Anahtar kelimeler: Bloktaki Esenyurt Satarak İnşa Vaadi Geçirmeyi Parselde İmzaladığını Yatırım Gayrimenkul

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: █████████ E - ████████ KDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2025Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin yatırım yapmak amacıyla davalı şirket ile yazılı olarak düzenlenmiş █████/2015 tarihi, Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesini imzaladığını, bu sözleşmede davalı, müvekkiline, İstanbul İli, Esenyurt İlçesi, ... Ada ... Parselde yer alan ... inşa edilen ... Bloktaki ... nolu daireleri satarak müvekkilinin mülkiyetine geçirmeyi taahhüt ettiğini, karşılığında ise davacı müvekkilinin davalı şirkete 200.000 USD yi ödediğini, davacı ile davalı şirket arasında █████/2015 tarihli ek protokol imzalandığını, üçüncü kişi olan ... Gayrimenkul üzerinde 20 yıl boyunca otel işletmeciliği yapması karşılığında müvekkile kira garantisi verildiğini, sözleşmeye göre, davalı şirketin █████/2016 tarihinde daireleri teslim etmeyi yüklenmiş olup işbu davanın ikame edildiği tarihe kadar devir işlemini tamamlamadığı gibi arsa üzerinde hali hazırda bir bina dahi mevcut olmadığını, davalıya Bakırköy ... Noterliğinin █████/2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, ihtarnamede edimlerini ifa etmesi için 30 gün içinde devir işleminin yapılmasını aksi takdirde sözleşmenin hükümsüzlüğü sebebiyle müvekkilin davalıya ödemiş olduğu bedeller ve sair zararların davalıdan tahsil edileceğinin ihtar edildiğini, davalının ihtarnameye cevap vermediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunu, davalıya ödenen 200.000 USD nin sebepsiz zenginleşme sebebiyle iadesinin gerekli olduğunu, ödenen miktarın tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğundan bahisle, davalının itirazlarının iptali, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: taraflar arasında imzalanan sözleşmeye konu taşınmazlar H Blokta bulunmakta ise de, taşınmazda bulunan blokların kat irtifakı kurulurken isimlerinin değiştiğini ve ... Blok'un ... Blok olduğunu, taraflar arasında 08.08.2015 tarihinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi isimli sözleşmeler ile 18.08.2015 ve 11.02.2016 tarihli ek protokoller imzalandığını, bu sözleşmelere göre, davacı tarafın sözleşmelerde yazılı bedelleri ödeyecek, karşılığında da İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, ... ada ... parselde bulunan ... projesindeki ... Blok ... ve ... numaralı bağımsız bölümleri alacak şeklinde olduğunu, ancak davacı tarafın sözleşmelerde yazılı satış bedellerini ödeme planına uygun olarak ödemediği gibi, satış bedeline ek olarak ödemesi gereken bedelleri de ödemediğini, müvekkilinin ifa yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiasının doğru olmadığını, taraflar arasında imzalan sözleşme geçerli bir sözleşme olup, davacı tarafından da feshedilmediğinden dava tarihi itibariyle varlığı ve miktarı belirli olan bir alacak bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; Davanın kabulü ile davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin asıl alacak üzerinden devamına, Hükmedilen alacağın %20'si olan 211.600,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davalı Müflis... Sanayi A.Ş. Adına İflas İdaresi vekili istinaf etmiştir. İflas İdaresi vekilince verilen istinaf dilekçesinde ; "Davalı şirket iflas etmiştir. Bu sebeple görülen dava İİK 235. Maddesine istinaden kayıt kabul davasına dönüşecektir. Akabinde iflas idaresine müzekkere yazılarak, ikinci alacaklılar toplantısı tutanağının, sıra cetvelinin ve sair bilgilerin incelenmesi gerekeceğinden verilen karar usul yönünden bozulmalıdır. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Sayın Mahkeme, kararında "Davanın kabulü ile davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin asıl alacak üzerinden devamına," karar verilmiştir. Davaya konu tutar ödeme emrinde fiili ödeme tarihi kuru üzerinden talep edilmiştir. Ancak iflas eden bir şirkette yapılacak olan ödeme ancak iflas tarihi TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak olup mahkeme kararında da bu kur üzerinden TL değerine karar verilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla anapara borcu ve anaparaya bağlı tüm feriler hatalı hesaplanmıştır. Kayıt kabul davalarında yargılama giderleri (HMK m. 323) maktu ücret üzerinden hesaplanır. Mahkeme'nin kararında nispi yargılama giderine hükmetmiş olması hukuka aykırıdır. Mahkeme kararı iflas tarihinde kesinleşmemiş olduğundan bu kararın bozularak maktu ücretler üzerinden değerlendirilmesi gerekmektedir. Davada dayanılan belgelerin müflis şirket yetkililerince imzalanıp imzalanmadığının teyidi gerçekleştirilmeden müflis şirket adına sözleşme yapıldığı veya ödeme alındığına ilişkin belgelerin imzalandığı sonucuna varılamaz. Bu ödemelerin bankalarca teyit edilmesi de gerekmektedir. Dosyada ödemelerin yapılıp yapılmadığına, sunulan belgelerdeki imzaların şirketin imza yetkilisi tarafından atılıp atılmadığına dair bilirkişi raporu alınmamış ve banka kanalıyla yapılan ödemeler ilgili banka tarafından teyit edilmemiştir. Bu haliyle Mahkeme tarafından eksik inceleme ile karar verilmiştir. " şeklindeki istinaf sebepleri ile , kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; taraflar arasında 08.08.2015 tarihinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile 18.08.2015 ve 11.02.2016 tarihli ek protokoller imzalanmıştır.