Anahtar kelimeler: Mevkiinde Vaadi Yazildiği Eser Bakirköy İli İlçesi İnşaat Feshedildiğini Birleşen

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan),
Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS - ...
KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA
: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan), Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.04.2017 tarihinde davalı ile müvekkil arasında karşılıklı imzalanan taşınmaz satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin müvekkili ... Tarafından 23.05.2019 tarihi itibariyle haklı nedenle feshedildiğini, sözleşmenin 6. Maddesine göre 31.12.2017 tarihine kadar İstanbul İli ... İlçesi .... Mevkiinde kain ... ada 29 parselde davalı şirket tarafından yapılacak olan inşaatın ruhsatının alınması kararlaştırılmışsa da ihtar tarihine kadar inşaat ruhsatı dahi alınmadığını, yine sözleşmenin 14. Maddesinin a fıkrasının 2. Bendine göre 31.12.2017 tarihine kadar ve ihtar tarihine kadar ruhsat alınmadığı için müvekkilinin tek taraflı fesih hakkını kullandığını, müvekkilinin arsa sahibi olarak yükümlülüklerini yerine getirdiğini, arsa karşılığı inşaat sözleşmesini tanzim ederek, arsasını taahhüt edilen inşaatın yapılması için davalı şirkete teslim ettiğini, yüklenici taraf olan davalı şirket sözleşmeye göre taahhüdünü yerine getirmediğini, sözleşmedeki süreler bakımından getirme ihtimali de kalmadığından bahisle sözleşme feshedilmiş olmakla müvekkilin sözleşmeyi yapıp, sözleşme tarihinden bu yana beklemiş olmasından kaynaklı zararları doğduğunu, ayrıca müvekkili davalı şirket ile daha kazançlı bir sözleşme yapılacağından bahisle bir önceki kat karşılığı inşaat sözleşmesini de feshettiğini ve davalı şirket ile anlaştığını, davalı şirkete tebliğ edilen Eyüpsultan .... Noterliği'nin 23.05.2019 tarihli .... yevmiye nolu ihtarname 27.05.2019 tarihinde tebliğ edilerek, fesih bildirimi yapılmış ve davalı tarafından müvekkile verilmiş 500.000 TL' lik senede ilişkin 7 gün ödeme süresi verildiğini , herhangi bir ödeme yapılmadığından davalı şirket temerrüde düştüğünü, ilgili senedin vade tarihinin, temerrüde düşme tarihi olan 04.06.2019 olarak kabulü ve bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL için davalının işi hiç yapmamasından kaynaklı müvekkilinİN uğradığı zararın ticari temerrüt faizi ile birlikte ödenmesi talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin netice bölümünde işin hiç yapılmamasından kaynaklı zararın tazmini istendiğini, ancak davanın konusu oluşturan bu talep bakımından; davanın ikame edildiği tarih itibariyle her iki davalı bakımından da zamanaşımı gerçekleştiğini, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın Belirsiz Alacak Davası Olarak Açılmasına Ve Akabinde Eksik Harç İkmali İçin Süre Verilmiş Olmasına itiraz ettiklerini, teminat senedine kefil sıfatıyla imza atan ...’ın kefaletinin geçersiz olduğunu, 1. Kefilin Dayanak Teminat Senedi Sözleşmesinde İmzasının bulunmadığını, kefalet sözleşmesinin, Yazılı Şekilde Yapılmadıkça Ve Kefilin Sorumlu Olacağı Azamî Miktar İle Kefalet Tarihi Belirtilmedikçe Geçerli olmayacağını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kefalet Geçerli Kabul Edilir İse; yerleşik Yargıtay Kararları gereği kefilin senet bedeli üzerinden değil, bilirkişi incelemesi ile tayin edilecek olan tutardan sorumluluğunun tartışılabilir olduğunu, borcun kefile karşı muaccel olmadığını, temerrüt ihtarının tebligat kanununa aykırı şekilde tebliğ edildiğini, teminat senedine dayalı bir zarar söz konusu olmadığından alacak iddiasında bulunulmasının haksız olduğunu, davacının usulüne uygun yer teslimi yapmaktan kaçınarak sözleşmenin ifasında gecikmeye kendisi sebep olduğunu, akabinde ruhsat alımındaki gecikme nedeniyle sözleşmeyi haksız fesh ettiğini, davacı tarafça dava konusu edilen teminat senedi bedeli fahiş olup, burada gabin hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen dosya dava dilekçesinde özetle
