Anahtar kelimeler: Esaskarar İbareli Sinaî Fikri Yazildiği Katip Marka Haklar Markalarını Ret

T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. .....
DAVALILAR
: ...- ...
Av. ...
: 2- ...
Av. ...
DAVA
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2023
TALEP
:
Davacı vekili █████/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin ... (...) nezdinde ... sayılı "+..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... yayınlanması üzerine davalı şirketin ... sayılı "..." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı davalı şirketin yeniden inceleme taleplerinin ...'in ... sayılı... (...) kararı ile kabul edilerek müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, söz konusu red kararını haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira müvekkilinin yıllardan beri “+...” ibareli markaları kullanarak bir dizi markalar serisi yarattığını ve söz konusu “+...” markasının da anılan bu projeyle bağlantılı olduğunu, bahse konu bu markalardan bazılarının başvuru tarihinin ise itiraz sahibi şirketin marka başvurularından daha önce olduğunu, müvekkilinin marka başvurularının davalı şirketten daha önce olması nedeniyle davalı şirketin haksız kullanımlarının durdurulması için noter kanalıyla ihtarnameler gönderdiklerini, müvekkilinin ... başvuru numaralı “+... ...” markasına davalı firma tarafından yapılan itirazların ... tarafından reddedildiğini ve müvekkilinin isabetli bir şekilde haklı bulunduğunu, müvekkilinin uzun zamandır 43. sınıfta faaliyet gösterdiğini ve “+..." ifadesi ile birçok benzer markası bulunduğunu, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, davalı şirketin kullanımlarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ...’in ... sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili dilekçe ve beyanında özetle: Dava konusu marka ile müvekkilinin markalarının baskın ve esas unsurunun +... olması nedeniyle taraf markalarının benzer olduğunu ve davacının markasında yer alan “...” ibaresinin ayırt ediciliği olmayan bir ibare olduğunu, aynı esas unsurları içeren bu markalar arasında yüksek derecede görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, davacı markasının kapsamındaki hizmetlerin aynısının redde mesnet ... sayılı markanın kapsamında bulunmasının yanı sıra bu hizmetlerle benzer olduğunu, davacı tarafından gönderilen ihtarnameye müvekkili tarafından cevabi ihtarnamenin gönderilerek davacının iddialarının reddedildiğini, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME
: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
:
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/...'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, █████/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davalı şirketin itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/... maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı iddiaları ile davalının kötü niyetli hareket ettiği yönündeki iddianın alınan ... kararına etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya tebliğ tarihinin █████/2023 olduğu, █████/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "... sayılı itiraz: ... başvuru numaralı "+..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...Yapılan inceleme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza mesnet olan ... sayılı "+..." markalarının yüksek derecede benzer oldukları, ayrıca söz konusu markaların aynı veya aynı türdeki ya da benzer malları/hizmetleri kapsadıkları tespit edilmiştir. Bu nedenle işbu başvurunun tescili halinde, tüketici nezdinde sayılan markalar arasında ilişkilendirme/karıştırma ihtimalinin oluşabileceği kanaatine varıldığından, itirazın kabulüne karar verilmiştir.
2-... sayılı itiraz
: ... başvuru numaralı "+..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "+...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir."
...Yapılan inceleme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza mesnet olan ... "+..." markalarının yüksek derecede benzer oldukları, ayrıca söz konusu markaların aynı veya aynı türdeki ya da benzer malları/hizmetleri kapsadıkları tespit edilmiştir. Bu nedenle işbu başvurunun tescili halinde, tüketici nezdinde sayılan markalar arasında ilişkilendirme/karıştırma ihtimalinin oluşabileceği kanaatine varıldığından, itirazın kabulüne karar verilmiştir” denilerek itiraz kabul edilmiştir.
KARAR
: Her iki itirazın da kabulüne ve başvurunun reddine oy birliği ile karar verilmiştir" şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (█████/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(...) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir."
Madde kapsamında SMK 6/... maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı başvuru markası
"+..." (...)
43.sınıf
Davalının itiraza mesnet markaları
"..."
(...)
16, 25, 26, 29, 30, 31, 35, 41, 43. Sınıflar
Bilirkişi heyetinden alınan alınan █████/2023 havale tarihli raporda özetle;
"...Dava konusu ... sayılı "+..." ibareli marka başvurusunun yukarıda izah olunan gerekçeler doğrultusunda 6769 s. SMK 6/... maddesi uyarınca davalı yanın ..., ..., ..., ..., ... sayılı “+..."”, "+..." ve "+... ..." ibareli markaları ile benzer olduğu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu,
Kötü niyete ilişkin değerlendirmenin hukuki niteliği itibariyle Sayın Mahkemeye ait olduğu,
Dava konusu 01.02.2023 tarihli ve ... sayılı ... kararının iptali şartlarının oluşmadığı..." ifade edilmiştir.
