Anahtar kelimeler: Esaskarar Ettirmek Bulunacak İbareli Sinaî Fikri Tanınmış Yazildiği İhtimali Karıştırma

T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLLERİ
: Av.. ..
Av. ...
DAVALILAR
: 1- ...
: Av. ...
Av. ...
: 2-...
Av. ...
DAVA
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2023
TALEP
:
Davacı vekili █████/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle; müvekkili şirketin ... sayılı "... ...", "... ...", "...", "... ...", "...", "... ...", "...", "... ..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan başvurunun ... ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... tarafından reddine karar verildiğini, davacı şirketin ... markasını uzun zamandan beri ve aralıksız olarak tescil edildiği alüminyum folyolar, sentetik malzemeden gıda ambalajı, çöp torbaları, buzdolabı torbaları üzerinde kullanmakta olduğunu, marketlerin, süpermarketlerin ve market zincirlerinin birçoğunda "..." markalı ürünlerin satılmakta olduğunu, bu itibarla markanın belirli bir bilinirliğe/tanınırlığa erişmiş ve tüketicilerin güvenini kazanmış bir marka olduğunu, ayrıca "..." ibareli diğer markaların 6, 9, 10, 16, 17, 21, 25, 35 ve 40'ıncı sınıfların tamamı için tescilli olduğunu; davacının markasıyla aynı sınıflarda (16, 17 ve 35.) faaliyet göstermek üzere başvuru yapan davalının markasının tescilinin haksız olduğunu ileri sürerek, ...'in ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket dilekçe ve beyanında özetle: Davalı şirketin markasının “...” şeklinde siyah ve büyük puntolarla bitişik bir şekilde ve bütün olarak yazılmakta olduğunu, ilgili tüketici nezdinde “...” markasının tek ve bütüncül bir izlenim bırakmakta olduğunu, davalının markasının “...” veya “...” değil bu iki ibarenin birleşimiyle oluşturulmuş, “...” şeklinde son derece özgün ve ayırt edici özelliğe sahip bir marka olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME
: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
:
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/9' a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, █████/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraza mesnet gösterdiği markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, 6/9 maddesine göre başvurunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... karar tarihinin █████/2023 olduğu, █████/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı ve "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı ve "... ...", "... ...", "...", "... ...", "...", "... ...", "...", "... ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve sair gerekçelerle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
Bu çerçevede yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu nedenle, markalar arasında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı kanaatine varıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir. Kurul belirtilen tespiti paylaşmaktadır ve incelenen başvuruyu oluşturan işaretle itiraz gerekçesi markaların benzer olduğu iddiasını, tek başına, başvurunun kötü niyetle yapıldığı ispatlayan bir husus olarak kabul etmemektedir.
İtiraz sahibinin, markaların benzer olduğu iddiasının ötesinde, kötü niyet hususunu ispatlar nitelikte herhangi bir kanıt sunmaması dikkate alındığında ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde kanaat oluşmadığından kötü niyet gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır… Sayılan nedenlerle, işbu itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR
: İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (█████/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
...
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında SMK 6/9'da düzenlenen KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası
"..."
(...)
16, 17, 35. sınıflar.
Davacı Markaları
"... ...", "... ...", "...", "... ...", "..., "... ...", "...", "... ..." ibareli markalar
(...)
06, 09, 10, 16, 17, 21, 25, 35, 40. sınıflar.
Bilirkişi heyetinden alınan █████/2023 havale tarihli raporda özetle;
"1. Taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığı;
2. Kötüniyet hukuki değerlendirme gerektirmekle Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu;" ifade edilmiştir.
Dosya, bilirkişi kök raporundaki görsel, işitsel, anlamsal benzerlik değerlendirmesinin ayrı ayrı yeniden yapılması amacıyla bilirkişi heyetine ek rapor hazırlanması için tevdi edilmiş, █████/2023 tarihli ek raporda özetle;
"Sayın Mahkemenin görevlendirmesi ve davacı itirazları kapsamında taraf markaları görsel, anlamsal ve işitsel yönden değerlendirilmiş olup kök raporda vardığımız kanaati değiştirir bir durum oluşmamıştır." ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, bilirkişilerin isticvabı ve yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusu, 16, 17 ve 35 inci sınıflardaki:
"16. Sınıf
: Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar.
17. Sınıf
: Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yarı mamul sentetik malzemeler. Yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yalıtım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler, derz dolguları, contalar, o-ringler (motor, silindir contaları ve musluklar için contalar hariç). Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar dahil), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç). Taşıtlar için sentetik malzemelerden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı).