: Miras bırakan ... TC kimlik nolu ...'nın 18.07.2019 tarihinde vefat ettiğini, geriye yasal mirasçıları olarak ..., ... , ... ve ...'nın kaldığını, buna ilişkin Bakırköy .... Noterliği'nin 25.02.2020 tarihli veraset ilamı bulunduğunu, İstanbul İli ... İlçesi ... Mevkiinde kain ... ada 29 parselde Arsa payı sahiplerinden ...'nın vefat ettiğini, arsa payındaki mirası ..., ... , ...ve ...'ya kaldığını, miras bırakan ve diğer paydaşların miras bırakan ölmeden önce 13.04.2017 tarihinde müteahhit şirket ile karşılıklı imzalanan taşınmaz satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi müvekkilleri tarafından haklı nedenle feshedildiğini, daha sonra uğranılan zararın tazmini için müteahhit şirkete karşı tazminat davası açıldığını, davanın halen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasından devam ettiğini, ancak davaya mirasçılardan ..., ... ve ... 'nun katılmış olmasına rağmen diğer mirasçılar ... ve ... katılmadığını ve muvafakat vermediklerini, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasından verilen arar karar gereği ve Yargıtay Kararları gereğince muvafakat vermeyen davalı arsa sahipleri hakkında esas dava ile birleştirilmek üzere dava açılması için süre verildiğini, davanın kabulü ile dosyanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; TBK'nun 470.madde ve devamı uyarınca KKİS sözleşmesi kapsamında Davalı yüklenicinin işi hiç ifa etmemesinden kaynaklı doğan zararın tazminine yönelik taleplerinin kabulü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasındaki satış vaadi ve kat karışlığı inşaaat sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebeplere fesih koşullarının oluşup oluşmadığı, sözleşmenin yerine getirilmemesinden dolayı davacının zarara uğrayıp uğramadığı, bundan dolayı davalının sorumlu olup olmadığı fesihten kaynaklı zararın oluşup oluşmadığı, varsa zarar miktarının tespiti, ayrıca tazminat talebinin yerinde olup olmadığı, davalı yüklenicinin edimini yerine getirip getirmediği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Mahkememizin █████/2021 tarihli celsesinde taraflar arasındaki satış vaadi ve kat karışlığı inşaaat sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebeplere fesih koşullarının oluşup oluşmadığı, sözleşmenin yerine getirilmemesinden dolayı davacının zarara uğrayıp uğramadığı, bundan dolayı davalının sorumlu olup olmadığı fesihten kaynaklı zararın oluşup oluşmadığı, varsa zarar miktarının tespiti, ayrıca tazminat talebinin yerinde olup olmadığı, davalı yüklenicinin edimini yerine getirip getirmediği hususlarından kaynaklandığı tahkikat aşamasında bu hususların hususlarının tespiti için ayrıntılı, gerekçeli, hükme ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi için 3'lü bilirkişi heyetinden ayrıntılı, gerekçeli, hükme ve denetime elverişli rapor alınmasına karar verilmiş olup bilirkişi raporunda özetle: "a) Taraflar arasında bağıtlanan KKİS 6. maddesinde belirtilen 31.12.2017 tarihine kadar yüklenicinin (davalı) inşaat ruhsatı alma yükümlülüğünü yerine getirmesi gerekirken; yüklenicinin (davalı) bu yerine getirmediği, bu nedenle Sözleşmenin 14. maddesi uyarınca sözleşmenin haklı sebeple sona erdirildiğini, b) Sözleşmenin yüklenici (davalı) tarafından yerine getirilmemesinden dolayı davacının zarara uğradığı, davacının zararının miktarının; yüksek katlı bina yapılacağı baz alınırsa 1.455.000,00-TL çevrede yapılaşma için öngörülen değerler baz alınırsa 540.000,00-TL olacağı" sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Mahkememizin █████/2022 tarihli celsesinde