Anahtar kelimeler: Şefkat Keçiören Taşıdığı Dairece İli İlçesi Kesinlik Şartı Eksiklikleri Uyularak

MAHKEMESİ
:Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVA TARİHİ
: 05.10.2015KARAR
: KabulTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.Mahkeme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, Keçiören ilçesi, Şefkat Mahallesi 4878 ada 1/A (eski 1) parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde fiilen yol yapılmak suretiyle el atıldığından taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yerinde olmadığını, davadan önce idareye başvurma şartının gerçekleşmediğini belirterek açılan davanın dava şartı yokluğu, görev ve husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 15.04.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA.Birinci Bozma1. Mahkemenin 15.04.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazı kapsar 1983 yılı öncesine ait hava fotoğrafları da getirtilerek fotogrametri uzmanı olan bir fen bilirkişi marifetiyle taşınmaz başında keşif yapılıp, el atılan kısmın kesin ve geçici kabulü 30.01.1967 tarihi olan kısımda mı yoksa kesinleşen Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasına konu olan ve 1983 yılı sonrasında yol genişlemesi olarak el atılan bölümünde mi kaldığı kesin olarak tespit edilip sonucuna göre 6487 sayılı Kanun'un 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen geçici 6 ncı maddesinin uygulama yeri olup olmayacağı da denetlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin 16.06.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.C.İkinci Bozma Kararı1. Mahkemenin 16.06.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca dava konusu taşınmazın imar planında 15 ve 30 metre genişliğinde olan fiilen yol genişlemesi nedeniyle el atılan kısmının karşılığının davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ne var ki dosya içeriğinden yargılama devam ederken davacı Gülüzar Ünlü'nün dava konusu taşınmazdaki payını 16.09.2021 tarihinde dava dışı ...'ye sattığı anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre mahkemece davacı sıfatıyla yeni malik davaya ihbar edilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gibi dava konusu taşınmaz 4878 ada 1/A parsel olarak tapuda kayıtlı olduğundan, bu parsel yönünden davacılar tapusunun iptali ile davalı idare adına tescile karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne taşınmazın el atılan kısmının bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bedeline hükmedilen davacılar payının tapusunun iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; haklarındaki davanın pasif husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı inceleme ile yüksek bedel belirlediğini, Mahkemenin hüküm fıkrasında 1/A yazacağı yerde 1-A yazılmak suretiyle hatalı hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.03.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik öncesi 427 ile 439 uncu maddeleri.2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.4. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi.3. Değerlendirme1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2 .Dava konusu taşınmazda davacılar payının iptali ile yol olarak terkinine ilişkin olarak kurulan hüküm fıkrasında parsel numarasının 1/A yazılması gereken sehven 1-A olarak yazılması davacı idare tarafından temyize konu edilmiş ise de bu hususun mahkemesince her zaman düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğu dikkate alınarak esasa etkili görülmeyerek sadece eleştrilmekle yetinilmiştir.3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı idare vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.