Dosya, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilerek ek rapor alınması için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, █████/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "... heyetimize verilen görevlendirme ile davacı ve davalı sayın vekillerinin kök rapora itiraz ve beyanları doğrultusunda tüm dosya kapsamı bakımından tekrar yaptığımız değerlendirme neticesinde kök rapordaki görüşlerimizi değiştirecek bir hususa rastlanmadığı..." ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
6769 SAYILI SMK 6/... MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme
Dava konusu "+..." ibareli ve ... başvuru numaralı davacı başvurusu kapsamında 43. Sınıf "43. Yiyecek ve İçecek Sağlanması Hizmetleri" alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza dayanak davalı markalarının ise ... sayılı "..." ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamında 16, 25, 26, 29, 30, 31, 35, 41, 43 sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Davacı marka başvurusu 43. Sınıf “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” bakımından yapılmıştır. Davalının ... sayılı markalarının bazıları 43. sınıfta aynı hizmetler ve 35/5. Sınıf hizmetler içerisinde yer alan (01-34) tüm emtialar bakımından tescilli olduğu görülmektedir.
Dava konusu markalar değerlendirildiğinde davacının markasının kapsamında bulunan 43. Sınıf “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin” 29, 30 ve 32. Sınıftaki tüm gıda ürünleri ve içeceklerle aynı türden olduğu, ürün ve hizmetlerin birbirini tamamladığı, aynı dağıtım kanallarından geçtikleri, aynı iş yerlerine sunuldukları, birbirleri yerine ikamet edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu; yine aynı şekilde “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin” kafe hizmetlerini de kapsaması ve günü birlik dinlenme yerlerinin açık alanlarının, yiyecek içecek tüketen müşterilere hizmet verecek şekilde düzenlenmesi nedeniyle davalının tescilli markalarının kapsamında bulunan 29, 30, 32 ve 35/5. Hizmet sınıfı içerisindeki 29, 30 ve 32. sınıf emtialar ile 43. Sınıf “geçici konaklama hizmetlerinin” davacının markasının kapsamında olan 43. Sınıf “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” ile benzer emtia ve hizmetler olduğu değerlendirilmektedir. Gerek ...gerekse de ... Dairesi'nin birçok kararı bu yöndedir.
Hitap Eden Tüketici Kitlesi Yönünden Değerlendirme
Tek başına emtia karşılaştırması 6/... maddesi kapsamında markalar arasında iltibasın meydana gelip gelmediğini açıklamak için yeterli olmayacağından ve emtiaların davaya konu marka kapsamında özele indirgenmiş olarak düzenlenmesinin de dava kapsamında hususiyet arz ediyor olması nedeniyle, söz konusu markaların son kullanıcı ve tüketici profilleri bakımından da değerlendirilerek bütünsel anlamda bıraktığı izlenimin tespit edilmesi uygun olacaktır.
Somut dosya üzerinde yapılan değerlendirmede dava konusu 43. Sınıf hizmetlerin ilgili tüketici kitlesinin dikkat ve özeninin, günlük tüketime tabi ucuz, her yaş ve eğitimdeki kitleye hitap eden malların alıcıları olduğu dikkate alınarak ortalama tüketici kitlesi olduğu tespit edilmiştir.
B. Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. İşaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Dava konusu "+..." markası, siyah bir zemin üzerine sarı renkte “+” işareti, “...” rakamı ve “...” ibaresinin birleşmesinden oluşan bir kelime markasıdır.
Davalı yanın önceki tarihli davaya gerekçe markalarından "+..." görselli markasının mavi bir zemin üzerine beyaz renkte “+” işareti ve “...” rakamının birleşmesi ile "+..." görselli diğer markasının beyaz bir zemin üzerine mavi renkte “+” işareti ve kırmızı renkte “...” rakamının birleşmesi ile “...” markalarının ise beyaz bir zemin üzerine siyah harflerle yazılmış ve “+...” ibaresinin önüne “bahara, keyfe, eğlenceye, müziğe vb.” ibarelerin eklenmesi ile oluşturulmuş kelime markaları olduğu görülmüştür.
Davalı tarafın markalarında yer alan “+...” ibaresinin, davacının markasının esas ve öne çıkan unsuru olarak oluşturulduğu görülmüştür.
