Anahtar kelimeler: Medenî Tazmini Dairece Kesinlik Şartı Eksiklikleri Uyularak Kaydının Bozmaya Sayisi

MAHKEMESİ
:Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2023/4 Esas, ████████ KararDAVA TARİHİ
: 17.04.2014KARAR
: KabulTaraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Yalova ili, Termal ilçesi, Akköy köyü 2749 ada 1310 parsel sayılı taşınmazın orman olduğu gerekçesiyle tapusunun iptal edildiğini belirterek uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 18.02.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 220.040,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Birinci Bozma Kararı1. Mahkemenin 18.02.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; davacı tarafın süresinde verilmeyen temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiş, davalı ... vekilinin temyiz itirazına yönünden ise mahkemece kısa kararda “Davanın kabulüne, 220.014,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden tahsiline, davacıya ödenmesine,” karar verildiği, ancak gerekçeli kararın delillerin tartışılması ve verilen kararın hangi nedenlerle kabul edildiğinin değerlendirilmesine ilişkin bölümünde “Davanın niteliği ve talebe göre dava tarihinden itibaren belirlenen bedele yasal faiz hükmedilmiştir” denildiği halde gerekçeli kararın hüküm bölümünde ise “Davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda 27.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen parsele ilişkin olarak toplam bedel 220.014,00.-TL üzerinden yine bilirkişi raporunda belirtilen hisseleri oranında davacılara ödenmek üzere kabulüne” yönünde karar verildiğinden faiz yönünden kısa karar ile gerekçeli karar yine hüküm sonucu ile gerekçe arasında farklılık yaratıldığından kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin 25.10.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 220.040,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.C. İkinci Bozma Kararı1.Mahkemenin 25.10.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde kabulü doğru ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilerek yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin 03.03.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile bozma ilamı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulü ile 220.040,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.E. Üçüncü Bozma Kararı1.Mahkemenin 03.03.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilerek yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması, kabule göre de; 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan tazminat davaları, dava açıldığı tarihte tazminat miktarının davacı tarafça tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun'un) 107/2 nci maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olup davacılar vekilince fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak ve davanın belirsiz alacak davası olduğu dava dilekçesinde açıkça belirtilerek dava açıldığından 10.01.2015 tarihli dilekçesi ile alacak miktarını belirlendiği, 05.01.2022 tarihli dilekçesi ile de davasını ıslah ettiği anlaşıldığından, harcı tamamlanan 05.01.2022 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulü ile 241.200,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştirV. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arazi niteliğinde olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığı, makul tazminatı aşar şekilde fahiş bedele hükmedildiğini, ikinci kez yapılan ıslaha göre karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğu gibi ıslah edilen kısma ilişkin olarak dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olup kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurulmuştur.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 29.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ile 439 uncu maddeleri.2. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin birinci fıkrası.3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, ████████ Karar sayılı ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.4. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.5. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.3. Değerlendirme1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı ... vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.