Anahtar kelimeler: Nde Kod İlanı Esaskarar Ettirmek Bulunacak İbareli Sinaî Fikri Yazildiği

T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİT.C.ANKARA3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████HAKİM
: ...KATİP
:...DAVACI
:...VEKİLİ
: Av. ...DAVALILAR
: 1-...2-...Av. ...DAVA
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2023GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2023TALEP
:Davacı vekili █████/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında ÖZETLE; müvekkili şirketin ... sayılı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ... (...) başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan davalı şirket kurum başvurusunun, ...'nde ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, bu itirazın ve kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak ... (...) tarafından reddedildiğini; davacının “... .../...” ibarelerini ilk olarak 1979 yılında marka olarak tescil ettirdiğini ve bu markalar üzerinde büyük yatırımlar yaparak tescilli marka sayısını arttırdığını, seri marka oluşturduğunu, davacının “...” markasına uzun yıllardır piyasada olması sebebiyle belli bir ayırt edicilik ve tanınmışlık kazandırmış olduğunu, bu tanınmışlığın davalı ... tarafından da kabul edilerek davacının “... ... ...” markasının ... sayı tahtında tanınmışlık statüsüne alınmış olduğunu, davalının dava konusu markası “...” ibaresini ihtiva ettiğinden davacının tescilli ve tanınmış “...”lu markalarıyla iltibas yaratma ihtimalinin kuvvetli olduğunu, ayrıca taraf markalarının birebir aynı emtialarda kullanılacağını, "..." ibaresinin davacı ile özdeşleştiğini ve davacının söz konusu ibare üzerinde inhisari hakkının doğduğunu, davalı ...’in markaların bütüncül algılanması gerektiği kuralını yanlış yorumladığını, dava konusu edilen ... kararında, “...” markalarının tanınmışlığının ve markalar arasındaki iltibas değerlendirmesinde vasat tüketicinin bakış açısının ve ürünlerin alımı esnasında ayrılan zamanın kısalığının dikkate alınmadığını ileri sürerek; ... ...'nun ... sayılı kararın iptali ile dava konusu ... başvuru numaralı "..." ibareli markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Davalı şirkete usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma gününü bildiren mazbata tebliğ edildiği halde, davaya cevap vermemiş ve yargılamaya katılmamıştır.MUHAKEME
: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLARDava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/4, 6/5 ve 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, █████/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi markalardan ... sayılı davacı markaları açısından, SMK 6/4 maddesine göre ... Sözleşmesi'nin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamında tanınmış marka olup olmadığı iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının ve SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.İptali istenen ... kararının davacıya █████/2023 tarihinde tebliğ olduğu, █████/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu, 6769 sayılı SMK 156 ncı maddesine göre görevli ve yetkili mahkemeye dava açıldığı anlaşılmıştır ve işin esasına geçilmiştir.... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "... ... " ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, 6/4 ve 6/5 kapsamında tanınmışlık gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ıncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.Yapılan inceleme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle, ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı değerlendirildiğinden, başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında ilişkilendirme/ karıştırılma ihtimali bulunmadığı anlaşılmıştır.6769 s. SMK'nın 6/4 maddesi "... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir." hükmünü amirdir.6769 s. SMK md. 6/5 "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir." hükmü amirdir.... md. 6/4 ve 6/5. gerekçeli itirazı, karıştırılma ihtimaline ilişkin yukarıda yapılan değerlendirme ve sunulan bilgi ve belgeler ışığında incelenmiş ve yerinde bulunmamıştır.Belirtilen gerekçeler ile itirazın reddedilmesine karar verilmiştir.KARAR
: İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.” şeklinde ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (█████/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir....(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir....(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir."Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.SMK 6/4 maddesi anlamında ... Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi;Tanınmış markanın karışıklığa meydan verebilecek şekilde aynısının, taklidinin veya tercümesinin aynı veya benzer ürünler için başkası tarafından tescilini re’sen veya ilgilinin isteği üzerine ret veya hükümsüz kılma ve kullanımını yasaklama konusunda üye ülkeleri yükümlü kılmıştır.SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için;Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.SMK 6/9 maddesi anlamında kötü niyetten bahsedebilmek için;Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında şu şekildedir:Davalı başvuru Markası"..."