Anahtar kelimeler: Hakimhakimin Çekinmesi Esasında Konulu Mercii Feshini İnceleyen Hissesinin Hmknun Ret

DOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(HMK'nun 40/2. Maddesi Uyarınca Mercii Sıfatıyla)TARİHİ
: █████/2025ESAS NO
: 2025/5KARAR NO
: ███████DAVANIN KONUSU
: Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesiKARAR TARİHİ
:█████/2025GEREKÇELİ KARAR TARİHİ
: █████/2025Reddi hakim talebinde bulunanlar vekili ... tarafından yapılan 20.01.2025 tarihli istinaf kanun yolu başvurusu ve dosya kapsamı incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Reddi hakim talebinde bulunan davalılar hakkında açılan İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esasında görülen sözleşmenin feshini ve şirket hissesinin değeri konulu davada 9.12.2024 günlü dilekçe ile reddi hakim talebinde bulunulmuştur.Reddi hakim talebini inceleyen mercii tarafından ret sebeplerinin HMK'nun 36.maddesindeki sebeplerden olmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.Reddi hakim talebinde bulunan istinaf dilekçesinde; Reddi istenen hakimin 03.12.2024 tarihli ara kararda İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin kesin hüküm/kesin delil teşkil eden kararını uygulamadığını, yok saymasının fesih edildiği kesin hükme bağlı bir sözleşmenin diriltilme sonucunu verecek işlem yaptığını, HMK'nın 313. Maddesinin kasten ya da ağır ihmalen uygulanmadığını, hakimin 03.12.2024 tarihli ara kararının 1.maddesinde kar yoksunluğu ve müspet zarar hesabı için bilirkişi incelemesi kararı vermesi ve TBK'nun 125. ve 126. seçimlik yetkiye ve menfi/müspet zararlardan sadece birini isteyebileceğine dair açık kanun maddelerini kasten ya da ağır ihmalen uygulamadığını, bu maddeleri yok saydığını, davalı/karşı davacı olarak tüm yasal talep ve savunmalara dikkat edilmediğini, savunmasında belirttiği menfi zarar konusunda inceleme ya da bilirkişi görevlendirmesi yapılmadığını, silahların eşitliği ilkesine uyulmadığını, İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı karşı kavasında hiçbir yargılama faaliyeti yapılmadığını, Anayasal adalete erişim hakkının kısıtlandığını, kendileri ile davacı/karşı davalıların murisi ... Diyarbakır Kulp İlçesinde bulunnan bir alanda maden ruhsatı olan ... A.Ş.’nin %60 hissesinin muris ... 'den satın alınması için 25.04.2014 tarihli adi yazılı sözleşme imzaladıklarını, sözleşme gereğince tarafların 2.500.000 USD bedelle ve taksitlerle şirketin %60 hissesini devir etme konusunda anlaştıklarını, murisi ... 'in kendilerine karşı hisse devrinin iptali ve sözleşmenin feshi talepli İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ E. Ve ████████ K. sayılı davasını açtığını, dava devam ederken davacılar murisi ... 'in 08.11.2020 tarihinde vefat ettiğini, 25.04.2021 tarihli hisse devir ön sözleşmesinin ve hisse devrinin feshine karar verildiğini ve devir edilen şirket hissesinin davacıya iadesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davada menfi zarar talep etmek yerine müspet zarar talep ettiğini, sözleşmenin fesih edilmesi sonrası ödenen 250.000 USD'nin iadesi için İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında karşı dava açıldığını ve dava ile birleştiğini, atanan bilirkişilerin hukukçu olmadan mahkemenin görevlendirmesi uyarınca ciddi ve vahim bir rapor verdiğini, mahkeme hakiminin sözleşme sonrası mahkeme kararını ve TBK'nun 125.maddesini uygulamakta direndiğini, mahkeme kararının kaldırılmasının gerektiğini belirtmiştir.Anayasa'nın 36. maddesinde ''Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.'' şeklinde düzenlenmiştir.Anayasa'nın 138. maddesinde '' Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz. Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz. Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.'' şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda;Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları ile delillerinin dosya kapsamına ve yasalara uygun olarak değerlendirip verilen kararın, usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle ret sebeplerinin HMK'nun 36. maddesinde sayılı sebeplerden olmaması, dosya hakiminin verdiği usul ve esasa ilişkin kararların asıl dava dosyası ile birlikte kanun yoluna başvurulacağı, verdiği bu kararlarından dolayı taraflı davrandığına ilişkin bir delil bulunmadığının anlaşılmasına göre reddi hakim talebinin reddine dair verilen karar doğrudur.Açıklanan nedenlerle, reddi hakim talebinde bulunanların istinaf kanun yolu başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.KARAR
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;Reddi hakim talebinde bulanan tarafın istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 43/2 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Kararın taraflara tebliğine,İstinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 43/2. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 26.02.2025 günü oy birliği ile karar verildi.