Anahtar kelimeler: Hamamının Pervane Hamam Mazbut Paşa Vakfına Kiracısı Meydan Tokat Vakıflar

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Tokat 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacıların, mülkiyeti Kabilizade ... ve ... Paşa Vakfına (Mazbut vakıf olması dolayısıyla yönetiminin Vakıflar Genel Müdürlüğüne) ait olan Tokat ili, Merkez ilçesi, Meydan Mahallesi 269 ada 6 parselde kayıtlı vakıf taşınmazı olan Pervane Hamamının kiracısı olduklarını, davacılar ile Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında söz konusu hamam ile ilgili kira sözleşmesinin 28.04.1998 tarihinden beri her yıl yenilenerek devam ettiğini, hamama ait suyun vakıf suyu olduğunu, taşınmazın hamam olması sebebiyle kadim su hakkı bulunduğunu, bu nedenle davalı ... Başkanlığının su sayacı takılması ve re'sen abonelik işlemi tesis edilmesi ile su bedelinin tahsil edilmesi yoluyla vakıf suyuna haksız ve hukuka aykırı olarak el attığını, müvekkili tarafından Tokat İdare Mahkemesine başvuru yapıldığını, İdare Mahkemesi tarafından bu talebin reddedildiğini belirterek; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile davalı tarafından hamam suyuna su sayacı takmak ve su bedeli tahsil edilmek suretiyle yapılan haksız müdahalenin men'ine, su sayacının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların bu davanın tarafı olmadığını, davanın vakıf tüzel kişiliği tarafından ya da Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından talep ve takip edilebilecek davalar olduğunu, davacıların kira sözleşmesi neticesinde hamamı kullandığını, dava şartı olarak mülkiyet hakkı sahibi tarafından müdahalenin men'ini talep edilebileceğini, ayrıca zamanaşımı ve görev itirazında bulunduklarını, davanın 10 yıllık yasal dava açma süresinde açılmadığını, görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olan ve davacıların kiracısı olduğu Pervane Hamamında kullanılan suyun, vakıflara ait iken belediyeye devredilen su niteliğinde olmadığını, şebeke suyu olduğu, belediyece sunulan hizmetten ve altyapı tesislerinden yararlanan davacının, su aboneliği tesis ettirerek yararlandığı hizmetin bedelini ödemesi gerektiğini belirterek; davacının açmış olduğu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dava konusu hamamın 750-800 yıllık tarihi bir hamam olduğu, bilirkişi raporundan, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından, hamam içerisindeki keşif mahallinde de görülen ve pöhrek denilen eski su yollarından anlaşılacağı üzere dava konusu hamamın eskiden Tokat Belediyesi dahi kurulmazdan evvel Marul suyu denilen kaynak suyunu kullandığı ve bu nedenle kadim su hakkı bulunduğu, hamam içerisinde oldukça eski bir havuz da bulunduğu, davalı belediyenin kaynak sularını toplayıp tek bir şebekede birleştirmesi ile hamamın kadim suyunun kesildiği, dava konusu hamamda günümüzde şebeke suyunun ve yine davalı belediyeye ait atık su kanallarının kullanıldığı, bu kapsamda dava konusu hamamın kadim su hakkı, Sular Kanunu hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde hamamın kullandığı suyun faturalandırılmasının usul ve yasaya uygun olmadığı, ancak ne var ki hamamın davalı belediyeye ait atık su şebekesini kullanmakla belediye hizmetinden faydalandığı, bu kapsamda aldığı hizmete karşılık atık su bedelinini faturalandırılmasının ise usul ve yasaya uygun olduğu..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; Pervane Hamamından atık su bedeli alınmasının hukuka aykırı olduğunu,831 sayılı Sular Kanunu, Sular Kanunu’nun Uygulanması Hakkında 7044 sayılı Nizamname, 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun ve yerleşik Yargıtay ilamları ile emsal mahkeme kararları uyarınca dava konusu Pervane Hamamının evveliyatı itibarıyla suyunun ve giderinin vakıf yolu ile inşa edilerek halkın hizmetine sunulduğunu, vakıfların kadim su hakkının korunduğunu ve vakıf sulardan su bedeli ve atık su bedeli alınamayacağını belirterek atık suya ilişkin taleplerinin yerel Mahkemece reddine karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun reddine dair verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar lehine bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; husumet itirazını yinelediğini, ücretsiz faydalanmanın şebeke suyundan yararlanılmasını kapsamadığını, dolayısıyla bu vakıf hayrat ve akarları tarafından kullanılan suyun şebeke suyu olması halinde belediyenin altyapı tesislerinden ve imkanlarından yararlanılması nedeniyle belediyeler tarafından su aboneliği tesis edilerek su ve atık su bedeli alınabileceğini, dava konusu hamamın şebeke suyu kullandığının tespit edildiğini, davalı idarenin yasal prosedürü uyguladığını, hukuka aykırı bir durum olmadığını belirterek kararın davalı lehine bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve eski ... getirme istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.