birleşen dosya ve tüm dosya kapsamı itibari ile mahrum kalınan kira bedelinin dava tarihi itibariyle davacıların hissesi oranında ayrı ayrı tespiti doğrultusunda bilirkişi incelemesi yapılması üzerine rapor alınmasına karar verilmiş olup bilirkişi raporunda özetle: ... için dava tarihi █████/2020 itibariyle kira kaybı bedelinin oluşmadığı görülmektedir. ..., dava tarihi █████/2022 itibariyle kira kaybı; 26 ax 13 gün için 1000 TL'nin artışına ilişkin ayrıca bir ifade olmadığından 26.433,33 TL, ... (mirasçıları: ..., ..., ..., ...) sözleşme kapsamında 01.06.2017 tarihinden itibaren dava tarihi █████/2022 itibariyle kira kaybı; 62.433,33 TL olabileceği, ve her biri için eşit oranda olduğu, ..., dava tarihi █████/2022 itibariyle kira kaybı: 26 ay 13 gün için 1000 TL'nin artışına ilişkin ayrıca bir ifade olmadığından 26.433,33 TL, ..., dava tarihi █████/2022 itibariyle kira kaybı; 26 ay 13 gün için 1000 TL'nin artışına ilişkin ayrıca bir ifade olmadığından 26.433,33 TL, ..., dava tarihi █████/2022 itibariyle kira kaybı; 26 ay 13 gün için 1000 TL'nin artışına ilişkin ayrıca bir ifade olmadığından 26.433,33 TL, Rayiç Değerler üzerinden ise; ... için sözleşme kapsamında 4 adet 115 m2 brüt 341 daire ve | adet 85 m2 brüt 241 daire olup sözleşme süresi bitim tarihi olan 30.06.2020 tarihi dava tarihi █████/2020 tarihinden sonra olduğu için dava tarihi itibariyle kira kaybı hesaplanamamıştır. ..., 1 adet 115 m2 brüt 341 daire için dava tarihi █████/2022 itibariyle kira kaybı; güncel olarak 13.000 TL/ay olabileceği, dava tarihi █████/2022 itibariyle kira kaybı; toplamda 156.900,00-b olabileceği ... | adet 85 m2 brüt 241 (mirasçıları; ..., ..., ..., ...) daire için dava tarihi █████/2022 itibariyle kira kaybı; güncel olarak 9.000 TL/ay olabileceği, dava tarihi █████/2022 itibariyle kira kaybı; toplamda 107.700,00-b olabileceği hesap ve kaanatine yarılmış olup her birası için eşit oranda olduğu, ..., | adet 115 m2 brüt 341 daire için dava tarihi █████/2022 itibariyle kira kaybı; güncel olarak 13.000 TL/ay olabileceği, dava tarihi █████/2022 itibariyle kira kaybı; toplamda 156.900,00-b olabileceği, ..., | adet 115 m2 brüt 341 daire için dava tarihi █████/2022 itibariyle kira kaybı; güncel olarak 13.000 TL/ay olabileceği, dava tarihi █████/2022 itibariyle kira kaybı; toplamda 156.900,00-b olabileceği, ... adet 115 m2 brüt 341 daire için dava tarihi █████/2022 itibariyle kira kaybı; güncel olarak 13.000 TL/ay olabileceği dava tarihi █████/2022 itibariyle kira kaybı; toplamda 156.900,00-TL olabileceği" sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize █████/2022 tarihinde sunulan ek raporda özetle: "Davalının itirazları ve dosyaya sunulmuş olan uzman görüşü yukarıda detaylı olarak incelenmiş olup, kök raporumuzdaki inceleme ve tespit sonucunun korunduğu" sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize █████/2024 tarihinde sunulan ek raporda özetle: "01.07.2021 Bilirkişi raporu, 10.02.2022 Tarihli bilirkişi ek rapor ve 28.08.2023 tarihli raporu Dava kapsamındaki itirazlar ve dosyaya sunulmuş olan uzman görüşü detaylı olarak incelenmiş olup, kök raporumuzdaki inceleme ve tespit sonuçlarının korunduğu" sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Davaya konu
taraflar arasındaki satış vaadi ve kat karışlığı inşaaat sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebeplere
fesih koşullarının oluşup oluşmadığı, sözleşmenin yerine getirilmemesinden dolayı davacının zarara
uğrayıp uğramadığı, bundan dolayı davalının sorumlu olup olmadığı fesihten kaynaklı zararın oluşup
