Anahtar kelimeler: Geçişi Kadroya Kadrosuna Khk Geçtiğini Fazlası Nezdinde Hastanede Kararname Kesinlik

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 56. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı Hastanede alt işverenler nezdinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçtiğini, davacının kadroya geçişi sırasında davalı Kurum ve davacı arasında imzalanan sözleşme gereği ücretinin asgari ücretin %61 fazlası oranında belirlendiğini, ancak davalı Kurum tarafından sözleşmede yazılı oran uygulanmadan eksik ücret ödemesi yapıldığını, davacının sendika üyesi olduğunu, üyesi olduğu sendika ile davalı arasında bağıtlanan 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi gereği ikramiye ödemesi yapılması gerektiğini ileri sürerek fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının ücretinde herhangi bir ücret indirimine gidilmediği, zira 696 sayılı KHK kapsamında 02.04.2018’den geçerli olmak üzere sürekli işçi kadrosunda çalışmaya başlayan davacının 31.12.2018 tarihli ücreti korunarak üzerine %4 oranında zam yapıldığı,davacının ücretinin 2019 yılı asgari ücret seviyesine çekilerekbu ücrete %4 oranında zam uygulanmadığını ve dolayısıyla ücret düşümü söz konusu olmadığını, davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu alacaklara hakkazanamayacağını, ücretin yönetmelikler doğrultusunda mevzuata uygun biçimde belirlendiğini, Yüksek HakemKurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesi hükümleri gereğince uygulanması gerekli zamlarınyapıldığını, ücret düşümü söz konusu olmadığından davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğualacaklara hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin ortadan kaldırma kararı üzerine yargılamaya devam edilerek ilâm doğrultusunda eksiklikler tamamlanmış ve hesap bilirkişisinden de ek rapor alındığı, davacının kadroya geçişi sırasında taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7. maddesine göre, işçiye her ay brüt asgari ücretin %61 fazlası üzerinden günlük tutarı ödeneceği belirtildiği, buna göre davacının, iş sözleşmesi ile belirlenen temel ücretinin korunarak, gelen artışların bu temel ücret esas alınarak yapılması gerektiği, bu esaslar gözetilerek yapılan hesaplamaya ilişkin raporun denetime elverişli olduğu ve hükme esas alındığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının ücretinin geçişin yapıldığı 02.04.2018 tarihinden itibaren asgari ücretin % fazlası olarak tespit edildiği, belirsiz süreli iş sözleşmesine göre davacının alması gereken ücret ile ödenen ücret arasındaki fark tespit edilerek alacağın hesaplandığı, usuli kazanılmış haklar da gözetildiğinde isabetli olduğu, öte yandan 2021 yılı birinci dönemi için ikramiye hesaplanmış olup davacının 2020 yılında sendika üyesi olduğu, davacının ilk karara karşı daha önce bu yönde açık istinaf talebi olmamasına ve kaldırma/gönderme kararında da belirtilmemesine rağmen fark ücret ile fark ikramiye alacağı talepleri yönünden faiz başlangıçlarının ilk kararda olduğu gibi dava ve ıslah tarihi değil arabuluculuk son tutanak tarihi olarak belirlenmesinin usuli kazanılmış haklara aykırı olup hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bu sebeple sınırlı olarak kaldırılmasına ve faiz başlangıç tarihlerinin dava ve ıslah tarihi olarak kabulü ile yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacının kadroya geçmesiyle birlikte imzalanan sözleşmenin ikale sözleşmesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve bu sebeple davacının kadroya geçiş öncesinde alt işverenlerle yapmış olduğu sözleşmenin toplu iş sözleşmesiyle bütünü ile ortadan kalktığını,2. Kararın hukuka aykırı olduğunu ve davacının müvekkili Kurumdan herhangi bir alacağı bulunmadığını, faiz türleri ve faiz başlangıçları yönünden hatalı hüküm kurulduğunu,3. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun toplu iş sözleşmesinin hükmü başlıklı 36. maddesinde yer alan düzenleme ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2017 tarih ve E.███████-887 sayılı kararı gereğince bireysel iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmesi hükümlerinin bire bir, tek tek ya da bütün olarak değil, konuların gruplandırılarak karşılaştırılması gerektiğini,4. İş sözleşmesinde belirli bir oran yazmış olsa bile bu oranın geçersiz olduğunu, müvekkili İdarenin bilgisi dahilinde olmadan yazılan söz konusu oranların usule ve hukuka uygun olmadığını,5. Ücret bordrolarından anlaşılacağı üzere davacının 31.12.2018 tarihli ücreti korunarak üzerine %4 oranında zam yapıldığını, herhangi bir ücret indirimine gidilmediğini beyan etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçen davacının ücretinin tespiti ile fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ve hesaplama yöntemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.