Anahtar kelimeler: Kalınmıştır Tampon Onarılmak Plakası Hasarlanmıştır İlçesinde Parçaları Bahsi Çarpması Ekspertiz

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
"Müvekkile ait ----- plakalı araç 05.01.2023 tarihinde saat 06:00 sıralarında --- ili ----
ilçesinde park halinde bulunduğu sırada aracının ön kısımlarına plakası tespit edilemeyen başka bir aracın
çarpması sonucunda hasarlanmıştır. Davalı sigorta şirketi ----plakalı aracın ----- nolu kasko poliçesiyle sigortacısıdır.
Bu nedenle müvekkile ait araçta meydana gelen zararlardan sorumludur.
Müvekkile ait araçta bahsi geçen hasar nedeniyle aracın ön tampon parçaları değiştirilmek ve
onarılmak zorunda kalınmıştır. Müvekkil tarafından bu hasarın tespiti amacıyla ekspertiz incelemesi yaptırılmış olup hazırlanan ve ekte sunulan raporda aracın hasar miktarının toplamda KDV dahil 9.972,84-TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkemenizce tespit edilecek müvekkilin bu zararından davalı kasko
sigortacısı olarak sorumludur. Müvekkile ait araçta meydana gelen zararın tespiti amacıyla sigorta eksperinden faydalanılmış ve
sigorta ekspertiz şirketince ekspertiz raporu tanzim edilmiştir. Sigorta ekspertiz şirketine bu hizmetinin
karşılığı olarak, dilekçemiz ekinde yer alan fatura ile KDV dahil 725,00-TL ödeme yapılmıştır.
Müvekkilin aracında meydana gelen hasar bedeli zararımıza binaen belirsiz alacak olarak 1.000,00-
TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline,
Müvekkilin aracında meydana gelen zararın tespiti için için tarafımızca karşılanan 725,00-TL
ekspertiz ücretinin yargılama öncesi zorunlu olarak tespit amaçlı yapıldığından yargılama gideri olarak
karara derç edilmesini ve diğer yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı yana yüklenmesine karar
verilmesini" beyanla davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Kaza karışan ----- plakalı araca ilişkin olarak, müvekkil şirket nezdinde -----no’lu genişletilmiş kasko poliçesi bulunmaktadır. Müvekkil şirketin başvuru konusu olaya ilişkin
sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlıdır.
Hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, dosya kapsamındaki tazminat hesabının kara
araçları kasko sigortası genel şartları ve poliçe hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Hasar tazmininin ne şekilde yapılacağı poliçede açıkça belirtilir. Onarım yapılacak olması halinde
poliçede, onarımın şirketçe belirlenecek servislerde veya sigortalı tarafından belirlenecek servislerden
hangisinde yapılacağı hususu açıkça yer alır. Ayrıca hasarın tazmininde orijinal parça veya eşdeğer gibi
parça seçeneklerinden hangisinin kullanılacağı belirtilir. Bu yönde bir belirleme olmazsa sigortalının
tercih ettiği tazmin yöntemi, servis ve parça esas alınır.” hükmünü amirdir.
Nitekim işbu düzenlemeye uygun olarak, müvekkil şirket tarafından tanzim edilen Genişletilmiş
Kasko Poliçesi’nin 2. sayfasında “Onarımın Gerçekleştirileceği Servis” başlıklı maddesi,
Sigortalı aracın onarımı, -----’nın web sitesinde -----yayınlanan
anlaşmalı servislerde gerçekleştirilir. Sigortalının, anlaşmasız hizmet alması, sigorta şirketinin onayı ile
mümkündür.
----- anlaşmalı olmadığı tamirhane ve servislerde yapılacak onarımlarda, tedarik
edilebildiği durumda parça tedarikinin sigorta şirketi tarafından yapılacağı ve parçanın servis tarafından
tedarik edilmesinin sigorta şirketinin belirlediği parça ıskonto oranı ile olacak şekilde sigortacının onayına
bağlı olduğu hususlarında mutabık kalınmıştır.” hükmünü amirdir.
Poliçe’nin 3. sayfasında yer alan “Yedek Parça Klozu” başlık maddesi uyarınca,
“Bu poliçe kapsamında oluşabilecek hasarlarda, kullanılacak yedek parça tanımı için, 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde yayınlamış olan 01.01.2006 tarih ve ----- sayılı
otomotiv sektöründeki dikey anlaşmalara ilişkin blok muafiyeti tebliği esas alınacaktır.
Hasar gören sigortalı aracın onarımı mümkün olmayan ve değişimine karar verilen hasarlı parçaları
için sigortacı tarafından orijinal parça tedarik edilir. Parçanın tedarikinin, aracın onarımının yapıldığı
servis veya sigortalı tarafından yapılması sigortacının onayına bağlıdır. Bununla birlikte hasarlanan parça orijinal değilse aynı özellikleri taşıyan parça ile değiştirme yoluna
gidilir veya aynı özellikleri taşıyan parçanın bedeli ödenir.”
