Anahtar kelimeler: Satımlar Hasebiyle Cüzi Geriye Satışı Çeşitli Malzeme Yapmış Anadolu Şirkete

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliTaraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketinin bilişim güvenlik malzeme satışı yaptığını, müvekkil şirketin davalı şirkete yapmış olduğu çeşitli tarihli ticari satımlar hasebiyle toplam 70.365,55-TL alacağı olduğunu, borçlu şirketin cüzi bir miktar ödeme alan müvekkilinin alacaklı geriye kalan 65.953,87-TL'lik kısım için halen alacaklı konumda olduğunu, bu satımlara ilişkin müvekkil şirket tarafından düzenlenen faturaların mevcut olduğunu, müvekkil şirketin alacağı dolayısıyla ilamsız takip yoluna başvurulduğunu, borçlu şirket yapılan takipte belirtilen borcun mesnetsiz olduğunu iddia ederek icraya itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davaya konu olay ile ilgili arabuluculuk bürosuna müracaatta bulunduklarını ancak sonuç alamadıklarını, haksız itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini, takibin devamını, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra dairesinin yetkisiz olduğunu, müvekkil şirketin adresinin İstanbul Anadolu Adliyesi İcra Dairelerinin yetki alanına girdiğini, yetkili mahkemeninde İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeniyle davada yetkisizlik kararı verilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddi ile kötü niyetli davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı taraf davalı ile arasındaki ticari ilişki kapsamında bakiye fatura alacağın talep edildiği; bu itibarla ispat yükünün davacı tarafta olduğu; dosya kapsamında alınan her iki bilirkişi raporunda da davacı tarafın kendi defterlerinde davalının yaptığı ödemelerin iki kalemde toplam 639.895,14-TL olarak (30.06.2020 tarihinde 332.239,21 TL tutarındaki çek ile 30.09.2020 tarihinde 307.655,93 TL tutarında tahsil açıklaması ile toplamda 639.895,14 TL tutarında) kaydettiğinin sabit olduğu; her ne kadar davacı taraf davalıdan bakiye 65.953,87-TL alacak talebinde bulunmakta ise de kendi defterlerine göre davacının davalıdan bakiye alacağının 2.386,28.-TL olduğu; aksinin davacı tarafça ispat edilememesi nedeni ile davacının davalıdan 2.386,28.-TL talep edebileceği; davacının fazlaya ilişkin talebinin yerinde olmadığı" gerekçesiyle davanın 2.386,28 TL üzerinden kısmen kabulüne, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, hükmedilen asıl alacak miktarı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; her ne kadar yerel mahkemece HMK'nın 222/4. maddesinde düzenlenen ispat yükünden söz edilmişse de mahkemenin değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğu; müvekkili şirketin ticari defterleri ve eklerinin yekun olarak noter onaylı ve usulüne uygun olduğu; bu kapsamda mahkemenin müvekkilinin birbirini doğrular hesaplamaları ve açılış-kapanış onaylarını nazara alarak hüküm tesis etmesinin gerektiği; gerek yetkisizlik kararı öncesi Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporu gerek yetkisizlik kararı sonrası İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporu ile müvekkilinin haklılığının sabit olduğu gerekçesi ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili istinafa karşı cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından süresinde istinaf başvurusunun yapılmadığı; davacı tarafın istinaf dilekçesindeki beyanlarının gerçeğe aykırı olduğu; ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu; davacının kendi alacaklarını deftere işlememesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu; hâl böyleyken davacının alacaklı olmasının mümkün olmadığı; davacının kendi defterlerine göre de 2.368,28 TL alacaklı gözükmekte olduğunun tespit edildiği; davacı kayıtlarında 639.895,82 TL'lik ödemenin yer aldığı; davacı defterlerine göre tüm fatura bedellerinin ödendiğinin açık olduğu beyan edilerek istinaf başvurusunun usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına, tarafımızca yapılan yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesi arz ve talep edilmiştir.İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarihli ek kararında özetle; HMK'nın 345. maddesine göre istinaf yoluna başvuru süresinin iki hafta olduğu; bu sürenin gerekçeli kararın taraflara tebliğiyle işlemeye başladığı; mahkemenin gerekçeli kararının davacı vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği; istinaf başvurusu için iki haftalık sürenin █████/2024 tarihinde dolduğu; ancak sürenin son günü adli tatile rastladığından HMK'nın 104. maddesi gereğince istinafa başvuru süresinin adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayıldığı; bu durumda davacı vekilinin istinaf başvurusu süresinin araya hafta sonu tatili de girdiğinden █████/2024 tarihinde dolduğu; ancak davacı vekili tarafından bu süre geçtikten sonra █████/2024 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 346/1. Maddesi gereğinde reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, mahkemenin ek kararına karşı █████/2024 tarihinde sunmuş olduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece verilen ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğu; istinaf başvuru dilekçesinin sehven yetkisizlik kararı veren ve davanın ilk açıldığı Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasına gönderildiği; ancak istinaf dilekçesinin kalem tarafından esas mahkemesine gönderilmediği; istinaf dilekçesinin UYAP sistemine kaydedildiği tarih itibariyle süresi içerisinde gönderildiğinin açık olduğu; açıklanan nedenlerle mahkemece verilen █████/2024 tarihli ek kararın kaldırılarak istinaf incelemesi yapılması ve açılan davanın kabulüne karar verilmesi arz ve talep edilmiştir. Davalı vekili, ek kararın istinafına karşı █████/2024 tarihinde sunmuş olduğu istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından istinafa başvurunun süresi içerisinde yapılmadığı; davacı vekili tarafından yetkisizlik kararı veren Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasına süresi içerisinde yapılan bir istinaf başvurusunun bulunmadığı; davacı