Anahtar kelimeler: Arhavi Usûlüne Kyb Adalet Evrakı Görüşü İstinaden Başvuran İstemi Mahkûmiyet
10. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
    İNCELEME KONUSU KARAR
    : Mahkûmiyet
    KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
    : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
    Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : İlgili kararın kanun yararına bozulması
    Arhavi Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, kurulan mahkûmiyet hükmünün, istinaf edilmeksizin 27.11.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 16.08.2023 tarihli ve █████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
    “1- Sanık hakkında, daha önce █████/2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca █████/2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesini takiben, şüphelinin erteleme süresi içerisinde inceleme konusu █████/2016 tarihli aynı nev'iden suçu yeniden işlemesi nedeniyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2017 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararının itiraz edilmeksizin █████/2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde █████/2021 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkûmiyetine dair Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2022 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin █████/2022 tarihli ve █████████ esas, █████████ sayılı kararı ile █████/2014 tarihli eyleme ilişkin olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ve ihlal kabul edilen inceleme konusu █████/2016 tarihli suçla ilgili herhangi bir evrak celp edilmeksizin sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, ayrıca erteleme süresi içinde işlenen █████/2016 tarihli suçun ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı gözetilmeksizin bu suçtan dolayı sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş olması sebebiyle anılan karar yönünden kanun yararına bozma yoluna başvurulmasının temini yönünden bildirimde bulunulması, anılan kararın kanun yararına bozulması halinde her iki dava dosyası birleştirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verildiği gerekçesiyle anılan kararın bozulmasına karar verildiği, dosyanın halen anılan Mahkemenin ███████ esas sayısına kayden derdest olduğu,
    Sanığın daha önceki █████/2014 tarihli eylemi sebebiyle Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca █████/2014 tarihli ve █████████ soruşturma, ████████ sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın inceleme konusu dosyadaki █████/2016 tarihli eyleminin ise kamu davasının
    ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra, erteleme süresi içinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek, açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde,
    2- Kabule göre de,
    5237 Kanun'un 51/3. maddesinde ''Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.'' şeklinde yer alan düzenleme gereğince, cezası ertelenen sanık hakkında belirlenen denetim süresinin hükmolunan cezanın süresinden az olamayacağı gözetilmeden 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesinde,
    İsabet görülmemiştir.”
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. GEREKÇE
    A. Şüpheli hakkında, 19.07.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Arhavi Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2016 tarihli ve ████████ Soruşturma, ████████ Esas, ████████ sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
    B. Yapılan yargılama sonucunda; Arhavi Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.10.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
    Anlaşılmıştır.
    C. Dayanak Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden incelenmesinde;
    1. Şüpheli hakkında, 29.05.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2014 tarihli ve █████████ Soruşturma,
    ████████ Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde itiraz süre ve merciinin gösterildiği,
    2. Şüphelinin 19.07.2016 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2016 tarihli ve █████████ Soruşturma, █████████ Esas, █████████ sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, iddianame içeriğinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 10.11.2014 tarihinde tebliğ edildiğinin belirtildiği,
    3. Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 maddesi uyarınca hükmedilen 2 yıl hapis cezasının 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, itiraz edilmeksizin 08.09.2017 tarihinde kesinleştirildiği,
    4. Denetim süresi içerisinde 29.05.2021 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın ve Cumhuriyet savcısının istinaf kanun yoluna başvurduğu,
    5. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile "Sanığın █████/2014 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan █████/2014 tarihinde dava açılmasının ertelenmesine karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine infazı için denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderildiği, sanığın denetim süresi içerisinde █████/2016 tarihinde Artvin ili Arhavi İlçesinde uyuşturucu bulundurduğu ve bu eylemin dava açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olduğu gerekçesiyle █████/2016 tarihli olaya ilişkin herhangi bir evrak celp edilmeksizin █████/2016 tarihli iddianame ile sanık hakkında kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda █████/2016 tarihli olaya ilişkin herhangi bir evrak temin edilmeksizin mahkumiyetine karar verildiği, istinafa konu suç yönünden ihlal kabul edilen █████/2016 tarihli eylem yönünden Arhavi Cumhuriyet Başsavcılığınca ayrıca soruşturma yürütülerek Arhavi Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Arhavi Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2017 tarih, ████████ esas, ████████ karar sayılı kararı ile sanığın cezalandırılmasına karar verildiği ve söz konusu kararın istinaf edilmeksizin █████/2017 tarihinde kesinleştiği, TCK'nın 191/5 maddesine göre erteleme süresi zarfında işlenen kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunun ihlal nedeni sayılacağı ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı anlaşılmakla Arhavi Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2017 tarih, ████████ esas, ████████ karar sayılı kararına karşı olağanüstü yasa yoluna müracaat edilmesi için bildirimde bulunularak, sonucunun beklenmesi, kararın bozulması halinde dosyaların birleştirilmesi, birleştirme olanağının bulunmaması halinde █████/2016 tarihli olaya ilişkin tüm evrakların aslı yada onaylı örnekleri celp edilerek bu eylemin sabit olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, Kabule göre de; TCK'nın 191.maddesinde değişiklik yapan 6545 sayılı yasanın █████/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak █████/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği ve 1 yıl hapis cezası olan ceza alt sınırının bu değişiklikle 2 yıl hapis cezasına çıkarıldığı, bu değişikliğin sanık aleyhine olması nedeniyle sanık hakkında █████/2014 tarihinde işlenen suç nedeniyle uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı, alt sınırdan ceza belirlendiği halde temel cezanın 1 yıl hapis cezası yerine 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmolunmasının yasaya aykırı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği,
    6. Bozma üzerine, dosyanın Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ Esas sayısına kaydedildiği ve dosyanın inceleme tarihi itibariyle derdest olduğu,
    Anlaşılmıştır.
    D. 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/███████ tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir." şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
    Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre;
    5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibariyle de usul ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesi zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli/sanık tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usule uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usule uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir.
    5237 sayılı TCK'nın 191/6 maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının
    açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.
    Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da; 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a) bendinde belirtilen "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" şartının gerçekleşmesinden yani dava açma şartının gerçekleşmesinden sonra işlenen 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde belirtilen aynı nitelikteki eylemin de artık 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiğidir.
    İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.
    Tüm bu açıklamalar ışığında;
    Dosyalar kapsamına göre; sanık hakkında önceden 29.05.2014 tarihli aynı nev'iden suç nedeniyle 21.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının kesinleşmesinden sonra 19.07.2016 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinden bahisle Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2016 tarihli iddianamesi ile Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden kamu davası açılmasına rağmen, 19.07.2016 tarihli eylem ile ilgili olarak ayrıca Arhavi Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2016 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda
    Arhavi Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu kararı ile mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; 19.07.2016 tarihli eylemin 21.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk eylem olması nedeniyle 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191/5. maddesinde öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalktığının ve Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2016 tarihli iddianamesinde de aynı eylemin ihlal sayılan eylem olarak belirtildiğinin dolayısıyla, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca “kamu davasının düşmesine” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
    Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
    E. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;
    "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
    III. KARAR
    A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
    B. Arhavi Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
    C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
    Hüküm fıkrasının; "Sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE," şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,
    04.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!