oluşmadığı davacının fesih talebinde haklı olup olmadığı ve müspet zararı talep edip edemeyeceği noktasında uyuşmazlık olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda , Tapu kayıtları incelendiğinde dava konusu .... ilçesi .... köyü .... ada 29 parsel sayıl mahallesi .... mevkii ... ada ... parsel arsa nitelili taşınmazın ██████ hissesi 4706 S.Y. kapsamında hazine mallarının satışı ile ... Dış Tic, Ltd.Şti. adına tescil edildiği görüldü. Dava dosyasına sunulan tapu kaydı fotokopisinde İstanbul ili ... ilçesi .... mahallesi ... mevkii ... ada 39 parsel tescil tarihi █████/2020 .... yevmiye no ile işlem yapıldığı ve ██████ hissesi ...adına tescil edildiği görüldü. Dava dosyasına sunulan .... Belediyesi tarafından .... ada 39 parselde █████/2021 tarih ve .... nolu inşaatı ruhsatı dava dışı ... San. Tic . Ltd Şti müteahhid olduğu inşaat ruhsatı düzenlediği anlaşılmış olup Bilirkişiler tarafından yerinde yapılan inceleme ve tespitlerde dava konusu taşınmaz arsa üzerinde hafriyatı yapılmış temel alt grobetonu dökümü yapıldığı görüldü. Taraflar arasında bağıtlanan KKİS nin 6. maddesine göre, “İnşaatın ikmali ve eksiksiz teslimi, uygulama projesine göre alınacak inşaat ruhsatının alınmasından itibaren 2446 aydır. Yüklenici, 31.12.2017 tarihine kadar inşaat ruhsatını alacaktır.” Dava dosyasında davalı yüklenici tarafından alınmış dava konusu taşınmaz ile ilgili herhangi bir inşaat ruhsatı veya ruhsata müracaat edildiğine dair bir evrak tespit edilmemiştir. İnşaat ruhsatının alınmadığı hususu taraflar arasında çekişmesizdir. Bu hususta cevap dilekçesinde, KKİS nin 2. maddesinde parsel numarası belirtilmemekle birlikte atıfta bulunulan komşu parsel sahipleriyle anlaşma sağlanamadığı için tevhit yapılamadığı ve sözleşmenin konusuz kaldığı nı beyan etmiş olup Cevap dilekçesinde ayrıca, müvekkilinin 8 ve 30 no'lu parsel sahipleri ile şifahi görüşmelerde anlaştığı, ancak kendileri dışındaki tüm parsel sahipleri ile sözleşme imzalanması fırsat bilinerek müvekkilinden fahiş taleplerde bulundukları, müvekkilinin azami gayret sarf etmiş olsa da söz konusu parsel sahipleriyle anlaşma sağlanamadığı, KKİS'nin 2. Maddesinde açıkça, “... Bu sözleşmede bulunmayan diğer mal sahiplerinin taşınmazlarının tevhit ve terklerinin "yapılmasından sonra kalan inşaata müsait ve açık arazi üzerinde ...” edimin gerçekleştirileceği ifade edildiğinden, tevhit yapılamadığından sözleşmenin konusuz kaldığı ileri sürülmüştür. Sözleşmede inşaat ruhsatının alınması borcu bakımından, 31.12.2017 tarihi belirli vade olarak kararlaştırılmıştır, inşaat ruhsatının alınmadığı hususu taraflar arasında çekişmesizdir. KKİS'nin, “Sözleşmenin Bozulması” başlıklı 14. maddesinin a fıkrasının 2. paragrafı uyarınca, “Yüklenici, 31.12.2017 tarihine kadar mimari projeyi belediyeden onaylatıp ruhsat almadıysa kat malikleri bu sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih edebilirler.” Dava dosyası kapsamında taraflar arasında arsaların teslim edildiğine dair tanzim edilmiş bir tutanağa rastlanmamıştır. Bununla birlikte, yüklenici tarafından 11. maddenin b fıkrası kapsamında arsa sahiplerince 10 takvim günü içinde teslim edilmesi gereken herhangi bir belge talebinde bulunduğuna ilişkin bir bilgi veya belge de bulunmamaktadır. Sözleşmenin 14. maddesi b fıkrasında, “ Arsa sahiplerinin, sözleşme yapıldıktan sonra sözleşmeden cayması veya bu sözleşme ve eklerinde tayin ve tespit edilen vecibeleri yine sözleşmede yazılı zorlayıcı sebepler olmaksızın yerine getirmemesi halinde, Yüklenici, en az 60 (altmış) gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen Noter aracılığıyla ihtarı gönderir. ...” şeklinde belirtilen bir ihtarda bulunulduğuna ilişkin bir bilgi veya belge de dosya kapsamında mevcut değildir, yüklenici tarafından herhangi bir bilgi veya belge talep edilmediği ve işlemlerin başlaması ve devam etmesi için herhangi bir müracaatta bulunulmadığı veya ihtamame gönderilmediği tespit edilmiştir.
