Anahtar kelimeler: Davaitirazın Çeklere Seri Keşide Bedelli Keşidecisinin Çeki Çek Bankasına Çekin

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:███████
DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ█████/2022
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
: Davacı vekili tarafından sunulan █████/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından alacağına ilişkin olarak ... Bankasına ait, ... seri numaralı █████/2020 keşide tarihli 134.167,00 TL bedelli çek, ... seri numaralı █████/2020 keşide tarihli 134.167,00 TL bedelli çek, ... seri numaralı █████/2020 keşide tarihli 134.167,00 TL bedelli çek ve ... seri numaralı █████/2020 keşide tarihli 134.167,00 TL bedelli çeki düzenlediğini, çekin keşidecisinin davalı taraf olduğunu, söz konusu çeklere ilişkin alacağının tahsili için .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra taklibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, borçlunun takibe itiraz ettiğini, itiraz nedeniyle icra takibinin durduğunu, davalının itirazının iptali ile davalının .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazlarda kötü niyetli olması nedeniyle asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, davacı tarafın menkul, gayrimenkul malları ile 3. Kişilerdeki hal ve alacakları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, aksi takdirde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili tarafından sunulan █████/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının alacak iddialarına karşı zaman aşımı itirazının bulunduğunu, davacının icra takibine yapılan itirazın hukuki bir yararının bulunmadığının ve bu şekilde de davanın reddedilebilineceğinin, davacı aleyhine başlatılan takibin dayanağı çeklerin davaya konu edilmesinin anlamsız olduğunu, davacının iddialarının tümünün çelişkili olduğunu, satışı ve tapu devrinin gerçekleştiği iddia olunan taşınmazın tapudaki resmi senette satış bedelinin tamamının peşin ödendiği davacının bu konu ile ilgili beyanda bulunduğunu fakat herhangi bir ödemenin gerçekleştirilmediğini belirttiğini, resmi kayıtlar karşısında yalnızca ödeme yapılmadığı iddiasında bulunan davacının iddialarını ispatlaması gerektiğini, davacının soyut ifadelerle davalı kurumun itibarını sarsmaya yönelik asılsız iddialarda bulunduğunu, davacı kurum bu yönde bir rica da hiçbir zaman bulunamamıştır, asıl bu şekilde ifadeler ve işbu dava ile davacı, davalı kurumun ticari itibarını zedelemeye çalıştığını, davalının üzerine düşen sorumlulukları hukuka ve hakkaniyete uygun bir şekilde yerine getirdiğini, davalının davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının iddiasının yerinde olmadığını, bu nedenle davacının tanık dinletilmesi yönündeki taleplerine muvafakatlerinin bulunmadığını, işbu davanın alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce ████████ esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonrası verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46.Hukuk Dairesinin ████████ esas sayılı ilamı ile kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş olup dosya yeniden esas alarak yargılamaya devam olunmuştur.
Kaldırma kararı sonrasında mahkememizce tebligat yapılan Ayşe Varol isimli kişinin davacı vekilinin çalışanı olup olmadığı araştırılmış olup yapılan kolluk araştırması, sgk kayıtları ve PTT müzekkere cevaplarından çalışanı olduğuna dair ispata yarar bir delil elde edilememiştir.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınır.
Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir:
"MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447,  yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir."
6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde;
"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir.
Somut olayda, davacı için yapılan tacir araştırmalarında, davacının tacir olmadığı, davanın mutlak ticari davalar arasında da düzenlenmediği anlaşılmakla davaya bakma görevi genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olup mahkememizin görev alanında değildir. Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re'sen nazara alınarak yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilir. HMK 2. madde ve TTK 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2- HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3- Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair; HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!