█████/2015 tarihli protokolün incelenmesinde, davaya konu işin teslim tarihinin █████/2016 olarak belirlendiği, alıcıya kira garantisi verildiği görülmüştür. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, 1120 Karar sayılı dosyasında, davalı ... Anonim Şirketi’nin 24.11.2021 günü saat 09:42’den itibaren iflasına karar verildiği ve kararın 03.01.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 191 inci maddesi gereğince, borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür. Müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflâs ile kısıtlandığından, aynı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca da masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu kabul edilmiştir. Belirtilen hükümler gereğince; iflasın açılmasıyla taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil, iflas idaresine ait olup adi tasfiyede İİK'nın 226 ve 229 uncu maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK'nın m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi iflas dairesine aittir. Müflisin, iflâsın açılması ile hak ehliyetini kaybetmediği gibi, dava ehliyetini kaybettiği de söylenemese de, masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil, iflâs idaresine ait olacaktır. İflâs idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflâs organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle, İİK'nın 194 üncü maddesi gereğince müflisin davacı ve davalı bulunduğu hukuk davalarının, iflâsın açılması ile belli bir süre için durması öngörülmüştür. İİK'nın 194 üncü maddesine göre; "Acele haller müstesna olmak üzere iflasın açılması ile kural olarak müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur, ancak alacaklıların ikinci toplantısından on gün sonra devam olunabilir." İflâsın açılması ile duracak olan davalar, iflâstan önce açılmış olup da hâlen derdest bulunan ve iflâs masasına giren mal, alacak ve haklara ilişkin hukuk davalarıdır. Bunlar, müflisin açmış olduğu davalar ile müflise karşı açılmış olan davalardır. Davaların durduğu bu süre içinde, iflâs idaresi, duran davalar hakkında araştırma yapar ve bu davaların geleceği hakkında karar verir. Burada, müflisin davacı veya davalı olmasına göre usul işlemleri farklılık arz eder. Müflisin davacı olduğu davalarda; iflâs idaresi bir davanın başarı şansı olduğu kanısına varırsa, masanın bu davayı takip etmesine karar verir; bu karar ikinci alacaklılar toplantısının uygun bulması ile kesinleşir ve ikinci alacaklılar toplantısından sonraki on günlük süre geçince, bundan böyle davaya, davacı olarak iflâs idaresi tarafından devam edilir. İflâs idaresi ve ikinci alacaklılar toplantısı, davanın başarı şansı olmadığı kanısına varırlarsa, masanın davayı takip etmemesine karar verirler. Bu hâlde o davayı takip yetkisi, isteyen alacaklıya devredilir (İİK md. 245). Hiçbir alacaklı davayı takip etmek istemezse, o zaman, müflisin dava takip yetkisi yeniden doğar ve müflis iflâsın kapanmasını beklemeden, davayı kendi adına devam ettirebilir. Müflisin davalı olduğu davalarda ise; iflâs idaresi, alacakları tahkik ederken (İİK md. 230 vd) müflise karşı dava açan alacaklının alacağının mevcut olup olmadığı hakkında bir karar vermez; sadece, bu alacağı çekişmeli alacak olarak sıra cetveline geçirir. Bu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkında ikinci alacaklılar toplantısında karar verilir. İkinci alacaklılar toplantısında davaya devam edilmesine karar verilirse iflâs idaresi, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra davayı takip eder veya tayin edeceği bir avukat vasıtasıyla davayı takip ettirir. Bir hukuk davasının kayıt-kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. Davalı tarafı dava sırasında iflas eden aleyhine iflastan önce açılan ve İİK'nın 194 üncü maddesi hükmünde sayılan istisnalardan olmayan bir davaya bakan mahkemenin, asıl dava konusu alacağın, ikinci alacaklılar toplantısında iflas masasına kaydedilip, alacağın masa tarafından kesin olarak kabul edilip edilmediğini araştırması ve şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına karar vermesi; masaya kayıt edilmesi istenip de alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar vermesi gerekir. Tüm dosya içeriği ve toplanan delilerden, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, 1120 Karar sayılı dosyasında, davalı ... Sanayi Anonim Şirketi’nin 24.11.2021 günü saat 09:42’den itibaren iflasına karar verildiği ve kararın 03.01.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Somut olaya gelince; davanın █████/2018 tarihinde açıldığı, istinaf incelemesinden önce davalı şirketin iflasına karar verildiği, müflis şirketin iflasına karar verilmekle tüzel kişiliğinin sona erdiği ve davayı takip yetkisinin iflas idaresine geçtiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesince; davalı müflis şirket yönünden, iflas idaresine gerekli tebligatların yapılıp taraf teşkili sağlandıktan sonra yukarıda açıklanan usullere göre yargılamaya devam edilmesi ve oluşacak sonuca bir karar verilmesi gerektiğinden, iflas idaresinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı müflis şirket adına İflas İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-4 ve 6. maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2025