Anahtar kelimeler: İstirtadı Aybaşı Güç Kesildiği Maluliyet Kesilen Yersiz Aylığı Aylıklar Aylığının

Mahkemesi
:İş MahkemesiNo
:116.-24Davacı, maluliyet durumunun tespitini, kesilen maluliyet aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasını, istirtadı istenen yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir.Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.Dava, maluliyet aylığı başvurusu üzerine 14.02.2006 rapor tarihini takip eden aybaşı olan 01.03.2006 tarihi itibarıyla, 506 sayılı Yasanın 53.ve devamı maddelerine göre maluliyet aylığı bağlanan davacının, yapılan kontrol muayenesi sonucu 2/3 çalışma güç kaybı bulunmadığından bahisle, aylığın 19.04.2008 itibarıyla iptali ve 19.04.2008-18.01.2009 tarihleri arası dönem için tahakkuk ettirilen 8.309,08 TL yersiz aylık borcu nedeniyle; maluliyet durumunun tespiti, kesilen maluliyet aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve istirtadı istenen yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Mahkemece, çalışma güç kaybını en az 2/3 olarak belirleyen ve maluliyet başlangıcını da 14.02.2006 rapor tarihi olarak saptayan 23.05.2011 günlü Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu raporu dikkate alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.Çünkü, Aydın Adli Tıp Şube müdürlüğü adli tıp uzmanından alınan 21.04.2010 günlü rapor, kurul raporu olmadığı gibi, her ikisi de yüksek kurul olan Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu raporları arasındaki açık çelişki de giderilmemiştir.506 sayılı yasanın 53.ve devamı maddelerine göre malûl sayılmayı gerektirecek hastalık veya arızanın bulunup bulunmadığının tespitinde izlenecek yol, 506 sayılı Yasanın 109.(5510 sayılı Yas 95.) Maddesinde hükme bağlanmıştır. Buna göre kurum sağlık tesislerince düzenlenen raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, söz konusu kurul raporlarının kurumu bağlayacağı ancak diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınarak itiraz halinde Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden alınacak rapora göre karar verilmeli; Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki bulunması halinde ise, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan alınacak raporla bu çelişki giderilip varılacak sonuca göre karar verilmelidir.Öte yandan, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 53.ve devamı maddelerine göre,çalışma gücünün en az 3/2’sini (yani %66,6) yitirmiş olma şartı bulunmakla birlikte; 01.10.2008 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın malül sayılma başlıklı 25.ve devamı maddelerine göre,bu oranın en az %60 olarak belirlenmiş olması bozma sonrası yapılacak yargılamada dikkate alınmalıdır.Mahkemece,bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ
:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.