Anahtar kelimeler: Alanya Gününün İstemli Davetiye Günde Antalya Kesinlik Şartı Eksiklikleri Belli

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Alanya 6. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.01.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında 148 ada 3 parsel A Blok 3 numaralı dairenin satışına ilişkin 26.05.2014 tarihli sözleşmenin imzalandığını, satış bedeli olarak sözleşmede 250.000,00 TL ödeneceğinin belirlendiğini ve hangi tarihlerde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak taşınmazın davalı adına tapuda tescil edilmesine ve davalıdan taşınmazın bedeli talep edilmesine rağmen müvekkil şirkete davalı tarafından yapılan bir ödemenin bulunmadığını beyanla; 148 ada 3 parsel A Blok 3 numaralı taşınmazın tapu kayının iptal edilerek müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili zamanaşımı itirazında bulunarak; davacının dava dilekçesinde ibraz etmiş olduğu 26.05.2014 tarihli "sözleşmedir" başlıklı protokol ile davaya konu yapım aşamasında olan taşınmazın davalıya 250.000,00 TL bedelle satışının kararlaştırıldığını, belirlenen ödeme şekilleri ve şartları kapsamında davalının kardeşi ve sözleşmede şahit konumunda olan ... tarafından taşınmazın bedelinin ödendiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davası dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı vekili; davacı ile davalı arasında tapuda resmi satış sözleşmesi yapılmış olup; mahkemenin kararında değindiği taraflar arasındaki protokolün, bu resmi sözleşmenin tamamlayıcısı niteliğinde olduğunu, sorunun uygulamadan kaynaklı olup, Yargıtay kararlarında bedele ilişkin resmi senette yazılı bedelden farklı olarak yapılan sözleşmelerin geçerli kabul edildiğini, tapuda yapılan devir sözleşmelerinin matbu metinlerden ibaret olup, tapu memurlarının kendi görev alanlarına girmeyen "bedeli nakden ve peşin teslim aldım" ibaresinin yüzünden birçok olumsuz sonuca sebebiyet verdiğini, müvekkilinin davalı tarafından açıkça hileye maruz bırakıldığını, harici satış sözleşmesi olarak adlandırılan sözleşmenin, tarafların edimini yerine getirmeleri sebebi ile geçerli olup; artık bu sözleşmenin şekle aykırılığını ileri sürmenin dürüstlük kuralına aykırılık olduğunu, kaldı ki; davalı tarafından protokolde yazılı bedelin ödendiği ileri sürüldüğünden, bedelin ödendiğini ispat yükünü üzerine aldığını, ancak bilirkişi raporunda devir tarihinden itibaren davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığının tespit edildiğini, müvekkili şirketin sözleşmeden dönerek tapunun kendi adına tescilini ve davalı adına tapu kaydının iptalini isteyebileceğini ileri sürerek, kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gerçek bedelin ödenmediği iddiasında bulunan davacının, sadece bedel isteme hakkına sahip olduğu gerekçesiyle, sonuç itibarıyla doğru olan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin, HMK'nın 353/1-b-2 nci maddesi uyarınca düzeltilmesine, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeDava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.2. Türk Borçlar Kanunu’nun 235 ve 246 ncı maddeleri.3. Değerlendirme1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Türk Borçlar Kanunu’nun 246 maddesine göre taşınır satışına ilişkin kurallar, kıyas yoluyla taşınmaz satışında da uygulanır. Bu madde delaletiyle uygulanan TBK'nın 235 hükmüne göre de, satılanın zilyetliği satış bedeli ödenmeden alıcıya devredilmişse, alıcının temerrüdü sebebiyle satıcının dönme hakkını kullanarak satılanı geri alması, bu hakkın sözleşmede açıkça saklı tutulmasına bağlıdır. Diğer bir anlatımla taraflarca bedelin sonra ödeneceği kararlaştırılabilir. Ancak böyle bir durumda bedel ödenmediği takdirde taşınmazın mülkiyetinin iade edileceğine dair ihtirazi kayıt dermeyan edilmedikçe, satılan şeyin istirdadı istenemez. Koşulsuz olarak bedelin sonradan ödeneceği taraflarca kararlaştırılmış ise satıcının hakkı bedel olup ödenmemesi durumunda yasal yollara müracaat ederek tahsili sağlanabileceğinden; ödememe, tapu iptal ve tescilin hukukî nedenini teşkil etmez.3. Bütün bu açıklamalar karşısında resmi senette ve "Sözleşmedir" başlıklı belgede taşınmazın mülkiyetinin iade edileceğine dair ihtirazi kayıt olmadığından tapu iptali ve tescil isteğinin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,Yargıtay duruşma vekalet ücreti 28.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,07.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.