Davacı taraf her ne kadar █████/2019 tarih .... yevmiye no’lu ihtarnamesi ile sözleşmenin
feshini noter kanalı ile bildirdiği ve iş bu davadaki talep ve iradesi dikkate alınarak davacının fesih iradesinde olduğu anlaşılmıştır. Ancak davalı fesih talebini kabul etmediği beyan ve yargılama aşamasındaki itirazlardan anlaşılmıştır. Bu durumda yerleşik Yargıtay kararları gereği sözleşmenin feshi ancak ve ancak
mahkeme kararı ile gerçekleşebilir.
Yargıtay "Arsa payı karşılığı
inşaat sözleşmelerinin geçerliliği bu sözleşmelerin noterde düzenleme şeklinde yapılmasına
bağlıdır. Dolayısıyla bu sözleşmelerden dönmek isteyen tarafın eğer karşı taraf dönmeyi kabul
etmiyor ve karşı çıkıyorsa hakimin kararına ihtiyacı vardır. Yani mahkemede açacağı
sözleşmenin feshi davası sonucunda fesih kararı ile sözleşmeden Dönebilir.” diyerek bu hususu
vurgulamış olup davacının dava açıp talep ettiği tazminat kalemleri inşaatın hiç başlamadığı dikkate alınarak haklı fesih iradesini aynı zamanda dava açarak kullandığı anlaşılmış olup uyuşmazlıkta sözleşme ilişkisinin sona erdirilmesi, TBK m. 125 hükmü uyarınca değil, taraflar
arasındaki sözleşmenin 14.a) maddesi uyarınca gerçekleştirilmiştir. Bu hükme göre, “Yüklenici,
31.12.2017 tarihine kadar (mücbir sebepler hariç) mimari projeyi belediyeden onaylatıp ruhsat
almadıysa kat malikleri bu sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih edebilirler.” Şu halde yasal değil
sözleşmeden kaynaklanan bu sona erdirme hakkının, yine taraflar arasındaki sözleşme hükmü
uyarınca tek taraflı olarak kullanılmasına bir engel bir bir durum olmadığı sabittir.
Toplanan deliller ve yapılan yargılama sonunda açıklamalar karşısında yüklenicinin 31.12.2017 tarihine kadar inşaat ruhsatı almamış olmasının
herhangi bir mücbir sebebe dayanmadığı, bu nedenle, taraflar arasındaki Sözleşmenin 14. maddesine
göre davacı tarafın haklı sebeple sözleşmeyi sona erdirme koşullarının oluşmuş olduğu kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda davacının talebi dikkate alınarak diğer hissedarların da dosyada açık muvafakatlarının bulunması gerektiğinden vekaletleri bulunmayan ... ve ...'nın muvafakat konusunda beyanlarının sağlanması sağlanamadığı takdirde bu kişelere karşı dava açılarak mahkememizde birleştirilmiş olup bütün hissedarlar mahkememiz dosyasında yer almıştır. Davacı dahili dava yoluyla davaya dahil edilen ve birleşen dosyada da talep sonucunun olmadığı ve asıl davada davacının teminat senedi ile ilgili talep sonucunda açıklama olmadığı, bu hususta herhangi bir talepte bulunulmadığı, ilk defa mahkememize verilen HMK'nun 107/2.maddesi kapsamındaki talep artırım dilekçesiyle de bunu ileri sürüp kira kaybı ile iglili tazminat talebinde bulunması dava dilekçesinde olmayan kalem ve davacılar yönünden başlangıçta usulünen uygun açılmış bir dava bulunmadığından dahili dava yolunun amacı ve birleşen dosyanın sebebi sadece sözleşmenin taraflarının davanın yürütülmesi anlamında muvafakatlarının alınması olup bu şekilde tazminat talebini için ayrıca dava açılması gerektiğinden Dahili davacıların talepleri bakımından usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 05.10.2020 Tarih ... Esas-... Karar ve 10.02.2020 Tarih ... Esas-... Karar sayılı ilamlarında da açıkça belirtildiği üzere ıslah yolu ile talep genişletilebilirse de davaya yeni dava eklenemez, başka bir dava ile istenilebilecek hususlar ıslah yolu ile istenemez. Somut olayda; yine ilk olarak █████/2024 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talep edilen teminat senedi gereği olarak ileri sürülen 500.000,00-TL'lik kısım yönünden de ıslah ile dahi mevcut davadaki taleplere yeni bir talep eklenemeyeceği dikkate alınarak, bu talep yönünden de usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı anlaşılmakla; karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak davalı yüklenici borca aykırı davranmakta kusursuzluğunu ispatlayamayan yüklenicinin, arsa sahibinin olumlu zararlarını tazmin
etmesi gerekmektedir. Her ne kadar ani edimli bir borç ilişkisi doğuran eser sözleşmesinin sona
erdirilmesi fesih değil dönme beyanıyla gerçekleşeceğinden kural olarak arsa sahibi ancak olumsuz
zararlarının (sözleşme hiç akdedilmemiş olsaydı uğranılmayacak olan zarar) tazminini isteyebilirse de,
sözleşme ile aksi kararlaştırılmışsa TBK m. 112 uyarınca olumlu zararların tazmini de talep edilebilir
.
