Anahtar kelimeler: Gidişe Otosu Buzlanma Aşağısında Bordür Taşlı Duramayarak Yağışlı Çarpmanın Tarlaya

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2015KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :TALEP
:Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı hususi otosu ile .. sokak üzerinden ... üzerine seyir ettiği esnada havanın kar yağışlı olması ve parke taşlı zemin üzerinde buzlanma olması sebebiyle aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek gidişe göre önünde bulunan bordür taşlarına aracın ön kısımları ile çarpıp, çarpmanın etkisiyle duramayarak yine gidiş istikametine göre yolun dışında ve 15 metre aşağısında bulunan boş tarlaya aracının ters vaziyette dönüp durması neticesinde tek taraflı yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda kusur tamamen sürücü ...'ya ait olduğunu, çünkü sürücü ... kontrolsüz ve insan hayatını tehlikeye atacak şekilde aracı kullandığını, bunun açık kanıtı kaza sonrası kolluk birimlerince tutulan tutanak olup söz konusu tutanakta; söz konusu kazanın oluşumunda ... plakalı aracıyla 2918sayılı K.T.Y.K'nun 52/1-B(Araçların hızlarını,aracın görüş,yol,hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uymamak) maddesini ihlal ettiği apaçık orta olduğunu, ... plakalı araç sürücü ... gerekli özen ve yükümlülüğü gösterseydi söz konusu kaza yaşanmayacağını, müvekkili ... malul duruma düşmeyeceğini, ...'nın kaza yaptığı ... plakalı araç, kaza tarihi itibariyle 2013-2014 tarihleri arası geçerli ... poliçe no.lu Trafik (ZMMS) Sigortası ile davalı ... Sigorta A.ş. şirketinde Trafik Sigortalı olup davacılar başvuruda bulunduğunu, bu başvuru neticesinde davacılara 02.07.2015 tarihinde 22.331,00 TL ödendiğini, sigortacı tarafından ödenen miktar yetersiz olduğundan, sigorta limiti dâhilinde 6100 sayılı yasanın 107.maddesine göre belirlenecek güç kaybı tazminatının,tedavi giderlerinin ve bakım masraflarının hesaplatılarak 2918 sayılı KTKnun 111/2 maddesi uyarınca ibranamenin iptali ile bakiye zarar istendiğini, bedensel zararlarının ve tarafların kusur oranlarının tespiti ile (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) güç kaybı tazminatının, tedavi giderleri, bakım ve bakıcı masraflarının hesaplatılarak sigortacı tarafından yetersiz ödemeye ilişkin ibranamenin (2918 sayılı KTK m.111/2ye göre) iptali ile bakiye maddi tazminatın sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline, sigorta şirketinin sorumluluk dâhilinde yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıya ödetilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davaya konu ... plakalı aracın kazanın olduğu █████/2013 tarihinde müvekkili şirket tarafından zorunu mali mesuliyet sigortasının olduğunu, davacı tarafın █████/2015 tarihli dilekçelerinin █████/2015 tarihinde kayıt altına alındığını, █████/2015 tarihinde 22.331,00-TL ödeme yapıldığını, sorumluluğun poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere sürücünün kusuru nispetinde olduğunu, hastane masraflarının SGK tarafından karşılandığını, bu yönüyle talebin yerinde olmadığını, haksız davanın reddedilmesini" talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Dava, davacının geçirmiş olduğu kaza sebebiyle yaralanmasına dayalı geçici ve daimi sakatlık tazminatının tahsiline yönelik tazminat davasıdır.Mahkememizin █████████ Esas sayılı dosyasının yapılan yargılaması sonucunda "1-Davanın Kabulü ile,a-177,065,51 TL maddi tazminatın █████/2015(son ödemeden itibaren bakiye miktar yönünden) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,b- 6,496,80 TL geçici iş göremez olduğu döneme ilişkin bakıcı tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,C- 500 TL yol masrafının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. Davalının mahkememiz kararını istinaf etmesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin ...E ...K Sayılı İlamı ile; "Dosya kapsamından 10.12.2013 tarihinde saat 18:20 sıralarında, ... İli .... İlçesi ... Mahallesi'nde ...Sokağı üzerinde...Sokağı kavşağı istikametinde seyir halinde olan, dava dışı sürücü ve ruhsat sahibi ... sevk ve idaresindeki, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye ZMM poliçesi ile sigortalı ... plakalı hususi otomobilin buzlu zeminde kayarak kontrolden çıkması ve ön kısımları ile karşısındaki yaya kaldırımına çarpıp aşarak aşağıda bulunan boş tarlaya yuvarlanması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş, aracın arka koltuğunda yolcu olarak bulunan davacı ... ve sürücü ... ve aracın ön yolcu koltuğunda bulunan ...'nın da kaza sonucu yaralanmış oldukları anlaşılmıştır.