Anahtar kelimeler: Susurluk İftira İçişleri Malına Gören Görmeyen Görüşü Ret Görevinden Suçtan
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ E., ████████ K.
    SUÇTAN ZARAR GÖREN
    : ...
    SUÇLAR
    : Kamu malına zarar verme, kamu görevlisine görevinden dolayı
    hakaret, tehdit, iftira
    HÜKÜMLER
    : Mahkûmiyet, beraat, hüküm kurulmasına yer olmadığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Ret, düzeltilerek onama, bozma
    1. Sanık hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, tehdit ve iftira suçlarından kurulan hükümler ile ilgili suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
    Susurluk Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, suçtan zarar gören kurum vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
    Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, tehdit ve iftira suçlarından açılan davada, suçtan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının davaya katılma hakkı bulunmadığından, hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmayan kurum vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
    2. Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hüküm ile ilgili suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
    Katılan sıfatını alabilecek surette kamu malına zarar verme suçundan zarar görmüş bulunan suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığının duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ederek davaya katılma iradesini açıkça ortaya koyduğu anlaşılmakla müşteki kurumun 5271 sayılı CMK'nın 237/2. madde ve fıkrası uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
    Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 152/1-a maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan sorgusunun yapıldığı 09.07.2015 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname'ye değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
    3. Sanık hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan kurulan hüküm ile ilgili sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
    Sanık hakkında üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125/1-3-a maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 14.04.2016 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!