yaklaşık aynı miktarda mevduatı bulunan mudilere uygulanan oranların altında bir oran uygulanmıştır.Davalı bankanın müteveffanın bankadaki mevduatı için yaptığı uygulamada yürürlükteki kanun ve mevzuata aykırı bir husus bulunmadığı, uygulanan oranların üzerinde faiz bulunmasının her zaman mümkün olduğu, TCMB verilerinden aynı dönemde bankanın verdiği faizin üzerinde uygulama yapan bankaların bulunduğu, bankanın verdiği faiz oranının bazı dönemlerde ortalama faizin üzerinde olmasına karşılık bazı dönemlerde ortalama faizin altında kaldığının tespit edildiği bilirkişi raporundan da anlaşılmıştır.6098 sayılı TBK nın 77 nci maddesinin birinci fıkrasında "Haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür." denilmektedir. Sebepsiz zenginleşmenin kanunda düzenlenmesinin amacı, iki mal varlığı arasındaki sebepsiz değer kaymasının geri verilmesinin sağlanmasıdır. Sebepsiz zenginleşmenin işlevi uğranılan kayıpları gidermek değil hukuki bir sebebe dayanmaksızın başkası sayesinde elde edilen menfaatleri bu kişiye nakletmektir. Zenginleşenin geri verme borcunun doğumu için kusurlu olması şartı aranmamaktadır.TBK'nun konuya ilişkin 77 ve ardından gelen maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır. Sebepsiz zenginleşmeden sözedilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir.Somut olayda davalı banka tarafından murisin hesabındaki biri TL diğer ikisi yabancı para cinsinden olan mevduat hesabına düşük faiz uygulanması sonucu davalı banka davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmiştir.Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere geçerli bir sebebe dayanmaksızın, bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerin eksiksiz iadesi, denkleştirici adalet düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri verme zorunda olduğu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu ifade eder.(Benzer konuda; İstanbul 43. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas-████████ Karar sayılı kararı).... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... Sayılı ilamı ile vasiyetin açılarak okunduğu, davalı bankanın, müteveffanın ölümünden itibaren terekede yer alan banka hesaplarına usulsüz şekilde ve davalı banka tarafından diğer müşterilere uygulanan aylık faiz ortalamalarının altında faiz uygulanıp uygulanmadığı husususun tespiti bakımından mahkememizce bu yönde hesaplama yapan 06.05.2024 tarihli bilirkişi heyet raporu hükme esas alınarak öncelikle raporda da yer verildiği üzere Banka tarafından yapılan hesaplamalar sonucunda mudi hesaplarının bakiyeleri: ... nolu TL mevuat hesabının bakiyesi :218.499,58.-TL, ... nolu USD mevduat hesabının Bakiyesi: 242.794,96.-USD, ... nolu USD mevduat hesabının Bakiyesi: 375.847,89.-USD olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla TCMB verilerine göre faiz farkı TL mevduat hesabı bakımından 68.693,14 TL olduğu, yine USD mevduat hesabı bakımından 37.980,32 USD olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile 68.693,14 TL'nin 22.05.2013 Tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle ve 37.980,32 USD'nin 22.05.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4a maddesi uyarınca kamu bankalarının USD cinsine uyguladıkları en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 31.626,17-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 9.548,78-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 22.077,39-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 86.315,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan; 170,78-TL Peşin/nisbi Harcı, 9.378,00-TL Tamamlama Harcı, 7.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 137,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 17.185,78TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...E-İmzalıdırHakim ...E-İmzalıdır