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce ve halen yürürlükte bulunan KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu █████/2014 tarih, ...E. ve... K. sayılı kararında; "2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa ... Hesabı ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir" yönünde karar vermiştir. Bu bağlamda yol gideri teminat kapsamında olduğundan bu yöne ilişkin istinaf talebinin reddi gerekmiştir.Somut olayda; davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle tedavisinin devam ettiği geçici işgöremezlik dönemi için yaralanmasının niteliği gereği bakıcıya ihtiyaç duyup duymayacağı konusunda İstanbul ATK 3.İhtisas Kurulundan ek rapor alınması, bakıcı ihtiyacı tespitinin yapılması halinde, aktüerya uzmanından ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle geçici bakıcı ihtiyacı konusunda değerlendirme içermeyen maluliyet raporunda belirlenen 6 ay olan geçici iş göremezlik süresinin tamamı için hesaplanan geçici bakıcı giderine hükmedilmiş olması ve müterafik kusur bulunup bulunmadığının hükümde tartışılmaması eksik incelemeye dayalı olmuştur (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████/2018 tarih, ... E.ve ... K.sayılı kararı).Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir." şeklindeki gerekçe ile mahkememiz hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkememiz hükmünün kaldırılmasından sonra ████████ Esas numarası verilerek yargılamaya devam olunmuştur.Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu'na gönderilmiş olduğu ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Mevcut belgelere göre İbrahim oğlu, 1976 doğumlu ...’nın 10.12.2013 tarihli trafik kazası sebebiyle 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, █████/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında yapılan değerlendirme ile meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 (bir) kabul olunarak halihazırda: Gr1 XII (6a...25)A%29,E cetveline göre %28.2 (yüzdeyirmisekiznoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, Sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulmuştur.Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman aktüerya bilirkişisinden bilirkişi raporu aldırtıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu █████/2024 tarihli raporunda özetle: "Davacı adına rapor yazım tarihine göre hesaplanan %75 kusur oranına göre 1.104.214,10 TL, %25 kusur oranına göre 397.605,47 TL, toplam maddi tazminat tutarının 1.501.819,57 TL olduğu, Yapılan ödemenin güncellenmiş hali olan 42.177,45 TL'nin mahsubu sonrası bulunan fark tazminat tutarının 1.459.642,12 TL olduğu, Söz konusu tutarın poliçe teminat üst limiti ile sınırlı olarak 250.000,00 TL'sinden sigorta şirketinin sorumlu olduğu, davalı Sigorta Şirketi tarafından davacı adına 02.07.2015 tarihinde 22.331,00 TL ödeme yaptığı da dikkate alındığına bakiye sorumluluğun (250.000-22.331,00) — 227.669,00 TL'nin davalı sigorta şirketi sorumluluğunda olduğu, Bakıcı giderine ilişkin olarak hesaplanan toplam tutarın 1.072,05 TL (%75 kusur için 804,04 TL, %25 kusur için 268,01 TL) olduğu, Tedavi giderlerine ilişkin olarak yapılan yol masrafları için talep edilebilecek tutarın 500,00 TL olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.Davacı vekilinin █████/2024 tarihli dilekçesi ile dava değeri; "Dava dilekçemizde ve Geçici Artırım dilekçemizde Fark maddi tazminatı (Geçici İş Gücü Kaybı Zararı ve Sürekli İş Gücü Kaybı zararı) talebimiz toplamı 177.065,51 TL iken 50.603,49 TL artırarak maddi tazminatın toplam 227.669 TL ye çıkartılarak ve davalının temerrüt tarihi olan 02.07.2015 tarihinden itibaren ticari faiziyle (Avans faizi) birlikte davalıdan Müştereken ve müteselsilen tahsiline,Dava dilekçemizde ve Geçici Artırım Dilekçemizde Bakıcı giderleri talebimiz toplamı 6.496,80 TL Yİ AYNEN HÜKÜM ALTINA ALINMASI VE davalının temerrüt tarihi olan 02.07.2015 tarihinden itibaren ticari faiziyle (Avans faizi) birlikte davalıdan Müştereken ve müteselsilen tahsiline,Dava dilekçemizde Tedavi giderleri olarak belirtiğimiz 500,00 TL ye davalının temerrüt tarihi olan 02.07.2015 tarihinden itibaren ticari faiziyle (Avans faizi) birlikte