Anahtar kelimeler: Edenin Görüşü Neticesinde Edilebilir Mahkûmiyet Sayisi Onama Usulü Yetkisinin Reddini

BOZMA ÜZERİNE
MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.ŞİKÂYETÇİ
: ...SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;1. 07.03.2015 tarihinde saat 22.00 sıralarında kablo hırsızlığı yapıldığı ihbarı üzerine olay yerine intikal eden kolluk görevlilerinin aydınlatma direğinin dibinde 3 şahsın direkten birşeyler sökmeye çalıştığını gördüğü, şahısların kolluk görevlilerini görünce kaçmaya çalıştıkları, çevrede yapılan incelemede suç konusu üç aydınlatma direğinin kablolarının sökülmüş ve dışarıda olduğunun, lambalarının yanmadığının tespit edildiği, şikâyetçi ...'nin mahkeme huzurunda alınan beyanında hırsızlık suçu sebebiyle 3-4 adet aydınlatma direğinin lambasının yanmadığını, yeniden kablo döşenmesi ve tamirat yapılması sonucunda lambaların tekrar yanabileceğini ve kamu hizmetinin bu itibarla aksadığını belirttiği, bu itibarla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/5. maddesinin tatbik edildiği görülmekle; anılan maddede “Hırsızlık suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.” şeklindeki düzenleme ile hırsızlık suçunun nitelikli hallerinden biri hüküm altına alınmıştır. Bu durumda anılan hükmün uygulanabilmesi için haberleşme, demiryolu veya havayolu ulaşımı ya da enerji alanındaki bir kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması gerekmektedir. Somut olaya bakıldığında üç adet aydınlatma direğinin kablolarının sökülmüş olması sebebiyle lambalarının yanmadığı anlaşılmakla birlikte bu hususun madde metninde belirtilen haberleşme, demiryolu veya havayolu ulaşımı kamu hizmetlerinden birine ilişkin olmadığının ve yine üç adet aydınlatma direğinin üzerindeki lambaların yanmıyor oluşunun enerji üretimi, nakli ya da arzı hususunda bir kamu hizmeti olarak sayılamayacağının anlaşılması karşısında sanık hakkında şartları oluşmamasına rağmen 5237 sayılı Kanun'un 142/5. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,2. Hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,3. Sanığın adlî sicil kaydında suç tarihi itibarıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıkası olmadığı, suç nedeniyle meydana gelen zararın giderildiği, 5271 sayılı Kanun'un 231/6-b maddesinde yer alan ölçütün değerlendirilmesi suretiyle sanığın tekrar suç işlemeyeceği yolunda kanaate ulaşılarak tayin edilen cezanın ertelendiği, erteleme müessesesinden daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının da anılan nedenlerle oluştuğu gözetilmeden herhangi bir gerekçe de göstermeksizin hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmaması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, (1) numaralı bozma sebebinin hükmü temyiz etmeyen diğer sanıklara sirayetine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.