(...)30. sınıfDavacı Markaları"... ... "(...)05, 29, 30, 32. SınıfBilirkişi heyetinden alınan █████/2023 havale tarihli raporda özetle;"1) Karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan ve genel görünümleri itibariyle birbirleriyle benzer olmadığı,2) Davacının muhtelif markaları hasebiyle, davalının markasının kapsamına alınmak istenilen ve tüm emtialar açısından, emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği,3) (1) nolu bentte yer alan sebeplerden dolayı, (2) nolu bentteki tespite rağmen, karşılaştırılan markalar arasında, karıştırılma/iltibas ihtimalinin bulunmadığı,4) Davacının “tanınmışlık” iddiasının davalının markasının tesciline/hükmüne bir engelinin/ etkisinin olamayacağı,5) Dava konusu edilen 26.01.2023 tarihli ve ... sayılı ... Kararının yukarıdaki değerlendirmeler ile uyumlu olduğu,6) Davacının hükümsüzlük isteminin, yukarıdaki değerlendirmeler ile uyumlu olmadığı," ifade edilmiştir.Davacı vekilinin, yeni bir heyetten rapor veya aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.Yukarıda da ifade edildiği gibi, dava konusu "..." ibareli marka başvurusunun 30 uncu sınıflardaki alt gruplar yönünden tescilinin talebi ile davalı kurum tarafından yapılan ilana, davacı tarafından 05, 29, 30, 32 inci sınıfın tüm alt gruplarında tescilli "... ... " markaları mesnet gösterilerek itiraz edilmiştir.Yukarıda açıklanan nedenle, davacı iddiaları bakımından Mahkememizce, dava konusu markanın karıştırılma ihtimaline dayalı olarak ileri sürülen iddialar kapsamında değerlendirme yapılabileceği kanaatine varılmış olup, bu minvalde yapılan değerlendirmeler şu şekildedir:TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME1)6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMEA) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden DeğerlendirmeDava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusu, 30 uncu sınıftaki:"30. Sınıf
: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markasının ise ... sayılı "..." ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamında 05, 29, 30, 32. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.Davalının markasının kapsamına alınmak istenilen 30. sınıftaki emtiaların tamamı, davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı muhtelif markaların kapsamında birebir yer almaktadır veya kapsamına giren emtiaların açıklaması/türevi niteliğini haizdir.Bu nedenle, davacının muhtelif markaları yönünden, taraf markaları arasında davalının markasının kapsamına alınmak istenilen tüm emtialar yönünden emtia ayniyeti/ benzerliği/ türdeşliği şartının gerçekleştiği anlaşılmıştır.B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirmeİşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. İşaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.Görsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; Somut olayda davacının "... " markaları, düz yazım karakterinde ve siyah renkli büyük harflerle yazılmış birer kelime markası olduğu ve renk/... unsurlarından yoksun olduğu, bu markalarda geçen kelimelerin, birer bütün olarak söz konusu markaların esas unsuru olduğu anlaşılmıştır. Davacının diğer markaları ise, “ambalaj şekli” içeriğindeki birden fazla renk, ... ve kelime unsurunu haizdir. Bu markalarda “... ...” şeklinde geçen kelime unsurunun, markalardaki ... ve renk unsurları ve markaların genel görünümleri dikkate alındığında, işaretlerde tek başına baskın/ön planda/ilk anda göze çarpan unsur olarak algılanmamaktadır; dolayısıyla davacının ambalaj şeklini haiz bu markalarında “... ...” ibaresinin tek başına esas unsur olduğunu söylemek mümkün değildir.Dava konusu edilen davalı markasının ise renk, kelime ve ... unsurlarının bir arada kullanıldığı karma bir marka olduğu görülmüştür. İşarette kırmızı renkli dikdörtgen bir zemin üzerine silindir şeklindeki mısır çerezler, ketçap sosu görseli, bir çocuk figürü, “...” kelimeleri konuşlandırılmıştır. İşaretin bu haliyle, işarette büyük yer kaplayan özellikli/ karakteristik figür/... unsurlarından ve büyük puntolu renkli harflerle yazılmış, özellikli “...” kelime öbeğinden ziyade, “kabarık mısır çerezleri” anlamını haiz “...” tasviri/tanımlayıcı tamlama içerisinden, İngilizce’de “kabarık, şişkin” anlamına gelen “...” kelimesinin seçilerek tek başına ön plana çıkarak esas unsur olarak algılandığını söylemek mümkün görülmemektedir. Zira söz konusu ibare ambalaj üzerinde oldukça küçük yazılmış olup, markasal bütünlükte ilk bakışta "..." ibaresinin dikkat çektiği söylenememektedir.Her ne kadar, basit ... unsuru yanında baskın kelime unsurları ihtiva eden markalarda “söz görünümden daha yüksek sesle konuşur” ise de dava konusu edilen markada kullanılmış olan ... unsurlarının ve kompozisyonun “basit” olduğunun ve işarette geri planda kaldığının ve markanın genel görünümü itibariyle “...” kelimesinin tek başına ön plana çıktığının kabulü mümkün görülmemiştir. Diğer bir ifadeyle; işarette kullanılmış olan genel kompozisyon, orijinalliği haiz, özellikli bir ... olduğundan, “basit/alelade” bir ... olarak nitelendirilemediğinden, işaretlere kattığı ayırt edicilik, zaten de bir sıfat olması nedeniyle markasal hüviyette ayırt ediciliğinin düşük olduğu söylenebilecek “...” kelimesinden yüksektir.Sonuç olarak; dava konusu edilen markada kullanılmış olan karma kompozisyonun ve çok sayıdaki kelime unsurunun katkısıyla, karşılaştırılan işaretlerin bir bütün olarak bıraktığı genel izlenimlerin, tümüne hakim olan görünüşlerin ve ayırıcılıklarını vurgulayan imajların birbirlerinden yeterli derecede farklılaştığı ve davalının markasında “...” ibaresinin “...” ... “...” şeklinde, ürünün cinsini ve vasfını bildiren birleşik/bütünleşik bir tamlama içinde kullanılmış olmasının da bu farklılaşmayı arttırdığı değerlendirilmiştir.Dosya kapsamında emsal nitelikteki ... sayılı ilamında; davacının "... ., "..." ibareli tanınmış markaları ile davalının “...