Anahtar kelimeler: Olarakilk Fatih Kapama Açtığı Gecikme Menfi Kalmak Anadolu Açma Borcu

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ███████ E - ████████ K
DAVANIN KONUSU
: Alacak
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... no.lu sözleşmeden kaynaklanan 29.007,51 TL su bedeli, 9,44 TL açma kapama bedeli, 6.533,25 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 35.550,20 TL borcu olduğu, davalı tarafın aynı sözleşme nedeniyle borçlu olmadığının iddiasıyla Fatih 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ███████ Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığı ve davanın derdest olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8704101-8 no.lu sözleşmeden kaynaklanan toplam 35.550,20 TL alacağın dava tarihi itibari ile asıl alacağa yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı konu ile ilgili olarak müvekkili tarafından 12.04.2007 tarihinde menfi tespit davası açıldığını ve bu davanın Fatih 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, davacı tarafından, müvekkiline gönderilen 27.06.2006 tarihli ihtarname ile 18.07.2007 tarihinde yapılan kontrollerde, davalı tarafın kaçak su kullandığı ve kaçak su bedeli olarak 22.041,00 TL talep edildiğini, ihtarnamenin tebliğinden sonra davacı tarafa itirazda bulunulduğunu, itirazın sonuç vermemesi üzerine tespit davasının açıldığını, ortada kaçak kullanım olmadığını, taraflar arasında 26.11.2005 tarihinde ... no.lu abonelik sözleşmesi imzalandığını beyan ederek, Fatih 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dosyası ile görülen menfi tespit davası ile birleştirilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "davacı kurum tarafından davalı şirketin inşaat şantiyesinde █████/2006 ile █████/2006 tarihleri arasında 90 gün süre ile kaçak su kullanıldığının tespitinin yapıldığı, ayrıca davalının 7 adet ödenmemiş fatura borcunun bulunduğu, yaptırılan bilirkişi incelemeleri ile davanın inşaat kapasitesi ve kullanım hacmine göre yapılan hesaplamada davanın kaçak su kullanım bedelinin 8.959,67-TL olarak hesaplandığı, davalının diğer ödenmemiş su faturalarının toplamı olan 8.499,00-TL nin ilavesi ile davacının dava tarihi itibariyle 17.458,67-TL anapara ve dava tarihine kadar işlemiş olan 3.603,70-TL gecikme faizi alacağı olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 21.071,81 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda █████/2020 tarih ve ████████ E- █████████ K sayılı kararımızla " Dosya kapsamından; davalı tarafından açılan ve kaçak tüketime ilişkin olan menfi tespit davasının Fatih 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ E sayılı dosyası ile başlatıldığı, daha sonra adliyelerin birleşmesi sonucunda dosyanın İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesine devredildiği ve ████████ E- ████████ K sayılı karar ile "davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve hükmün █████/2017 tarihinde kesinleştiği, öncesinde verilen iki kararın Yargıtay 3. HD tarafından bilirkişi raporlarında hesaplama yapılırken kaçak su kullanılan yerin şantiye alanı olduğu, kaçak su kullanım şekli, kaçak su kullanılan alanlar, şantiyede çalışan işçi sayısı da dikkate alınarak ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaçak kullanımın ne şekilde yapıldığının belirlenmediği gibi raporda kaçak tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre inceleme yapılmadığı, raporun taraf ve yargısal denetime elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle; dava konusunda uzman bir inşaat, bir jeoloji mühendisi ile ve tarifeler alanında uzman hesap bilirkişisinden oluşmak üzere üç kişiden oluşacak bilirkişi heyeti seçilerek, belge ve kayıtlar ile kurumun elemanlarınca düzenlenen tutanaklar üzerinden Tarifeler Yönetmeliği esas alınarak, rapor alınmasının sağlanması ve böylece hesaplama hususunda İstinaf ve taraf denetimine elverişli rapor alınarak, hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra 1 jeoloji, 2 inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden █████/2021 tarihli kök, █████/2021 tarihi ek rapor alınmışsa da; bilirkişi heyetinde tarifeler konusunda uzman bilirkişi heyeti