Davacı vekilinin 22.04.2021 tarihli dilekçesinde, her iki türe ilişkin zarar kalemlerinin sayıldığı
görülmüş olup ve taraflar arasındaki sözleşmenin, haklı sebeple feshe imkan tanınan 14. maddesinde dönme yerine ‘fesih’ ibaresinin kullanılması ve aynı hükümde olumlu ve olumsuz zarar ayırımı yapılmaksızın “Fesihten doğan zarardan yüklenici, arsa sahiplerine karşı
sorumludur” cümlesine yer verilmesi ve dava konusu teminat senedinde belirtilen meblağ nedeniyle,
olumlu zararlar sözleşme gereği gibi ifa edilseydi uğranılmayacak olan zarar da talep edebileceğinden davalının müspet zarar talep edemeyeceği yönündeki itirazlar yerinde görülememiş olup hükme esas alınan ek kök raporda hesaplandığı gibi sözleşmenin davalı tarafından yerine getirilmemesinden dolayı davacı şirketin zarara uğradığı davacının zararının çevrede yapılaşma için öngörülen değerler baz alınarak 540.000,00-TL olduğu, yukarıda açıklanan nedenler ile davanın kısmen kabulü asıl ve birleşen mahkememizin ... Esas sayılı dosya yönünden; taraflar arasındaki Silivri ... Noterliği'nin █████/2017 tarihli, ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespitine, Dahili davacıların talepleri bakımından usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, Asıl dosya yönünden davacı ... bakımından talebin kısmen kabulü ile 540.000,00 TL'nin ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı .... Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.'den alınarak davacı ...'ne verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın Kısmen KABULÜ ile;
1-Asıl ve birleşen mahkememizin ... Esas sayılı dosya yönünden;
Taraflar arasındaki Silivri ...Noterliği'nin █████/2017 tarihli, .... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin TESPİTİNE,
- Dahili davacıların talepleri bakımından usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
2-Asıl dosya yönünden davacı ... bakımından talebin kısmen kabulü ile 540.000,00 TL'nin ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.'den alınarak davacı ...'ne verilmesine,
ASIL DAVA YÖNÜNDEN
1-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 36.887,40-TL harçtan peşin alınan 9.404,4‬0-TL harçtan ve 23.127,6‬0-TL yatırılan ıslah harcından mahsubu ile noksan kalan 4.355,4‬0 TL harcın davalı ...den alınarak hazineye irat KAYDINA,
2-Davacı tarafça yatırılan 9.404,40-TL peşin harç, 113,7‬-TL başvurma harcı ve 23.127,60-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 32.645,7‬- TL harcın davalı ...den alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan 17.995‬,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 5.178,96-TL'sinin davalı ...den alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı ... tarafından yapılan 150-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a VERİLMESİNE,
5-Davalı ...tarafından yapılan 349,10-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 248,62-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...e verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında %28,78'i olan 379,8-TL'sinin davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti 'den tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 940,2‬-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 79.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... 'a VERİLMESİNE,
8-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 85.000,00-TL vekalet ücretinin davalı .... San. Ve Tic. Ltd. Şti 'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 199.110,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...a VERİLMESİNE,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN
1-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile 346,9‬-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
2-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
3-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
4-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacılar vekilinin yüzüne karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!