Anahtar kelimeler: Gönderme Dairece Ret Feragat Ankara Sayisi Atılan Esastan Hususunda Adliye

MAHKEMESİ
: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararDAVA TARİHİ
: 13.11.2020KARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 7. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece davacılardan ... ve ... vekilinin 02.01.2023 tarihli feragat dilekçesi hususunda ek karar verilmek üzere dosyanın Bölge adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince Dairemiz gönderme kararı gereği yerine getirilerek verilen ek kararla; davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacılardan Gönül Berk ve Jale İnal hakkında davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davacıların davasının kabulüne karar vermiştir.Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre; davacı ... yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.Bu nedenle, davacı ... yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, davalı idarenin tapu kayıt maliki davacı ... Gömlekçi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ..., İmrahor- 3 Mahallesi, 26455 ada 1 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından usulüne uygun kamulaştırma yapılmadığı halde fiilen el atıldığından taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesine özetle; davalı idarece parsel üzerinde bölgenin ihtiyacı doğrultusunda 10.000 m3 hacimli su deposu yapılmasının planlandığını, Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Müdürlüğü ile yapılan görüşmelerde söz konusu taşınmazın imar parseli olduğu; ancak aynı zamanda orman sınırları içerisinde kaldığını, bu sebeple taşınmazın Orman Genel Müdürlüğünden gerekli izinlerin alınmasının gerektiğini, taşınmazın orman alanı olması sebebiyle Orman Genel Müdürlüğü ile yapılan görüşmelerde taşınmazın Orman Genel Müdürlüğüne devredilmesi gerektiği aksi takdirde dava açılacağının belirtildiğini, Orman Genel Müdürlüğü talebi doğrultusunda gerekli izin başvuruları yapılmış olup ekli saha teslim tutanağına göre 10.000 m3 hacimli su deposu inşaatının tamamlandığını, taşınmazın orman sınırları içerisinde kalması sebebiyle kamulaştırma yapılmadığını, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan mevcut imar planında dava konusu taşınmazın orman sınırları içerisinde kalacak şekilde imar parseli oluşturulması sebebiyle mükerrerlik oluştuğunu, davanın dayanaktan yoksun haksız ve mesnetsiz olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştirIV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B.İstinaf SebepleriDavalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına talep etmiştir.C. Gerekçe ve Sonuç1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1988 ve 1994 onay tarihli imar planında “okul yeri” olarak ayrıldığı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının 2017 yılında 1168 sayılı kararı ile taşınmazdaki kendisine ait 12.003 m²lik alanın 8630 m²lik bölümünün ASKİ talebi doğrultusunda teknik altyapı alanı olarak düzenlenmesine dair 1/5000 ölçekli ... planının onaylandığı, 1/1000 onaylı uygulama imar planının yapılmadığı, taşınmazda malikler arasında yapılmış bir rızai taksim bulunmadığı, imar planında teknik altyapı alanı olarak ayrılan bölümün belirlenmediği, dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma işlemi yapılmadan fiilen el atılarak su deposu yapılıp, yol açılmak ve hafriyat toprağı yığmak suretiyle el atıldığı anlaşıldığından arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline dair kararda bir isabetsizlik görülmediği ne var ki bedeline hükmedilen taşınmazın davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.2.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararı ile davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 02.01.2023 tarihli dilekçede davacılardan ... ile ... yönünden davadan feragat ettiklerinin açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak bildirildiğinden adı geçen davacılar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, diğer davacılar yönünden ise yapılan inceleme de arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline dair kararda bir isabetsizlik görülmediği, ne var ki bedeline hükmedilen taşınmazın davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken Hazine adına tesciline karar verilmesi doğru görülmediği gibi, 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen ek madde 4’ün son fıkrasında “Bu kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” düzenlemesi ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen 4 üncü maddenin 3 üncü fıkrasının harca ilişkin özel bir düzenleme olduğu ve harca yönelik düzenleme usul hükümlerine ilişkin olduğundan derhal uygulanması gerektiği gibi kamu düzenine ilişkin olduğundan resen dikkate alınması gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacılardan ... ile Jale İnal hakkında davanın feragat nedeniyle reddine, davacılardan Yiğit Gömlekçi ile ... yönünden davanın kabulü ile taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsili ile davacılardan Yiğit Gömlekçi ile ... paylarının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığını, bu sebeple Orman Genel Müdürlüğü talebi doğrultusunda gerekli izin başvuruları yapılıp izin alınarak su deposu inşaatı tamamlandığını, Büyükşehir Belediyesine ait hissede plan tadilatı yapılarak idarelerine tahsis yapıldığını, ormanlık alan konusunda gerekli inceleme yapılmadığını, alınan raporun yapılan incelemenin eksik olduğunu, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1.6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlâk muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlâk muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.4.2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi.3. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal incelemesi yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapora göre tespit edilen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Temyizen incelenen mahkeme karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.4. Buna karşın; eldeki davada taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atılmıştır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; "Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 ncı ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçlarının nispi olarak uygulanması gerektiğinden 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmadığı halde yazılı şekilde maktu harca hükmedilmesi bozmayı gerektirir.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAcıklanan sebeplerle;A.Davalı İdarenin Davacı ... Yönünden Temyizi Yönünden;Davalı iadrenin vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,B.Davalı İdarenin Davacılardan Yiğit Gömlekçi Yönünden Temyizi Yönünden;1.Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,2. Kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonucu, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak "Alınması gereken17.487,36 TL karar ve ilam harcının davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydına" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davalı idareden aşağıda yazılı kalan temyiz harcının iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.