bulunmaması, bu nedenle bilirkişi heyeti Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda oluşturulmaması, kök ve ek rapor arasında çelişki olması nedeniyle hükme esas alınmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda inşaat, bir jeoloji mühendisi ile ve tarifeler alanında uzman bilirkişi heyetinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan █████/2020 tarihli bilirkişi raporunda, davalının dava tarihi (10.07.2007 tarihi) itibarıyla ...’ye olan borcunun; kaçak su bedeli 9.841,26-TL, şebeke suyu bedeli 6.966,00-TL, su bedeli gecikme cezası 1.167,70-TL, açma-kapama bedeli 9,44-TL olmak üzere toplam 17.984,40-TL olduğu, davacının bu miktarın gecikme cezası dışında kalan 16.816,70-TL'lik kısmı için dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasının gerektiği belirtilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda oluşturulan bilirkişi heyeti tarafından ... Tarifeler Yönetmeliği doğrultusunda hazırlanan █████/2020 tarihli bilirkişi raporu; fennî sıhhati haiz, dosya kapsamı ile uyumlu, denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulü ile, 17.984,40-TL'nin; 16.816,70-TL'sine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle 1-Davanın kısmen kabulü ile, 17.984,40-TL alacağın; 16.816,70-TL'sine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı, davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; Davalının, 8704101-8 nolu sözleşme ile müvekkili idare nezdinde abone olduğu hususunda ihtilaf olmadığını, yapılan denetimde davalının, sözleşme adresindeki inşaatta sayacı devre dışı bırakarak ölçüm olamayacak şekilde su kullanımı yaptığı, 18 Temmuz 2006 tarih ve ... nolu tutanak ile tespit edildiğini, kaçaksu bağlantısı iptal edildikten sonra da su kullanımının devam ettiği ve bu kullanım miktarının da 13,38 m3 olduğu da tespit edildiğini, bilirkişi raporunda inşaatta kullanılan hazır beton miktarı dikkate alınmış olup, davalı firma tarafından müvekkili idareye bu yönde belge sunulmadığını, itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını ve taleplerinden daha az miktar için hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak su kullanımı ve normal tüketime dayalı tahakkuk ettirilen faturalara dayalı alacak talebine ilişkindir. Kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi heyeti raporlarında; "Dosyada bulunan ve bilirkişiler ... (S.M.M.), ... (Makine Mühendisi) ve Sayın ... Heyet Raporunda açıklandığı gibi, “Kişinin kendi gereksi (150 litre/gün) dışında başka amaçlarla yapılan tüm harcamalar da dahil ortalama tüketim (250 litre/gün) düzeyindedir. Bu iki değer temel olarak dikkate alınabilir. Bu iki değerin toplanması ile kişi başına günlük su tüketimi 250 litre/gün * 150 litre/gün 400 litre/gün (0,4 m3) olarak hesaplanmıştır. Davalı ... Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin şantiyesinde kaçak su uygulamasının yapıldığı 2006 yılı Nisan-Mayıs —Haziran-Temmuz aylarında Toplam 176 kişinin 3700 gün çalıştığı belirlendiğinden insan ihtiyacı olarak: 3700 gün x 0,4 m3/gün “1480 m3 olarak hesaplanmıştır.” Şeklindeki görüş heyetimizce de uygun görüldüğünden davalının Şantiyesinde kullandığı kaçak su miktarı: Toplam: 444 m3 (insaat ihtiyacı) * 1.480 m3 (insan ihtiyacı) = 1.924 m3 tür. Kaçak Su Bedeli: 1.924 m3 x 5,115 TL/m3 = 9.841,26 TL olup, kaçak su bedeli yargılama sonunda belli olacağından gecikme cezası hesaplaması yapılmadığı, Abone yukarıda hesaplanan kaçak su kullanımının tespitinden sonra normal aboneli üzerinden su kullanmış ve bu kullanımlar sayaç ile ölçülerek faturalanmış olup, Bu durumda abonenin bedeli ödenmeyen 6 adet fatura için ...'ye; toplam : 6.966,00 TL borcunun bulunduğu, 6 adet faturanın gecikme cezasının Toplam :1.167,70 TL olduğu, ... Tarifeler Yönetmeliği'nin 35. maddesi uyarınca abonenin 9,44 TL de sayaç açma bedeli borcunun bulunduğu değerlendirilmiştir." şeklinde görüş bildirilmiştir. Buna göre mahkemece kaldırma kararında belirtildiği şekilde inceleme yapılarak davalının kaçak ve normal kullanım bedelinin tespit edilmiş olmasına göre mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmedenkesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!