35. Sınıf
: (Bkz. Bilirkişi raporu syf. 5 vd. - 35. sınıf bir hayli fazla olduğundan, gerekçeli kararın gereksiz uzamaması için buraya alınmamış, rapora atıfla yetinilmiştir.) alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza dayanak davacı markalarının ise ... sayılı ve "... ...", "... ...", "...", "... ...", "..., "... ...", "...", "... ..." esas unsurlu ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamındaki 06, 09, 10, 16, 17, 21, 25, 35, 40. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Davalının dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan 16, 17, 35.sınıf mal ve hizmetlerin, davacının önceki tarihli tescilli ... sayılı markalarının kapsamında aynı/ benzer olacak şekilde yer aldığı anlaşılmaktadır. Sonuç olarak SMK md. 6/1’de sayılan emtiaların ilişkili olması şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Görsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; davalının dava konusu marka başvurusu kelime markası olup markada şekil unsuru yer almamaktadır. Markanın kelime unsuru ... ibareleri olup ibareler siyah standart büyük harflerle yazılı bulunmaktadır.
Davacının itirazına mesnet markalarına bakıldığında markanın kelime markaları oldukları görülmekte markalarda şekil unsuru yer almamaktadır. Markaların kelime unsurları ise "..." ibareleridir. Söz konusu markaların ilk harf büyük diğer harfler küçük olacak şekilde standart harflerle yazıldığı, markaları oluşturan kelimelerin ayrı yazıldığı ve markaların bir kısmında kelimelerin mavi ve yeşil renk ile yazıldığı görülmüştür.
Şekil unsuru içermeyen salt kelime unsurundan oluşan markaların görsel açıdan benzerliğinin değerlendirilmesinde özellikle kelimelerin uzunluğu ya da kısalığı, kelimeleri oluşturan harfler ve bu harflerin sırası ve dizilimi ile kelime içerisindeki yerleri dikkate alınır. Buna göre; davalının dava konusu marka başvurusunun ... ibaresi ile başladığı yine ... ibaresi ile devam ettiği, davacının markalarının bir kısmının ... kelimesi ile başlayıp, ... kelimesi ile devam ettiği yine salt ... kelimesinden oluşan davacı markaları olduğu gibi ... ...ibareli markanın da farklı bir kelime ile bittiği bu nedenle soldan sağa okuma ilkesi de dikkate alındığında markaların farklı harflerle başladığı her ne kadar son ibareleri (...) ortak olsa da ilk kelimelerin (... ve ...) farklılığı nedeni ile görsel olarak farklılaştığı görülmektedir.
Kaldı ki davacının markalarının çoğunluğunda yer alan renk ve dizilim kompozisyonu da markaları şekilsel olarak farklılaştırmıştır. Sonuç olarak markaların görsel olarak benzer olmadığı kanaatine varılmıştır.
İşitsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; davalının marka başvurusunda yer alan ... ibareleri ile davacının itirazına mesnet "... ...", "... ...", "...", "... ...", "...", "...", "... ..." ibareleri işitsel yönden karşılaştırıldığında, ... kelimesinin yazıldığı gibi ... şeklinde okunduğu; ... kelimesinin ise ... şeklinde telaffuz edildiği yine ... kelimesinin de yazıldığı gibi okunduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının markalarında yer alan ..., ...kelimeleri de ...ve ..., ... şeklinde telaffuz edilmektedir. Hal böyle iken davalının marka başvurusunun ... ibaresi ile başladığı sesçil yönden yine davacının itirazına mesnet markalarının bir kısmında ... ibaresinin kullanıldığı böylelikle markaların sesçil olarak farklılaştığı görülmektedir. Diğer yandan davalının dava konusu marka başvurusunda ... kelimesi tek başına ön plana çıkarılmadığı gibi ... ibaresine göre öncelikli bir konumda bulunmamaktadır. Diğer yandan uygulamada markaların başlangıç seslerini oluşturan ibareler normal şartlarda tüketicinin daha fazla dikkat edeceği kısımda yer almaktadır. Nitekim tüketicinin davranışsal tecrübeleri de göstermektedir ki tüketiciler, markaların başlangıçlarında yer alan ilk unsurlara, soldan sağa okuma alışkanlığı nedeniyle, daha fazla odaklanmaktadırlar.