davalıdan Müştereken ve müteselsilen tahsiline," şeklinde arttırılmıştır.Yol masrafı yönünden yapılan değerlendirmede;İstinaf kaldırma ilamında; "Bu bağlamda yol gideri teminat kapsamında olduğundan bu yöne ilişkin istinaf talebinin reddi gerekmiştir." denilmek suretiyle yol masrafı yönünden verilen mahkememiz önceki kararına karşı yapılan istinaf itirazı reddedilmiş olduğundan mahkememizin █████████ Esas sayılı dosyasından verilen kararın kesinleştiği anlaşılmış olup bu bakımdan yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.Kazanın meydana gelişindeki kusur durumunun değerlendirilmesi ile müterafik kusur olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi;Mahkememiz bozma öncesi alınan kusur raporuna göre; davaya vücut veren kaza █████/2013 tarihinde saat 18:20 sıralarında ... ili ... ilçesinde seyir halinde olan davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın buzlu zeminde kayarak kontrolden çıkması ve yaya kaldırımına çarpıp aşarak tarlaya uçması şeklinde gerçekleştiği anlaşılmıştır. Dava dışı sürücünün kazadan sonra yapılan kontrollerde alkollü olmadığı ve ehliyetinin sınıfının yeterli olduğu kolluk kuvvetlerince tespit edilmiştir. Ayrıca bilirkişi tarafından emniyet kemeri takılı olan kişilerin dâhi yuvarlanan araçlarda emniyet kemerinden kurtularak takla yönüne doğru savrulabilmelerinin mümkün olduğu değerlendirilmiş olup bahse konu aracın hangi yöne savrulduğu ise tespit edilememiştir.Bu bağlamda kazanın meydana geliş şekli ile alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; kazanın oluşumunda dava dışı araç sürücüsünün karlı hava ve buzlu zemin koşullarında gerekli tedbirleri almadan yola çıkması ve KTK'nın 52/1-B maddesini ihlal etmesi nedeniyle %75 oranında kusurlu olduğu, ... Belediyesi'nin ise yol kenarında korkuluk bulundurmamak, buzlu yolda tuzlama çalışması yapmamak ve yolun temizliğini sağlamaması nedeniyle olayın meydana gelişinde %25 kusurlu olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.Davacının müterafik kusuru bakımından ise bilirkişi tarafından da tespit edildiği üzere emniyet kemeri takılı olan kişilerin dâhi yuvarlanan ya da takla atan araçlarda emniyet kemerinden kurtularak savrulmalarının mümkün olduğu, davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin bir tespit bulunmaması ile birlikte dava dışı araç sürücüsünün kazanın meydana geldiği esnada alkollü olmaması ve ehliyetinin de yeterli sınıfa sahip olduğu dikkate alınarak davacının hasarın meydana gelmesine sebep olacak ya da hasarı arttıracak herhangi bir ihmali tespit edilemediği kanaati mahkememizde hâsıl olduğundan müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.Bakıcı tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede;ATK'dan alınan rapor doğrultusunda davacının meydana gelen kaza nedeniyle 1 ay süreyle geçici bakıcı ihtiyacı bulunduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda aktüerya bilirkişi tarafından 1 aylık bakıcı gideri 1.072,05 TL olarak hesaplanmıştır. TBK 61 hükmü gereğince bakıcı gideri tazminatına ilişkin açılan davanın 1.072,05 TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar vermek gerekmiştir.Maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede;Emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında özetle; "Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.02.2022 tarih, ... Esas ve ... K. sayılı kararında "Kamu düzeniyle ilgili durumlarda, kazanılmış usulî haktan söz edilemeyecektir. Bu niteliği dikkate alındığında asgari ücretteki değişiklikler de usulî kazanılmış hakkın istisnası niteliğinde bulunup aynı davada ve yargılamanın her aşamasında hâkim tarafından re'sen gözetilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.01.2004 tarihli, ... E.... K. sayılı kararında da aynı yaklaşım benimsenmiştir. Tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınmasının nedeni tazminatların hesaplanma yöntemiyle ilgili olup tazminat miktarının belirlenmesi ileriye dönük varsayımsal hesaplamaları gerektirmesi ve gerçek belli iken varsayıma dayalı hesaplama yapılıp buna göre karar verilmesinin mümkün olmaması esasına dayalıdır. Bu durumun “gerçek belli iken varsayıma gidilemez” ilkesine uygun olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.05.1991 tarih ... E., ... K. sayılı kararında da belirtilmiştir. Hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınması mahkemenin