+...” ibaresinin benzer olduğu iddiasıyla açılan ... iptali ve hükümsüzlük talepli davada kısmen kabul kararı veren ilk derece mahkemesinin kararını "... ilk derece mahkemesince, her ne kadar dava konusu başvuru kapsamında yer alan bir kısım mallarla davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mallar arasında benzerlik mevcut ise de marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, somut olayda 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi koşullarının oluşmadığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından aynı Kanun'un 6/5. maddesi hükümlerinin de somut olaya uygulanamayacağı, başvurunun kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; hükümsüzlük davası yönünden her ne kadar davadan feragat edilmiş ise de bu dava yönünden kurulan hükme yönelik bir istinaf olmadığından ve marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve ... kararının iptali istemli davanın her iki davalı yönünden reddine karar verilmiştir." şeklindeki gerekçe ile kaldıran ve davanın reddi yönünde karar veren ... sayılı kararını onamıştır.İşitsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; görsel açıdan ortaya çıkan bu farklılıklar, duyusal/işitsel/fonetik açıdan bakıldığında da aynı sonucu vermiş olup, dava konusu edilen markada “...”ibaresi dışında başkaca kelime unsurlarının da kullanılmış olması nedeniyle, markaların okunuşlarının, kulakta bıraktıkları “tını”ların fonetik açıdan birbirlerinden yeterli derecede farklılaştıkları kanaati oluşmuştur.Kavramsal benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; dava konusu edilen markada tek başına ve markasal hüviyette kullanılmamış olan “...” ibaresinin mevcudiyetinden hareketle taraf markalarının tüketici zihninde uyandırdığı ilk algının da birbirlerine yakınlaştığı söylenememektedir. Bütün bunlara göre; taraf markalarının görsel, fonetik, kavramsal açılardan ve genel görünümleri itibariyle benzer olmadığı görülmektedir.Netice itibariyle taraf markalarda geçen “...”, “...”, “...” ibarelerinin mevcudiyetinin, taraf markalarının bütünü itibariyle bıraktığı izlenimler, tümüne hakim olan görünüşler ve ayırıcılığını vurgulayan imajları ve davalının markasında “...” ibaresinin “...” ... “...” şeklinde, ürünün cinsini ve vasfını bildiren birleşik/bütünleşik bir tamlama içinde kullanılmış olması gerçekleri gözetildiğinde, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal/ kavramsal açılardan yakınlaşması için yeterli bir ortaklık olarak görülmemiştir.Sonuçta; her ne kadar davacının muhtelif markaları açısından, karşılaştırılan markalar aynı/ benzer/ türdeş emtialarda kullanılacak ise ve bu emtiaların hitap ettiği tüketici/ alıcı kitlesinin dikkat/özen/algı/seçicilik seviyesi, bu emtiaları satın alırken ortalamanın üzerinde değil ise de markaların benzememesi durumunun, halkın söz konusu emtiaların aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesini ve karıştırma ihtimalini ortadan kaldırdığı, halkı yanılması ihtimalinin bulunmadığı, tüketicilerin iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayacakları, ... somut olayda markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/ iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır2.6769 SAYILI SMK 6/4 VE 6/5 UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRMELERSMK m. 6/4 “... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.” hükmündedir. Bu madde gereği ... Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesi anlamında tanınmışlığa sahip markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından tescil edilmeyecektir.SMK m.6/5'de ise tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından ise davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı kanaatine varılmıştır.Bütün bu nedenlerle; SMK m. 6/4 ve m. 6/5 hükümlerinde aranan durumların somut olayda gerçekleştiğinin/gerçekleşme ihtimali olduğunun ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.3.KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRMESomut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı kanaatine Mahkememizce varılmıştır.4.HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMETaraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/1, 6/4, 6/5, 6/9 bendi koşullarının mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup, netice itibariyle dosya kapsamında iptali talep edilen ... kararının yerinde olduğuna kanaat getirilmiş ve yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 89,95 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,Dair verilen karar, davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2023Katip ...¸Hakim...¸¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu gereğinceDYS üzerinden E-İmza ile imzalanmış olup,Ayrıca fiziki olarak imzalanmayacaktır.