Tüm bu hususlar bir arada gözetildiğinde, markaların işitsel olarak da farklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Anlamsal benzerlik açısından yapılan değerlendirme; davalının marka başvurusunda yer alan ... ibaresi; ... Genel Türkçe Sözlüğe göre, ... ibaresinin bilinen üç anlamı bulunmaktadır. Bunlar; kökeni İngilizce olan "1. evde beslenen kuş, kedi, köpek vb. hayvan; 2. kökeni İngilizce olan, tıp terimi insan vücudundaki organ ve dokular hakkında bilgi elde etmeyi sağlayan yöntem. 3. kökeni İngilizce olan, kimya terimi polyester ailesi reçinelerinden yiyecek ve içecek kapları, mobilya, beyaz eşya başta olmak üzere pek çok alanda kullanılan darbeye karşı dayanıklı doğal olarak renksiz ve şeffaf malzeme." anlamlarıdır. ... ibaresi ise İngilizce bir kelime olup Türkçede yeşil anlamına gelmektedir.
Davacının itirazına mesnet markaları olan "..."anlamsal yönden incelendiğinde markalardaki ... kelimesinin İngilizce bir kelime olduğu ve Türkçede yeşil anlamına geldiği yukarıda belirtilmişti. Diğer yandan markada bulunan "..." ibaresinin Türkçede bilinen bir anlamı bulunmamaktadır. Söz konusu kelime ... "sevimli" anlamına geldiği görülmüş ancak söz konusu anlam Türkiye'de yaygın bir kullanım ve bilinme içermediğinden ... kelimesinin anlamsal bir karşılığı olmayan fantezi bir kelime olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının itirazına mesnet markalarından birinde yer alan ...kelimesi İngilizce bir kelime olan maximum kelimesinin kısaltılmış hali olup Türkçede de kullanılmakta ve bir şey için gereken, ulaşabileceği en büyük (nicelik, derece) anlamına gelmektedir. Bu ibare günlük dilde de yaygın olarak kullanıldığından daha ziyade davacının anılan markasında ikincil bir etki yarattığı düşünülmektedir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalının dava konusu marka başvurusu ile davacının markaları anlamsal açıdan farklılaşmıştır. Zira davacının markalarında ... ibareleri yer aldığı gibi tek başına ... ibaresinin yer aldığı markaları da bulunmaktadır.
Davalının marka başvurusunda yer alan ... ibaresi de markaları anlamsal yönden farklılaştırmıştır. Sadece ... ibaresinin ortak olarak markalarda yer almasından yola çıkarak markaları benzer kabul etmek mümkün değildir. Zira markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi esas olup davacının markalarında yer alan ... ibaresi, bu ibarenin yer almadığı markalar yönünden ise davalının marka başvurusunda yer alan ... ibaresi markaları anlamsal yönden farklılaştırmıştır. Sonuç olarak markaların anlamsal açıdan farklı olduğu kanaatine varılmıştır.
İşbu uyuşmazlık kapsamında tartışıldığı gibi kendisinden önce tescil edilmiş bir markadaki ibare ile birlikte kendi unsurlarını içerisinde barındıran birleşik bir markanın önceki marka ile iltibas oluşturup oluşturmadığına karar verilebilmesi için önceki markanın kendi başına uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerde bağımsız bir ayırt edici karakterinin olup olmadığının ve bu ibarenin sonraki markada da dominant bir etkiye sahip olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. Taraf markalarında "..." kelimesinin ortak unsur olmasına karşın, markalarda yer alan ancak yine esaslı etki yaratan diğer kelimelerin (..., ...) yarattığı farklılık, ayrıca ... ibaresinin davalının dava konusu marka başvurusunda tek başına dominant etkiye sahip olacak şekilde konumlandırılmamış ayrıca ... ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu değerlendirilmiştir.
Her ne kadar taraf markaları kapsamındaki mal ve hizmetler arasında aynı, aynı tür ya da benzerlik düzeyinde bir ilişkinin mevcut olduğu tespit edilmiş ise de taraf markalarını oluşturan işaretlerin bütüne ilişkin nihai algıları itibariyle birbirleri ile benzerliklerinin bulunmadığı, tüketicinin dava konusu marka ile karşı karşıya kaldığında, işaretler arasında iktisadi – idari bir işletmesel bağlantı kurmayacağı, işaretleri birbirlerinin devamı veya serisi olarak algılamayacakları ve dolayısıyla işaretler arasında bir bağlantı kurmayacakları, ortalama tüketicinin, "aceleci bir geri zekalı" değil, aksine, makul seviyede bilgilenmiş, özenli ve dikkatli tüketiciler oldukları, bu bağlamda her iki tarafa ait markalar altında sunulan hizmetleri/ malları karıştırmak suretiyle satın alma yahut bu hizmetler/mallardan yararlanma biçiminde bir yanılgıya düşme ihtimallerinin bulunmayacağı, bu nedenlerle karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalinin koşullarının somut olayda meydana gelmediği kanaatine Mahkememizce varılmıştır.
2.KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME
Somut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı kanaatine Mahkememizce varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 89,95 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!