tarafça █████/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde hata sonucu istinaf dilekçesinin Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiğine ilişkin herhangi bir beyanının olmadığı; yerel mahkeme tarafından davacının istinaf başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun reddine karar vermesinin usul ve yasaya uygun olup davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi arz ve talep edilmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından ilk olarak Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinde ████████ Esas sayılı dosya ile itirazın iptali davası açılmış olup Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından █████/2022 tarih ve ████████ Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilmesi üzerine dava dosyasının İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek mahkemenin ████████ esasına kaydının yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Öncelikle, asıl karara yönelik istinaf başvurusunun süresinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen █████/2024 tarih ve ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı, davacı ... Anonim Şirketi vekili tarafından █████/2024 tarihinde verilen dilekçe ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. HMK'nın 345. maddesine göre istinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre gerekçeli kararın tarafa tebliğiyle işlemeye başlar. İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin gerekçeli kararı davacı vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda istinaf başvurusu için iki haftalık süre █████/2024 tarihinde dolmuştur. Ancak sürenin son günü adli tatile rastladığından HMK'nın 104. maddesi gereğince ayrıca bir karara gerek olmaksızın istinafa başvuru süresi adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. Bu durumda davacı vekilinin istinaf başvurusu süresi, araya hafta sonu tatili de girdiğinden, █████/2024 tarihinde dolmuştur. Davacı vekili tarafından, dava dosyasına █████/2024 tarihinde sunulmuştur. İlk derece mahkemesi tarafından dilekçe tarihi itibariyle istinaf başvuru süresinin dolduğu gerekçesi ile HMK'nın 346/1. maddesi gereğince istinaf başvurusunun reddine dair ek karar verilmiştir. Oysa, davacı vekili, istinaf dilekçesini Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla süresinde gönderdiğini belirtmiş, mahkemece anılan mahkemeye müzekkere yazılmış olup verilen müzekkere cevabında; davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesini █████/2024 tarihinde saat 20:13'de mahkemeye sunulduğu ancak anılan mahkemece, taraflarının aynı olmasına rağmen başlık ve dava konusunun farklı olması nedeni ile bahse konu dilekçeye işlem yapılmayarak dilekçenin kaydedildiği belirtilmiştir. Müzekkere ekinde gönderilen istinaf başvuru dilekçesinin incelenmesinde, davacı vekili tarafından istinaf dilekçesinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesine ithafen ve eldeki dava esas numarası gösterilmek suretiyle düzenlenmiş olduğu, dilekçe içeriğinin de eldeki dosya kapsamına ilişkin olduğu; davacının istinaf etme iradesinin açık olduğu, ... tarafından dilekçenin derhal İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerekirken bunun ihmal edildiği anlaşılmaktadır. Muhabere yoluyla gönderilmek üzere ...'ne verilen istinaf dilekçesinin tarihinin 09.09.2024 olduğu, bunun geçerli bir istinaf başvurusu olduğu, dolayısıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun süresinde olduğu anlaşılmış ve ilk derece mahkemesinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine dair ek kararı kaldırılarak, asıl karara yönelik istinaf başvurusu incelenmiştir. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan Erzurum ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 65.953,87 TL asıl alacak üzerinden █████/2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, icra takibine dayanak olarak ticari ilişkiden kaynaklanan alacak gösterildiği; ödeme emrinin █████/2020 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından █████/2020 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile icra müdürlüğünün yetkisine, borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Bu bilgilere göre somut olay incelendiğinde; davacı tarafından bakiye fatura alacağından kaynaklı olarak itirazın iptali davası açılmıştır. Bu kapsamda ispat yükü davacı taraf üzerindedir. Dosya kapsamında tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek iki farklı bilirkişiden alınan █████/2021 ve █████/2023 tarihli raporlarda, davacı şirketin ticari defterlerine göre 2020 yılı sonu itibariyle davacının davalıdan 2.386,28 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalara karşılık olarak ticari defter ve kayıtlarına █████/2020 tarihinde 332.239,21 TL ve █████/2020 tarihinde 307.655,93 TL olmak üzere toplam 639.895,14 TL'lik ödeme kaydettiği açıktır. Söz konusu ödemeler ile davalı cari hesap borcu █████/2020 tarihi itibariyle sıfırlanmış olup bu tarihten sonra toplam değeri 2.386,28 TL olan dört adet fatura davalı borcuna işlenmiştir. Tacir olan davacının ticari defter ve kayıtlarında yer alan ödemelerin davacıyı bağlayacağı; söz konusu ödemelerin mahsubu neticesinde davacının davalıdan bakiye 2.386,28 TL alacaklı olduğu yönündeki ilk derece mahkemesi kararı isabetlidir. Kaldı ki davacı ticari defter ve kayıtlarında yer alan ödemelerin davalının ticari defter ve kayıtlarında yer alan fatura toplamından fazla olduğu da dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesi tarafından dosyada yer alan bilirkişi raporlarına aykırı olarak karar verildiği iddia edilmiş ise de bilirkişi raporu takdiri delil niteliğinde olup bu raporlar, hâkim tarafından serbestçe değerlendirecek deliller arasındadır. HMK'nın 282. maddesinde de bu durum “Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.” hükmü ile vurgulanmıştır. Mahkeme karanıda varılan sonucun gerekçeleri ortaya konulmuş olup, davacı vekilinin tüm istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.18.02.2025