Poliçede yer alan yukarıdaki hükümler ışığında, hasar gören ve onarımı mümkün olmayan
parçaların müvekkil şirket tarafından tedarik edileceği ve bu kapsamda, bu parçalara ilişkin tazminat
hesabının müvekkil şirket tarafından tedarik edilecek fiyatlar esas alınmak suretiyle yapılması gerektiği
tartışmasızdır.
Ekte sunduğumuz Yedek Parça Tedarik Sözleşmesi’nden de görüleceği üzere müvekkil şirketin
----- marka araçlara ilişkin yedek parça iskonto oranı % 42’dir. (Ek.3. Yedek Parça Tedarik
Sözleşmesi)
Tüm bu açıklamalarımızın Sayın Komisyonunuz nezdinde değerlendirilmesini ve bu kapsamda,
dosya kapsamındaki tazminat hesabının Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları ve bu doğrultuda
düzenlenen poliçe hükümleri dikkate alınmak suretiyle yapılmasına karar verilmesini talep ederiz.
Hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte müvekkil şirketin hasar tutarının kdv’sine ilişkin
herhangi bir sorumluluğu yoktur.
Sigortacı olan müvekkil şirketten ancak K.T.K 98. ve 99. maddeleri uyarınca, gerekli tüm belgelerle
birlikte yapılan müracaattan 8 işgünü sonrasından itibaren, böyle bir müracaat bulunmadığı takdirde ise,
ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebilecektir. " beyanıyla davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE
:
Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile aracı belli olmayan firari sürücü meydana gelen kazada asli ve % 100 kusurlu olduğu,
---- plakalı araç sürücüsü ----’un davaya konu kazada kusursuz olduğu,
araç gerçek hasar bedelinin 12.808,20 TL olduğu,
davacı tarafından talep edilen hasar bedelinin 9.972,84 TL olduğu, davacının fazlaya ilişkin talebi
olmadığı, ekspertiz hizmet bedelinin yargılama giderlerinden olduğu,
kasko sigortalı aracın hasarının, park halinde iken meydana gelmesi nedeniyle ehliyet varlığının
hasar ödeme aşamasında şart olmadığı, aracın sürücüsüz iken plakası tespit edilemeyen bir araç
tarafından çarpıldığı, dava konusu hasarın Kasko Genel Şartları A.5. Teminat Dışında Kalan
Zararlardan olduğuna dair dava dosyasında ispata dair belge/tutanak olmadığı, hasarın vade
dışında olması nedeniyle teminat kapsamı dışında olduğuna dair davalı sigorta şirketinin beyanı
haricinde aksine dair fotoğraf/kamera kaydı/tutanak vb ispata yönelik belgelerin davalı sigorta
şirketi tarafından da dava dosyasına sunulmadığı dikkate alındığında hasarın kasko poliçesi
teminat kapsamında olduğu
sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce davacı tarafın tanık deliline dayandığı, tanığını da bildirdiği görülmekle davacı tanığının dinlenilmesine karar verilmiş davacı tanığı ----- (T.C.:-----) "Ben davacı firmada operasyon müdürü olarak çalışıyorum, aracı kiraladığımız şahıs aracı getirerek araç park halindeyken birinin çarptığını ve kendisinin görmediğini söyledi, beyanını aldık, tutanak tuttuk ancak küçük kazalarda kaza tespit tutanağı genelde olmuyor bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir.
Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir -----
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay ----HD'nin ----sayılı kararı).Usul ve yasaya uygun bilirkişi aracı belli olmayan firari sürücü meydana gelen kazada asli ve % 100 kusurlu olduğu,
---- plakalı araç sürücüsü -----’un davaya konu kazada kusursuz olduğu,
araç gerçek hasar bedelinin 12.808,20 TL olduğu, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile tespit edilmekle tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde bilirkişinin hasar bedeli hesaplamasının usulüne uygun olduğu, sigortanın sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında hasar bedeli tazminatından sorumlu olacağı nazara alınarak davanın kabulü yolunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerekir. (Yargıtay -----.HD -----
Davacı yanın talep etmiş olduğu ekspertiz ücreti ise yargılama giderlerinden olup bu anlamda maddi tazminat içerisinde değerlendirilemeyecektir. (---- BAM ----.HD----- BAM ----.HD ----- Bu cihette, davacı tarafça talep edilen ekspertiz ücreti alacağı, yukarıda belirtilen emsal kararlarda işaret edildiği üzere yargılama giderleri içersinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, açıklanan sebeple davacının ekspertiz ücreti tahsil talebinin, reddine karar verilmiştir; Lakin ekspertiz ücreti, yargılama giderlerinde değerlendirilmesinden sebeple tarafların leh veya aleyhinde herhangi bir vekalet ücreti hesabına konu edilmemiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ İLE,
1-12.808,20 TL.nin 22.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
2-Ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesine
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 874,93 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,80 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 605,13 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,80 TL başvurma harcı, 269,80 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 262,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.262,75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 12.808,20 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!