vereceği ilk hükümle ilgili olup bu hükmün yeniden rapor alınmasını gerektirmeyen bir nedenle bozulması hâlinde yeni verilecek hüküm tarihini esas alan bir hesaplama yapılması gerekmeyecek ancak bozma nedeni tazminat hesabı için yeniden rapor alınmasını gerektiriyor ise bu takdirde alınacak raporda sonradan değişen ücretler esas alınarak önceki rapordaki miktarlar itibarıyla varsa usulî kazanılmış hak oluşturan durumlarında gözetilmesi gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik maddi tazminat hesabı noktasında temyiz itirazı bulunmadığı veya Yargıtay Hukuk Dairesince maddi tazminat hesabı yönünden bir aykırılık görülmediği takdirde bu raporun esas alınması gerektiği konusunda usulî kazanılmış hak oluşacağından farklı bir hesaplama içeren yeni rapora göre karar verilmesi usulî kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olacaktır." şeklinde karar verilmiştir.Bu karar ışığında somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince Dairemiz kararından sonra alınan ek raporda rapor tarihine kadar güncellenerek yapılan hesaplamadaki tazminat miktarlarına göre hüküm kurulmuştur. Oysa mahkemenin önceki kararına karşı yalnızca davalı istinaf talebinde bulunmuş olduğundan tazminat miktarları bakımından davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu doğrultuda hesaplanan tazminat miktarı ile hesaplamaya esas alınan verilere karşı istinaf talebi bulunmayan davacılar lehine olacak şekilde ek rapor tarihine kadar yapılan hesaplamaya göre belirlenen tazminata hükmedilmesi davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali sonucunu doğurmuştur. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin █████/2017 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı kararındaki tazminat miktarları esas alınarak kararın düzeltilmesi gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.Aktüerya bilirkişisi tarafından her ne kadar sürekli iş göremezlik ile geçici iş göremezlik toplamı 1.501.819,57 TL olarak hesap edilmiş ve davalı tarafından yapılan ödeme güncellenerek bakiye zararın 1.459.642,12 TL olduğu ve ZMMS poliçe üst limitinin 250.000,00 TL olması nedeniyle davalı tarafından 2015 yılında yapılan ödemenin mahsubu ile bakiye borcunun 227.669,00 TL olduğu yönünde değerlendirmede bulunulmuş olsa da mahkememizce rapora bu yönüyle itibar etmek mümkün olmamıştır. Çünkü dosyanın incelenmesinde mahkememizce verilen ilk hükmün sadece davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna taşındığı, davacı tarafça mahkememiz hükmünün istinaf edilmediği anlaşılmakla somut olayda davalı lehine usuli müktesep hak oluşmuştur. Bu sebeple mahkememizin bozmadan önceki hükmü doğrultusunda toplam 177.065,51 TL maddi tazminat yönünden davanın kabulüne fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,1-Davalı tarafın usuli kazanılmış hakkı dikkate alınarak; 177,065,51 TL maddi tazminatın █████/2015(son ödemeden itibaren bakiye miktar yönünden) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-1.072,05 TL geçici iş göremez olduğu döneme ilişkin bakıcı tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,3-Yol masrafı yönünden mahkememizin bozmadan önceki █████████ E sayılı dosyası üzerinden verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu yönde yeniden hüküm tesisine yer olmadığına,4-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.202,73 TL harçtan peşin-tamamlama harcı olarak alınan 1.070,30 TL'den mahsup edilerek 11.132,43 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına5-Davacı tarafından yatırılan 1.070,30 TL peşin ve tamamalama harcı, 27,70 TL başvurma harcı gideri toplamı olan 1.098,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen kabul edilen 178.137,56 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 30.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddedilen 56.028,24 TL üzerinden hesaplanarak, yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 30.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Davacı tarafından yapılan 494,60 TL tebligat, posta gideri, 3.875,00 TL Adli Tıp Kurumu Rapor masrafı ile 2.700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.069,60 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre(%76 kabul) hesap edilen 5.373,12 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,9-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025Katipe-imzalıdırHakime-imzalıdır