Taraf markaları görsel, işitsel ve anlamsal olarak bir bütün halinde değerlendirildiğinde davalı markalarından "... markalarının davacının "+..." ibareli markası ile aynı şekilde “+...” ibaresi ile başlaması nedeniyle benzer olduğu, taraf markaları ile karşılaşan ilgili tüketici kitlesinin taraf markalarını karıştırma ihtimalinin bulunduğu, bunun dışında kalan davalı markalarının farklı kelimelerle başlamaları ve benzerlik değerlendirmesinde marka vurgusunun ilk hecede olması ve markaya eklenen diğer kelimelerin ayırt edici olmaması nedeniyle davacı markası ile benzer olmadığı düşünülmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalarımız doğrultusunda dava konusu ... sayılı "+..." ibareli 43. sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” bakımından yapılan marka başvurusu ile davalının ... sayılı markasının 29 ve 30. sınıf emtialar, ... sayılı markasının 43/2. sınıf hizmetler, ... sayılı ibareli marka ve ... sayılı ibareli markasının 35/5 sınıf hizmetler içerisinde 29, 30 ve 32. sınıf emtialar ve ... sayılı ibareli markanın 29, 30 ve 35/5. hizmet sınıfı içerisinde 29, 30 ve 32. sınıf emtialar ve 43. sınıf hizmetler bakımından 6769 s. SMK’nın 6/... maddesi anlamında benzer olduğu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Ayrıca davacı vekilinin müvekkilinin daha önce 43. Sınıf “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” bakımından tescilli ... sayılı ibareli, ... sayılı ibareli , ...sayılı ibareli ve ... sayılı ibareli markalarının varlığı nedeniyle işbu markanın da seri marka olarak tescil edilmesi gerektiği iddiası değerlendirilmiş; davacının önceki tarihli tescilli markalarının tescil tarihlerden itibaren 5 yıllık sürenin geçmemiş olması nedeniyle kazanılmış hak iddiası için gereken (kazanılmış hak teşkil eden markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, kullanım ve tescilinin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkmış olması, önceden tescilli markanın asli unsurunun muhafaza edilmesi, işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenimin yeni başvuruda korunmuş olması, sonraki başvurunun önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür emtiaları/hizmetleri içermesi) şartların somut olayda bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle bahse konu markaların benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınması mümkün olmamıştır.
Netice itibariyle taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik bulunduğu ve davacının markasının kapsamına alınmak istenilen hizmetler açısından emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartı da gerçekleştiği ve bu hizmetlerin hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesi de yüksek olmadığı bu nedenlerle de markalar arasında karıştırılma ihtimalinin somut olayda bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının Müktesep Hak İddiasına Yönelik Yapılan Değerlendirme
Müktesep hak uygulamasında, önceki tarihli markasının devamı olarak bir marka başvurusu yapan marka sahibi, bazı hallerde yapılan itiraza karşı itiraz sahibinin markasından önceki tarihli markasının varlığını müktesep hak savunması olarak ileri sürebilmekte, bu halde yapmış olduğu yeni marka başvurusunun tescili engellenememektedir. Yani müktesep hak ilkesi gereğince, bazı istisnai durum ve koşullarda bir işletmeye ait önceki marka, bu işletmenin daha sonraki marka başvuruları için kazanılmış hak teşkil etmektedir (...).
Müktesep hak kavramının kanunda tanımı bulunmamakta olup, konu süreç içerisinde ... kararları ile birlikte şekillenmiştir. Yargıtayın istikrarlı uygulaması sonucunda içtihat olarak yerleşen ilkeleri kapsamında müktesep hakkın uygulama alanı bulması için;
a. Önceki tarihli marka ile sonraki tarihli markaların benzer olması,
b. Markaların kapsadıkları mal/hizmet sınıflarının aynı olması ve
c. Önceki tarihli markanın çekişme konusu olmaktan çıkmış olması ilkelerinin kümülatif olarak sağlanması gerekir.
Somut dava bakımından davacının müktesep hak talebi incelendiğinde davacının önceki tarihli markalarının tescilinden itibaren SMK m. 25/6’da belirtilen 5 yıllık sürenin geçmediği görülmüştür. Ayrıca, markasının uzunca bir süredir kullanılıyor olduğunu ispatlama külfeti müktesep hak iddiasında bulunan tarafa ait olup, bu husus dosya kapsamında yeterli delillerle ispatlanamamıştır.
Davalının Kötü Niyetli Olduğu İddiasına Yönelik Yapılan Değerlendirme
6769 s. SMK’nın 6. maddesinin 9. fıkrasına göre, “Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.” Madde kapsamında yer alan kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak veya başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanabilir.
Marka hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı şekilde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız yarar elde etmek, markayı gerçekte kullanmayıp yedeklemek, marka ticareti yapmak, gerçek hak sahibinin piyasaya girişini engellemek, gerçek hak sahibine maddi veya manevi zarar vermek amaçlarına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda, davalı şirketin kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı kanaatine Mahkememizce varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
...-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 89,95 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdikleri için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/... uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!