Anahtar kelimeler: Mühlete Otellerin Turistik Ödeyemez Konkordato Organik Konkordatodan Bağ Hazırlık İik

T.C.
ANTALYA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
:Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın sahibi ve yetkilisi olduğu dava dışı ... arasında ekonomik ve organik bağ bulunduğunu, davacının ...'nin sahibi ve yetkilisi olduğunu, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile konkordato davası yürütüldüğünü, yargılama sonucunda 1 yıllık kesin mühlete geçildiğini, şirketin ... firması olduğunu, turizm, otellerin ve turistik tesislerin ... ve ... ve ... hazırlık faaliyetleri ile ... ... yapan firma olduğunu, şirketin borçlarını ödeyemez halde olduğunu, ancak bu durumun süre verilmesi halinde düzeltilebileceğini, iflasa yol açılmadan konkordato projesi ile tüm ödemelerin yapılabileceğini, şirket ile davacı ... ... ekonomik ve organik bağı olduğundan bu durumda ...'in de etkilendiğini, davacı ...'ın ise ...'ın eşi olduğunu, ... ve ...'ın yapılandırmak istedikleri bazı borçlarda borçlu ve kefil sıfatının bulunduğunu, bazı banka borçlarında eş kefaletinin bulunduğunu, davacı ...'ın ...'ın borçlu olduğu (ipotekli) dosyasında ipotek konulan ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel ... blok ... nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, sonuç olarak borçların vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya ödeme ödeyememe tehlikesi altında olan davacının İİK 285 vd. maddeleri gereğince borçlarını ödeyebilmesi ve muhtemel bir iflastan kurtulmasına yönelik olarak alacaklılarıyla borçların ertelenmesine yönelik, şirket ve şahıs için bağımsız olarak hazırlanan ön projelerinde belirlenen esaslar dahilinde vade konkordatosu yapılmasını, İİK 285 ila 308/h maddeleri uyarınca konkordato hükümlerinin uygulanmasını talep ve dava etmiştir.Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas - .../... Karar sayılı kararının incelenmesinde; davacılarının ..., ... olduğu, eldeki dosyanın Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasının ... tarihli celsesi ara kararında; "Davacı ...'nin kesin mühlet talebinin kabulü ile İİK 289.maddesi uyarınca davacı şirkete ... günü saat ...'den itibaren 1 yıllık kesin süre verilmesine, davacılar ... ve ... yönünden açılan davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydının yapılmasına" dair karar verildiği, karar sonucu Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sırasına kaydının yapıldığı, ... tarihli gerekçeli karar ile " davacıların dilekçe ekinde sundukları ön proje ve eklerinin İİK 286.maddesinin aradığı niteliklere haiz olmadığı, davacıların tamamen ortağı/eski ortağı olduğu şirkete atıfta bulunarak şirketin mali durumu hakkında açıklamada bulunulduğu, davacıların kendi şahsi mal varlıklarına ilişkin sunmuş olduğu belgelerin ve taleplerinin doğrudan doğruya davacı şirketle bağlantılı olduğu, konkordato ön projesinin davacı gerçek kişiler yönünden ayrı bir proje niteliğinde olmayıp şirketin elde edilebileceği gelirlere özgülendiği, bir başka deyişle davacılar yönünden ayrı ve bağımsız bir konkordato ön projesinin bulunmadığı, bunun sonucu olarak davacılar tarafından açılan davanın reddine karar vermek gerektiğinden bahisle davacılar ... ve ... yönünden konkordato talebinin reddine karar verildiği, verilen kararın ... tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı şirket ortağı ve şirket müdürü, konkordato isteminin nedenini, ortağı ve yöneticisi olduğu şirketin bankalardan kullandığı kredilere verdiği kefalet ve ipotek borçlarına dayandırmıştır. Kefalet müessesesinin amacı da zaten asıl borcu teminat altına almaktır. Kefil, kefalet borcu dolayısıyla mal varlığında bir eksilme olmasını bilerek kefalet sözleşmesi akdetmektedir.TBK'nun 585. maddesinde düzenlenen adi kefalette dahi asıl borçlu hakkında konkordato mühleti verilmesi halinde alacaklının doğrudan kefile başvurabileceği düzenlenmiş olup, eldeki davada davacı müteselsil kefil olup, TBK'nun 586. maddesi gereği kanunen adi kefilden daha fazla yükümlülük ve sorumluluk altına girmektedir. Somut olayda asıl olarak kefalet borçlarından dolayı konkordato talep eden davacının, TBK'nun 590/2-son maddesi uyarınca aynı güvence karşılığında konkordato kararına kadar kendisine yöneltilen takiplerin durdurulmasına karar verilmesini isteme hakkı da bulunmakta iken eldeki davayı açmasında hukuki yararının da bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; davacının iflasa tabi olmayan gerçek kişi konumunda olduğu, her ne kadar ortağı ve yöneticisi olduğu şirketin mali durumlarının bozulduğu ve şirketin konkordato davası açmak zorunda kaldıklarını ve kendisinin de şahsi mal varlığı ile adı geçen şirketlere müteselsil kefil olarak bankalara karşı, borç ve yükümlülük altına girdiği, müteselsil kefil olarak asıl borçlu sıfatıyla sağlamış olduğu teminatların aleyhine yürütülmesi riski doğduğundan bahisle eldeki davayı açmışsa da davacının dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ön proje ve eklerinin incelenmesi sonucunda kanunun aradığı anlamda özellikle İİK'nın 286. maddesinde aranan bilgi ve belgelerin mahkememize eksiksiz olarak sunulmadığı, davacının tamamen ortağı ve yöneticisi olduğu şirkete atıfta bulunarak onların mali durumları hakkında açıklamada bulunulduğu, davacının kendi şahsi mal varlığına ilişkin sunmuş olduğu belgelerin İİK'nın 286. maddesinin aradığı niteliklere haiz olmadığı dolayısıyla davacının konkordato talebinin mahkememizce ciddi görülmediği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacıların konkordato taleplerinin reddine,2-Alınması ...-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazine adına gelir KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,Dair; tarafların HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulünce anlatıldı. █████/2025Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır